Cüneyt Özdemir

'Tokat Gibi Cevap' gazeteciliği

Cüneyt Özdemir

Defalarca söyledim; toplumun, insanların sesiyiz.

Bir kişi, bir kesim, bir grup tüm çabalarına rağmen kamuoyuna ve iktidara sesini duyuramayabilir.

İşte basın burada devreye girer, onların sesini duyurur.

Yine basın kamu çıkarlarını, kaynaklarını korur.

Yönetenler bilmiyor olabilir, basın yazarsa sadece yönetenler değil herkes öğrenir.

Kamunun, devletin dolayısıyla vatandaşın kaynakları, parası çalınıyordur.

Kamu kaynakları birilerine peşkeş çekiliyordur.

Kamuda bir takım kanunsuzluklar yapılıyordur.

Bunu basın görecek ve hem kamuoyunu hem yönetenleri hatta adli makamları uyaracak.

Basının daha birçok görevi var.

Basın bilgilendirir, eğitir, eğlendirir, kamuoyu oluşturur.

Ama en önemlisi; nerede kanunsuzluk, hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük varsa basın bunu yazacak.

Kamuoyu, yönetenler ve adliye bilmiyorsa basından öğrenecek.

Öğrenecek ve gereğini yapacak, GÜNDEM bunu yapmaya çalışıyor.

Ama bir de engeller olmasa.

Yakın geçmişten iki örnek aktarayım.

Edirne Toplu Ulaşım Sistemi'nde (ETUS) kayıp bir 16 milyon lira var.

Bunu ben ya da GÜNDEM Gazetesi saptamış değil, devletin maliyesi saptamış.

Para, ETUS'un kayıtlarında da yok.

Bunu haber yapmıştık, vay anam, sen misin yapan?

ETUS yöneticilerinin tepkisini anlarım.

Nitekim basın toplantısı yaptılar, bizim haberdeki iddialara cevap vermeye çalıştılar.

'Biz bu paraları ortaklarımıza dağıttık, işte belgeler burada' dediler.

Hiçbir basın mensubu 'Şu belgelere bakalım' demedi.

Sonra o belgelere ulaştım, hiçbiri ETUS yöneticilerini kurtaracak belgeler değil.

Sadede gelecek olursak; basın toplantısından sonra bir baktık ki bir gazetemiz 'Tokat gibi cevap' demiş.

Yahu arkadaş, belki ETUS'tan nemalanıyorsun da böyle bir başlığa ne gerek var.

İkinci örnekte ise; Edirne İl Özel İdaresine 2019 yılı denetlemesi için gelen Sayıştay denetçilerinin raporu bazı meslektaşlarıma olduğu gibi bana da ulaştı.

Rapordaki bulgular yenilir '“ yutulur gibi değil.

Sözü edilen firmaları ve denetçiler tarafından usulsüzlük olarak değerlendirilen konulardan sorumlu kişileri tanımam etmem.

Ama yazmak görevimiz.

Yazdık yine gündem oldu.

Edirne İl Özel İdaresi kendi internet sitesinde açıklama yaptı.

Tabi ki, kelime oyunu yaparak; 'İdaremiz hakkında yayınlanmış bir Sayıştay raporu yoktur.'

Peki şöyle soralım; 'İdare hakkında bir rapor mu yok?' yoksa 'İdare hakkında yayınlanmamış bir rapor mu yok?'

Raporun yayınlanıp yayınlanmadığı konusu üzerinden kelime oyunu yaparak neredeyse bizi suçlu çıkaracaklar.

Ben yine Edirne İl Özel İdaresi'nin böyle bir açıklama yapmasına bir şey demiyorum.

Ama bir gazete tutmuş; 'İftiralara, yalanlara tokat gibi cevap' demiş.

Sordum, dediler ki, 'Özel İdareden iş alıyor.'

Yahu kardeşim, Edirne İl Özel İdaresi'ne iş yapıyor olabilirsin.

İyi ama böyle bir başlık niye?

Şimdiye kadar 'gazeteci' kimliğinizle açtığınızın kapılarda ihale istediniz, iş istediniz, reklam istediniz.

Ama artık yeter! Gazetecilik bu değil.

Artık 'gazeteci' kisvesi altında kim belediyede, özel idarede, üniversitede, odalarda, borsalarda, üretici birliklerinde ihale kovalıyorsa, iş almaya çalışıyorsa ve üstelik işini yapmaya çalışan gazeteci arkadaşlarımıza böyle saldırıyorsa, bilsin ki karşısındayım.

***

Yazacak bir sürü konu artmıştı bugüne ama gördüğünüz gibi yer kalmadı.

Yine başka bir yazıya kaldı o konular.

Sağlık olsun'¦

 

Yazarın Diğer Yazıları