Cüneyt Özdemir

Yürüyen Merdivenler

Cüneyt Özdemir

Müşteriler dükkanları gezerken kat çıkıp yorulmasınlar diye birileri akıl etmiş, sağ olsun. Ne büyük hizmet değil mi? Neyse, bu açılıştan sonra dünya basınına yürüyen merdivene ters yönden binmeye çalışan Kamerunlular servis edildi. Yüzlerce insan hayatlarında ilk defa gördükleri bu yürüyen merdiveni (normal olarak) nasıl kullanacağını bilmiyorlardı.  Birçoğu adım atar atmaz düştü. Düşüp kalkanlar paniğe kapıldı. Güvenlik görevlileri ya da diğer müşteriler düşüp yaralananlara yardım ettiler vs. Birçok haber sitesinde gördüğüm bu olayı daha önce yazmak istiyordum fakat bugüne nasip oldu. Afrika 30,8 milyon km²'lik alanı ile dünyanın yüz ölçümünün yüzde 6'sını ve dünyadaki topraklarında yüzde 24,4'ünü kapsayan, üzerinde 1 milyar kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yüzde 15'ini kapsayan bir kıtadır. İnsanoğlunun başlangıç noktası olarak kabul edenlerde vardır. İnsanlığın tüm dünyaya buradan yayıldığına inanılır. Birçok bakımdan zengin bu kıta Avrupalıların sömürüleri ile uzun yıllar ıstırap çekmiştir. İnsanları köle edilmiş, ırkçılığa maruz kalmıştır. Ancak 20. yüzyılda devletlerini (modern anlamda) kurabilmişlerdir. Ben, birçok Kamerunlu tanıyorum. Tarım işi ile de uğraştığım için ne kadar çok çalışkan bir millet olduklarına birebir şahidim. İtalya'da sezonluk tarım işçilerin çoğu Afrikalıdır. Sabah 5'te bisikletle yola çıkıp 6'da iş başı yapan ve bütün günü şarkı söyleyerek, espriler yaparak geçiren insanlar bunlar. Kadını erkeği çok neşelidir. Yöresel kıyafetlerine çok düşkündürler. Nijeryalı tanıdıklarım da var. Onlar da güler yüzlü sıcak insanlar. Kuzey Afrika zaten bizim kültürümüze yakın hemen hepsi İslami kültür çerçevesinde yetişmiş insanlar ve oturup kalkmaları ona göre. Faslılar biraz fevri olarak kalmıştır hep aklımda. Yani en azından gördüklerimin hepsi öyleydi. Çabuk kızıyorlar bizim gibi fakat hiç kimseye kötü bir şey yaptıklarını ne gördüm ne duydum. Yani işin özü insan olmaktan geçiyor. Dünyanın birçok yerinde birçok insan bu videoyu izleyip güldü. Belki de demişlerdir 'Şu cahillere bak' diye. Tahmin edebiliyorum ama inanın o insanlar cahil değil bana göre. Eğer birçok hakları, kaynakları yıllar önce ellerinden çalınmış olmasaydı bugün en az siz gülenler kadar ileri bir medeniyet seviyesinde olacaklardı. Sömürgeci, talan eden, yakıp yıkan insanlar olmasaydı etraflarında onlar da o yürüyen merdivenin ne olduğunu daha önceden bilip, ona göre adımlarını atacaklardı. Aç bırakılmasaydılar eğer, bilimle, siyasetle, astrolojiyle, tıpla uğraşacaklardı. Sen de öyle gülmeyecektin ama neyse boş verelim değil mi? Ben boş veremiyorum sayın okurum, özür dilerim. O tanıdığım güzel insanların hatırına bu yazıyı kaleme alıyorum. Onlara karşı bir vazifem olarak görüyorum. Madem ki, yaratılanı seviyoruz, yaratandan ötürü, bize yakışmaz bu insanlara gülmek. Bunlar malum güç odaklarının oyunları. Yüzyıllardır devam ediyor. Biz uyanık olmaz isek hiç de bitmez. Kapitalist düzen hem paralarını alıyor hem de üstüne onlarla dalga geçirtiyor. Bu olayın özü budur, bunu böyle görmeliyiz. Bir yerde düşen varsa, kaldırılır. Düştü diye gülünmez ya da ona vurulmaz. Güleceksek eğer babalarının, dayılarının, teyzelerinin, halalarının makamlarını kullanarak bir yerlere çıkanlara gülmeliyiz. Esas yürüyen merdiven işte bu, gerisi yalan bana göre. Bin birinin sırtına ve seni bir yerlere yükseltsin. Umarım sizler bu yürüyen merdivenlerden düşersiniz. İşte o zaman anlarsınız, o meşhur ağaç fıkrasındaki sözlerin anlamını.

Hani vardı ya canım;

Zamanın birinde padişahın diline dolanmış; çıktım armut ağacına yedim olmuşunu, olmamışını...

Ah işte tam ondan bahsediyorum. Aman dikkat edin, sakın ha sakın siz düşmeyin çünkü düşerseniz emin olun kaldıranınız olmaz.

Tüm Afrikalı ve kendini biraz da olsa benim gibi Afrikalı hisseden dostlarıma ithaf olunur.

Yazarın Diğer Yazıları