Turuncu Yelekliler Meydanlarda
Cüneyt Özdemir
Sosyal mesafe kurallarının hiçe sayıldığı bu eylemde hükümetin istifası istendi. Bunun yanı sıra seçim sisteminde değişiklikler yapılması ve eskiden olduğu gibi İtalyan Lirası'nın kullanılması gerektiği savunuldu. Eski bir jandarma general olan Antonio Pappalarda öncülüğündeki grup agresif tavırlar sergiledi. İtalya'nın diğer şehirlerinde de buna benzer küçük çaplı gösteriler başladı ve hükümetin Covid-19 sürecini iyi yönetmediği ve istifa etmesi gerektiğini düşünen binlerce insan bu akıma dahil olmaya başladı. Önceki yazılarımda bahsettiğim yardımların çoğu İtalya'da yaşayan insanlara ulaşmadı. Kredisi olan işletmelerin Eylül 2020'ye kadar ödemeleri askıya alındı bu iyi bir hareket oldu. Fakat işçi olarak hayatına devam eden birçok insan şirketlerin kendilerine maaş ödememesi sonucu zor durumda kaldı. Hükümet maaşların yüzde seksenini devlet bütçesinden ödeyeceğini duyurmuştu. Fakat iki ay geçmesine rağmen birçok insanın cebine 1 Avro bile girmedi. Bu sebepten dolayı insanlar yavaş yavaş meydanlara çıkmaya başlıyorlar.
Sizlere
daha önceki yazılarımda dünyanın yeni bir yola girdiğini ve dünya üzerindeki
birçok hükümetin değişeceğini söylemiştim. İtalya hakkında ise İtalyan Lirasına
geçişin söz konusu olabileceğini ve halkta bu isteğin yavaş yavaş doğduğunu
dile getirmiştim. Milano'daki eylemden anlıyoruz ki söylediklerimde çok
haklıyım. Bu daha başlangıç olsa gerek İtalya'nın ardından birçok Avrupa
ülkesinde göreceğiz bu tarz eylemleri. Belki ülkemizde de yaşanacak kim bilir.
Önemli olan insanların mağdur olmaması yoksa hiç kimse bu olağanüstü durum
varken canını hiçe sayıp kendini meydanlara atmaz. Bıçak kemiği dayanmış demek
ki; insan aç kalırsa her şeyi yapar. Ülkemizde erken seçim olacağını iddia
ettiğim tarihlerde beni çoğu kişi anlayamamıştı. Şimdi daha iyi
anlayacaklardır. İsteyene seçim tarihini bile söylerim, o konuda kendimden
eminim. 2017 Aralık ayında Edirne'de basın toplantısı yapıp milletvekili adaylığımı
açıkladığım zaman bana 'Deli misin daha iki sene var' diyorlardı. Afiş ve bayraklarımın
elime ulaştığı gün Sayın Recep Tayyip Erdoğan seçim tarihinin 24 Haziran 2018
olduğunu duyurmuştu ve kırk yıllık olmasına rağmen seçime giremeyen partiler
varken ben tek başıma, tüm Edirne'de seçim kampanyamı yürütmüştüm. Bunları
hatırlatma amaçlı söylüyorum tabii. Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olur
derler. Bakalım dünyamızı bu yaz neler bekliyor? Sabırla bekleyip hep birlikte
göreceğiz.
Salgına
bağlı önlemler kapsamında kapatılan işyerlerine dönen herkese hayırlı uğurlu
olsun. Zorlu bir süreci geride bıraktık eğer tedbirleri elden bırakmaz isek,
eski günlerimize daha çabuk döneceğimize inanıyorum. Aslında inanmak istiyorum
diyelim, aklımın bir köşesinde hala bu salgının birileri tarafından çıkarıldığı
ve aşı tarihinin belli olduğu düşünceleri dönüp dolaşıyor. Eğer böyle bir şey
ortaya çıkarsa işte o zaman görün cümbüşü. Hiç sevmediğim Trump'ın virüs
karşısındaki tepki ve hareketlerini izliyorum. Trump özünde eski kafada bir
Amerikan milliyetçisi diyebiliriz. Bu tarz siyasetçileri böyle durumlarda iyi
analiz etmek lazım çünkü kendisi aynı zamanda büyük bir ticaret adamı yani
paradan ve para için yapılan oyunlardan iyi anlıyor. Darısı anlayamayanların
başına...