Cüneyt Özdemir

Turistler bal gibi kaçtı

Cüneyt Özdemir

Nasıl mı? Bulgar turistin akın akın Edirne'ye gelmesi nasıl ki haberse Edirne dışındaki bir yere yönelmesi de haberdir.

Biliyorsunuz bir ara çarşıda Bulgarca dışında başka bir dilde konuşma duyulmazdı.

Bulgar turist o kadar kalabalık ki Saraçlar Caddesi'nde yürüyecek yer yok.                                      

Bu aşağıda yazacaklarımla ilgili dürüst, insaflı, aklı başında esnafı tenzih ediyorum.

Baktık ki turist bol, hemen fiyatları yükselttik.

Kârımız artsın diye sahte ve kalitesiz ürün piyasaya sürmeye başladık.

Turisti kandırdık, sözümüzde durmadık.

Dilencisi, serserisi turiste musallat oldu.

Güya tuvaletlerde yeni düzenleme yapacağım diye içindeki işletmeciyi çıkardın, şimdi tuvaletler kapalı, turist altına işeyecek.

Turiste yönelik broşür, bilgilendirme, yönlendirme 'sıfır' hatta altında.

Turistin alışveriş yaptığı, yemek yediği, çay, kahve içtiği esnafa yönelik denetim yok denecek kadar az.

Otopark sorununu çözememişsin.

Kent merkezinde yerli '“ yabancı turistin yararlanabileceği ücretsiz WI-FI bile koyamamışsın.

Bütün bunlar üst üste binince turist yavaş yavaş önce Kırklareli ve Lüleburgaz'a daha sonra ise Çorlu'ya yönelmeye başladı.

Bu yönelişi Bulgar basınından, kurdukları facebook gruplarından, sosyal medyadan, internet paylaşımlarından gördük.

Biz bunu yazınca turizm alanındaki sivil toplum kuruluşlarında es kaza yer edinmiş bazı kerameti kendinden menkul kişiler 'algı' oluşturmaya çalıştığımızı falan söylediler.

Adam 'Bulgar turistin Edirne'den başka bir yere yönelmesi Edirne esnafını zora sokar, buna bir önlem alalım' demiyor da laf yetiştirmeye çalışıyor.

Maalesef Edirne dışına yöneliş devam ediyor.

Hatta geçen gün otel sahibi bir arkadaşım özel olarak telefon etti.

'Sana Bulgar turistlerin Edirne'den kaçıp başka yerlere yönelişiyle ilgili yaşadığım ilginç bir olayı anlatayım' dedi.

'Nedir' dedim.

'Bulgar turistler bizim otele kafileler halinde geliyor bir gece kalıyor. Sonra ertesi sabah erkenden kahvaltı yapıp oradan yine kafile halinde Çorlu'ya gidiyor' diye cevapladı.

Buyurun cenaze namazına mı desem bilemedim.

Ezcümle; bize cevap vermek için sahada, piyasada hiçbir karşılığı olmayan şeyler konuşan lafazanları bırakın!

Siz Edirne'nin gerçeklerine bakın!

***

Haberin ayrıntılarını gazetelerde bulacaksınız.

Keşan Belediyesi'nde uzun yıllardır basın halkla ilişkiler bürosunda çalışan bir gazeteci arkadaşımız alınıp bugüne kadar çalışmadığı alan olan Fen İşleri Müdürlüğü emrine verilmiş.

Aslında böyle bir şey olmaması gerekir.

Fakat belediye yönetimi bu arkadaşımızı basın halkla ilişkiler biriminde çalıştırmak istemeyebilir.

Başka bir bölüm yok mu?

Su abone kayıt defteri doldursun, evrak işi takip etsin.

Hayır!

Kazma küreği eline verecekler yol kazdıracaklar.

Hadi yaptın, adamın kadrosu işçi.

Ama o kazma küreği eline verdikten sonra çalışırken bir de fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşacaksın.

Ve bunu kim yapıyor dersiniz?

 

Başkan Mustafa Helvacıoğlu 'haberim yok' diyor ama bunu yapan bir belediye meclis üyesi.

Bence o meclis üyesi hemen özür dilemeli.

***

Bütün belediyelerle birlikte Edirne Belediyesi'nin de en büyük gelir kalemi su.

Şimdilerde faturasını ödemeyenlerin konutlarındaki sular kesiliyor.

Oysa seçimden önce Başkan Recep Gürkan konutlardaki suyu kesmemekle öğünüyordu.

Şimdi ise iki fatura ödemedin mi sorgusuz sualsiz kesiyorlar.

Keşke üç oy fazla alacağım diye seçim öncesi konuşmalarda böyle konuşulmasaydı, umut verilmeseydi.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları