Turizme bezelye sıkmak
Cüneyt Özdemir
Argo olduğuna göre genellemeyelim, herkes bu deyimi kullanmayabilir.
Ama genel olarak vardır bu deyim.
Neden bu deyimle yazıya giriş yaptım ve de başlıktaki
'bezelye sıkmak' ne anlama gelir?
Onu da yazımın sonunda anlayacaksınız.
***
Türk Lirasının Avro ve Dolar karşısında değer kaybetmesi
üzerine komşu ülkeler Yunanistan ve Bulgaristan'dan alışverişe akın akın gelmeye
başladılar.
Özellikle Cuma ve Cumartesi günleri Saraçlar Caddesi'nde
Türkçe konuşan insana rastlamak mümkün olmuyor.
Esnaf şaşır şakır iş yapıyor hatta çoğu zaman mal
yetişmiyor.
Hani 'krizi fırsata çevirmek' deyimi tam da bu durum için
söylenmiş.
Hemen uyanıklar türemeye başladı.
İşini iyi yapan, üç kuruş fazla kazanacak diye turisti
kandırmaya, fahiş fiyat söylemeye kalkmayan esnafı tenzih ederim.
Ama hemen fiyat yükseltenler oldu.
Piyasada bulabildikleri en tapon, en kalitesiz malları
satmaya başladılar.
Bostanpazarı taraflarında ise merdiven altı
imalathanelerinde üretilmiş ucuz mallar satılmaya başlandı.
Tabii ki turistlerin şikayetleri de buna paralel olarak
arttı.
Adam, kendisini kazıklayan baklavacı dükkanını çekmiş
'Buradan baklava alınmaz' diye koymuş, 40 küsur bin kişi görüyor.
Oradan alıp başka sitelerde, gruplarda da paylaşılıyor.
Ne oldu şimdi?
Tavuk altın yumurtluyordu, zengin olmak için aldın, kestin.
Baktın ki tavuğun içinde altın yok.
Ama yaşasaydı her gün bir altın yumurta alacaktın.
***
Bu turist kazıklama, aldatma meselesi üzerinde epeydir
duruyorum.
Konu birkaç kez GÜNDEM'de haber oldu.
Çok sayıda tebrik ve teşekkür aldım bu haberler için.
Türk Yunan Bulgar Dostluk Grubu Derneği Başkanı Önder Akdağ
da bu konularda duyarlı birisi.
Geçtiğimiz gün bu konuyla ilgili bir basın toplantısı
düzenledi.
Söyledikleri güzel şeylerdi.
Denetimin yetersiz olduğunu ben de görüyorum, ben de ilgili
kişi ve kuruluşları göreve davet ediyorum.
Akdağ'ın söyledikleri Bulgaristan'da yankılandı; 24Rodopi Gazetesinde
haber olmuş mesela, gözüme ilişti.
Önder Akdağ gibi duyarlı kişilerin ve kurumların sayısının
artmasını diliyorum.
***
Girişte sözünü ettiğim 'akla turp sıkma' konusuna turizm
üzerinden dönelim.
Özellikle Bulgar turistler ucuz baklava işini keşfetti.
Tepsilerle alıp götürüyorlar, belli ki orada satıyorlar.
Hatta bir tava için 10 lira depozito ödeyip sonra tepsiyi
getirdiğinde parasını alıyor.
Baklava oralarda kilosu 15 liradan satılıyor.
Merkezi doğru geldikçe baklavanın fiyatı artıyor.
30 lira oluyor, 50 lira oluyor, Antep fıstıklı baklavanın
fiyatı 80 lirayı buluyor.
Şimdi sıkı durun!
Deniyor ki, öğütülmüş Antep fıstığı yerine baklavalara
bezelye ezmesi konuyor.
Bu iddia doğruysa turizme bezelye sıktık gitti.
***
Siyasi partilerin Edirne belediye başkan adayları bu hafta
belli olacak gibi.
Cuma günkü yazımda muhtemelen adayları değerlendiren bir
yazı yazmış olacağım.
Bugün benden politik yazı bekleyen okuyucularıma 'biraz
sabır' diyorum.