Yunan zorba
Cüneyt Özdemir
Genel merkezi Brüksel-Belçika olan parlamento her beş yılda bir seçime gider. Ülkelerin nüfusuna orantılı milletvekili(temsilci) sayıları vardır. Toplamda 751 temsilciden oluşan mecliste doksan altı vekil ile Almanya başı çekmektedir. Yetmiş dört Fransa, yetmiş üç İtalya ve İngiltere, elli dört İspanya, elli bir Polonya diye gider. Nüfusu daha az olan ülkeler daha az temsilciye sahiptirler. Yunanistan ise, şanlı bayrağımızı yırtan şahıs dahil olmak üzere toplamda yirmi bir temsilci ile Avrupa Parlamentosu'nda yer almaktadır.
Yaptığı
tahrik edici, ırkçı hareket ile gündeme oturan bu Yunanlı tabi ki de tüm
Yunanistan halkını temsil etmiyor, edemez. Kendisine oy veren Yunan
vatandaşları bu davranışına ne tepki verdiler bilinmez fakat Avrupa'da
şaşkınlıkla karşılandı. Yükselen sağ - aşırı sağ partiler var; özellikle
İtalya'da son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde otuz dörtler civarında oy
alan Salvini ve onun Kuzey Ligi partisi var. Bu partiye gönül veren ve sağcı
politikaları benimseyen birçok İtalyan ile konuştum. Onların bile ağzı açık
kalmış bu duruma. Birçoğu Yunan temsilcinin ruh sağlığının bozuk olabileceğini
bile söyledi. Ben de katılıyorum çünkü biz Türklerle ile uğraşmak ısırgan
otuyla popo silmeye benzer. Avrupa'nın
geneline baktığımızda da; Almanya, Hollanda ve Fransa'da da aşırı sağda
yükseliş var. Siyasi akımlar zaman zaman ivme kazanırlar, zaman zaman düşüşe
geçerler, burada her hangi bir sorun yok. Biz sağ ve solu yargılamıyoruz, biz
burada bayrak yırtma olayından bahsettiğimiz için bunu ahlak ve zeka ile
değerlendirmeliyiz bence. Bir insandaki öfkenin, hırsın patlaması hatta kinin
su yüzüne çıkması da diyebiliriz. Türklerden o derece nefret eden bu adamın
politika yapması ilginç. Çünkü bu tavırları ile bir Türk'e denk gelirse vay
haline. Eğer denk gelmiş olsaydı zaten sinirleri alınmış, gevşemiş, yumuşak
tavırları olurdu. Ben, Avrupa Parlamentosu'ndan ihraç edilmesi ve psikolojik
destek alması gerektiğini düşünüyorum. Bu zorba tavırları ile gidişatını çok
iyi görmüyorum.
Madalyonun
diğer tarafını da size göstermem gerekiyor diye düşünüyorum. Avrupa
Parlamentosu'nda özellikle Almanya'dan meclise girmiş ona yakın Türk isim ve soy
isimi taşıyan vekillerde var. Bilmem haberiniz var mıydı? Barış Pınarı Harekatı
yapıldığında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında kara
propaganda yapıyorlardı. Tüm Avrupa üzerimize gelirken hiç biri çıkıp da bir
şey demediler, tam aksine ülkemiz aleyhine konuştular. Şimdi bu bayrak olayında
ses çıkarırlar mı dersiniz? Tabii ki de hayır. Bayrağımızı yırtan vekil bu
hareketi yaparken damarlarında Türk kanı taşıyan bir temsilci Avrupa Parlamentosu'nda
olsaydı acaba ne olurdu? Ben; Avrupa vatandaşlığım olmadığı için İtalya'da
temsilci olma şansım yok. Kendi vatanımda siyaset yapmayı tercih ediyorum o da
ayrı bir konu fakat böyle bir durum olmuş olsa ve ben o esnada orada olsam ne
mi yapardım? Bayrağımızın yırtılmasını engeller, o meşhur '˜'Zorba'' film
müziğiyle kendisini oynatırdım büyük ihtimalle hem de etekle hani o askerlerine
de giydirdikleri etekle.
Bunlar
benim bireysel harekete karşı, bireysel tepkim. Yunanistan'ı ve halkını daha doğrusu
tüm insanlığı seven birisi olarak bu olayın tüm Yunan halkına mal edilmemesi
gerektiğini düşünüyorum.
'˜'Yurtta
sulh, cihanda sulh'' demeye devam edelim. Böyle faşist, ruh hastası insanların
yaptıklarını herkesin üzerine yıkmayalım. O saygısız cezasını elbet bulacaktır.
Biz insanları sevelim ve kucaklayalım.