Cüneyt Özdemir

YIL DÖNÜMÜ

Cüneyt Özdemir

O tarihte yapılan açıklamada yetkililer, 'Bir veya birkaç vaka salgın değildir' demiş.
Dünya Sağlık Örgütü de aynı tarihte yaptığı açıklamada hastalığın 'pandemi' olduğunu açıklamış.
Bir hafta sonra da Türkiye'deki ilk Kovid-19 kaynaklı ölüm duyurulmuş.
Akabinde gelen şaşkınlık, karamsarlık, 'Peki şimdi ne olacak?' soruları'¦
Hikayenin devamını zaten hep birlikte yaşayarak gördük.
Koca bir yıl kısıtlamalarla geçti.
Her '˜gevşeme'de 'Bu sefer bitiyor' diye ümitlendik.
Ama dönüp dolaşıp yine aynı yere geldik.
Bugün bakınca geldiğimiz nokta daha karamsar.
Üstümüze bir bıkkınlık ve karamsarlık çökmüş, kenarda bir yerde şu his içimizden çıksın diye bekliyoruz.
Ruh halimiz parçalı bulutlu.
Güneşi artık daha fazla görebiliyor olmak bile gün içinde insanı hafifletmeye yetmez oldu.
Sonuçta yaşadıklarımız az buz değil sevgili okur.
Koskoca bir yıl görünmez bir düşmana karşı mücadeleyle geçti.
Kimimiz bu dönemde hastalanmadık ama yakınlarımız, tanıdıklarımız hastalandı.
Ailemizden ya da yakınlarımızdan kaybettiklerimiz oldu.
Öyle ki, en sevdiklerimize bile sarılamadığımız zamanlar oldu.
Sürekli diken üstünde, her şeye dikkat ederek yaşamanın getirdiği stres, iş, ev, okul, geçim derdi stresine ek oldu.
Vücudumuzun hava değişimine, yaşam tarzı değişimine adapte olmaya çalışırken gösterdiği en ufak belirtiden bile evham yaptık.
2021 yılından ümitliydik ama gidişat bahar ayları için umut vaat etmiyor.
Bu noktada iş yine başa düşüyor sevgili okur.
Bunu daha önce de konuştuk belki ama yine konuşalım.
Kentimizin 'çok yüksek riskli' hali maalesef iki günde değişmeyecek.
Şehir merkezindeki caddelere giriş ve HES kodu kısıtlaması gelene kadar bu caddelerdeki insan yoğunluğu ortadaydı.
Alınan tedbirler ne derecede işe yarayacak henüz kestiremiyoruz.
Ancak bundan sonrasında madem 'yerinde karar' dönemindeyiz, salgınla göğüs göğüse mücadele eden doktorları karar alırken devre dışı bırakmamak yapılacak en doğru şeylerden biri olur.
Böyle diyorum çünkü önceki gün Edirne Tabip Odası Başkanı Gürcan Altun açıklamasında 9 ay sonra ilk kez İl Pandemi Kurulu'na davet edildiklerini söyledi.
Altun, salgın sürecinde sık sık basın toplantısı düzenleyerek Edirne halkını bilgilendirdi.
Durumumuzun ne olduğunu en çok Altın'dan öğrendik.
Onun dışında yetkililerin açıklamaları daha çok 'mücadeleye devam' şeklindeydi.
Altun da 'mücadeleye devam' diyor ama yolu düzgünce çizerek.
Çözüm önerileri var ki, uygulanmayacak şeyler değil.
Lütfen Edirne Tabip Odası'nın İl Pandemi Kurulu'na getirdiği öneriler, Hıfzıssıhha Kurulu'nda da dikkate alınsın.
Madem hepimiz bu durumdan sıkıldık, kent sakinleri olarak bir an önce rengimiz '˜kırmızı'dan '˜mavi'ye dönsün istiyoruz, tedbirlere uymamak gibi bir lüksümüz yok.
Ancak Altun'un da belirttiği gibi bu noktada radikal tedbirlere ihtiyacımız var.
Yoksa ne Mart'ın sonu ne de Nisan'ın başı bahar gibi gözükmüyor.
Yazının başında yıl dönümü demiştim.
O güne bakınca insan 'keşke' diyor.
Keşke bir veya birkaç vakayla kalsaydı.
11 Mart başka bir şeyin yıl dönümü olsaydı.
Ama bu gidişle biraz zor gözüküyor.
Sağlıklı günlerde buluşmak üzere sevgili okur.

Yazarın Diğer Yazıları