Tavşana kaç, tazıya tut!
Cüneyt Özdemir
'O zamanlar çok insan kaybettik' diyeceğim de şimdi bakıyorum sosyal medyada o kadar çok insanın koronadan öldüğü haber veriliyor ki, tek kelimeyle facia.
Hakikatten
şakası yokmuş koronanın.
Yakalandın,
yenecek gibiysen Kredi Yurtlar Kurumu'nda bir odada veya evinde karantinaya
alınıyorsun.
Durum
biraz daha ağırsa, kronik bir takım rahatsızlıklar ve yaşlılık varsa hastanede
tedavi altına alınıyorsun.
Pazar günü
bende de bir üşüme ve burun akıntısı.
Bakıyorum
baş ve eklem ağrısı yok, ateş yok, tat ve koku almada bir sorun yok.
Ne yalan
söyleyeyim yine de en başlarda 'Ne oluyor?' dedim.
Biz GÜNDEM
Gazetesi olarak zaten evden çalışma kararı almıştık.
Muhabir
arkadaşlar ve diğer görevliler zorunluluk olmadıkça dışarı çıkmayacaklar.
Çünkü
hiçbir şey bir insanın yaşamından daha önemli değildir.
Dünü evde
istirahat ederken geçirdim.
Sıcak
çorba, bol limonlu ıhlamur.
Hemen
doktora koşmayalım, panik yapmayalım dedim.
Yine de
takipteyiz, bir aksilik olursa doktora gideceğim tabi.
Ama
diyeceğim, işin şakası yok.
***
AK Parti
Edirne Milletvekili Fatma Aksal'ın Edirne Belediye Başkanı ile girdiği
tartışmalara değinmiş ve mealen 'Siz dosttunuz, şimdi ne oldu da böyle
eleştiriler yapılıyor?' demiştim.
Farkında
değilim, sanırım bu yargıyı birkaç kez tekrarlamışım.
Bundan
epey bir zaman önce Aksal aradı, telefonda uzun uzun konuştuk.
'Recep
Gürkan'la aramızda bir samimiyet, bir dostluk yok' dedi.
Ve
arkasından ekledi; 'Türkiye'de alt yapısı olmayan tek il Edirne'dir. Bunu
giderelim, benim ilimin de alt yapısı olsun, onun için İller Bankası'nda
kendisine yardımcı oldum.'
Aksal'ın
bu söylediklerini de bir yazımda ele almaya karar verdim.
Ancak,
bugün '“ yarın derken kaldı.
Bugün
sosyal medyada Aksal ekmek zammı konusunda Gürkan'a yüklenmişti.
O
paylaşımı görünce gecikmiş olan bu konuyu ele alayım dedim.
Aksal
şöyle yazmış sosyal medya paylaşımında:
'Edirne
Belediye Başkanı Recep Gürkan fırıncılar ile görüşmesinden sonra ekmek zammı
geri çekilmiş!
Sayın
başkan bir hafta neyi beklemiş?
Görüşmelere
CHP'li belediye meclis üyesinden başlasa Edirneliler bir hafta Türkiye'deki en
pahalı ekmekten 3 lira / kg daha pahalı ekmek yemezdi.'
Gerçi paylaşımdaki
'3 lira / kg' ibaresinde biraz kafa karışmış.
Ama o
sanırım vekil, her 200 gram ekmekte ödenen fazladan 50 kuruş ve gramajdaki
düşüş nedeniyle yaklaşık kg başına 3 lira fazla ödemeden bahsediyor.
Neyse,
ekmek olayına dönersek vekil haklı.
Belediye
bu zammı başından bu yana seyretti.
Edirne
Valiliği ve Ticaret İl Müdürlüğü tavizsiz bir tutum sergileyince 'biz de
ofsaytta kalmayalım' mantığıyla hemen fırıncılarla bir toplantı ve 'Fırıncılar
geri attı' açıklaması.
Yani
tavşana kaç, tazıya tut!
Peki o zamana
kadar neredeydin?
Valilik ve
Ticaret İl Müdürlüğü devreye girene kadar neden seyrettin olayları?
Üstelik
adamlar bir de 'grev' ile tehdit ettiler.
'Grev' işi
biraz zor ama tut ki üretimi durdurdular.
Ekmek bu
ülkede en temel ihtiyaçlardan birisi.
O zaman ne
olurdu bu kentin hali?
Tamam bir
belediye meclis üyen fırıncı ama bize ne?
Onun /
onların gönlü olsun diye fırıncılara ses çıkarmıyorsun, küçük de olsa bir ekmek
üretme tesisin yok.
Zaten
belediye otobüsün de yok.
ETUS'un
başkanı, ortakları mecliste neredeyse çoğunlukta.
Halk
yararına nasıl yapılacak bu belediyecilik?
Var mı
bunlara bir cevap, bir izah?
Yok tabi'¦