Cüneyt Özdemir

Şükrü Paşa savunması mı, Edirne Gümrükleri mi?

Cüneyt Özdemir

Tabyalar, toplar, mermiler ile savunmuştu Şükrü Paşa Edirne'yi tarihte. Tarihte kalan sayfaları neden karıştırıyorsun diye sorarsanız nedeni bizim gümrükçüler. Bizimkiler hala Şükrü Paşa kafasında. Sınırımıza dayanmış Bulgar ve Yunan kuvvetleri, yüzlerce araçları ve içinde binlerce kişi ile birlikte ülke topraklarına girmeye çalışıyorlar. Bir tek amaçları var alışveriş yapmak, ceplerinde paraları, kredi kartlarıyla cepheden saldırıya geçtiler. Türkiye TL'nin değer kaybı nedeniyle ciddi sorunlar yaşarken Edirne ticari yaşamı zirve yapıyor. Ne bulursa alıyorlar, kendi paralarıyla yarı fiyatına düşmüş yiyecek, içecek, ev eşyası hatta yakıt alıp ülkelerine dönüyorlar. Ve bizim gümrüklerimizde işlemler her zamanki gibi bıktırıcı hatta yıldırıcı. Bulgaristan ve Yunanistan tarafında araç kuyrukları uzadıkça uzuyor. Ülkemize girmek bir eziyete dönüşüyor.

HER GÜMRÜĞÜN MEVZUATI FARKLI MI?

Önceki yıllarda gümrüklerden sorumlu bakan kendi memleketinde seçim konuşması yapıyor. Çay üreticilerinin kaçak çay konusunda şikayetçi olduklarını söylüyor. Ve ekliyor: 'Ne yazık ki gümrüklerimizden beyan usulü ile geçiliyor. Mevzuat böyle. Gümrük memuru soruyor (var mı beyan edecek bir şeyin?) Yolcu (yok) deyince bagajı bile açılmadan geçiyor.  Bu yöntemle ülkeye kaçak çay giriyor.'

Bu konuşmayı dinleyince inanamadım, daha sonra yazılı medyadan da baktım. Bu sözü edilen gümrükler bizim ülkemizin gümrükleri olamaz diye düşündüm. Yıllardır gelip geçerim, her defasında didik didik arandım. Arabanın bagajı, torpido gözü hatta koltuk altları bile arandı çoğu zaman. Yerli yabancı ayırmaksızın herkese potansiyel kaçakçı muamelesi yapıldı, yapılıyor.

Nusret Miroğlu Edirne'den sonra Hatay'a Vali olarak tayin olmuştu. Ve kısa bir süre sonra da bayram gelmiş ve o gün henüz savaşın dağıtmadığı Suriye'ye ülkemizden binlerce kişi aynı anda gitmiş ve geri dönmüştü. El arabaları, büyük çuvallar ve her çeşit eşyaları ile ellerini sallayarak gidip gelmişlerdi. Edirne'de Gümrük Yolcu Salonunda kuş bile uçurmayan Vali bizzat gidip gelmelerine nezaret etmişti. Orası da Türkiye, burası da diye yazmıştım ve Vali aynı, ancak uygulama tamamen bambaşka idi.

HERKESE KAÇAKÇI MUAMELESİ ŞART MI?

Gümrük yöneticileri ile kaçakçılık konusunda yaptığım sohbetlerden anladığım bir şey var. Aslında ellerdeki yazılımları da kullanarak, yolcunun özellikleri, aracı, nereden nereye gittiği ve buna benzer ayrıntılar ile riskli grubu ayırmak olanaklı. Kaldı ki mesleği gereği gümrük memurlarının insanların halinden bile bazı değerlendirme yapabilmeleri gerekir. Bu dediklerimi yapamayan yönetici ve alt kademe çalışanlarının eğitilmesi, yine beceremezlerse yetenek istemeyen görevlere getirilmeleri gerekir. İnsanın değeri olan her toplumda beyan esastır. Kuşku, ihbar, suç belirtisi gibi olağandışı durumları değerlendirip gereken kişilere ayrıntılı arama uygulamasını yapmak gerekir. Yoksa hepimize kaçakçı muamelesi yapmak ya özel bir kasıt içermektedir ya da basiretsizliktir.

SINIR VE GÜMRÜK VARSA TİCARET DE OLACAK

Dünyanın her yerinde sınır bölgeleri bu tür alışveriş hareketlerine tanık oluruz. Zengin İsviçrelilerin hafta sonu Almanya'nın alışveriş merkezlerini doldurduğunu gözlerimle gördüm. Akaryakıt almak için AB ülkelerinin birinden diğerine giden sayısı azımsanmayacak düzeydedir. Bundan rahatsız olmak, polisiye önlemlerle durdurmak olanaksızdır. Yolcu beraberinde getirilebilecek suç olan ticareti yapmayı amaçlamayan ürünler için insanları zora sokmak vazgeçilmesi gereken bir saplantıdır.

EDİRNE HAKETTİ Mİ?

Bu özel durumun yarattığı alışveriş furyası ülke para biriminin değerinden kaynaklanmakta olup, Edirne'de yaratılan bir cazibe nedeniyle oluşmamıştır. Aslında Edirne her on yılda bir buna benzer bir patlama yaşamaktadır. Bir dönem yurtdışında çalışan işçiler, ardından Yunanlılar daha sonra Yugoslavlar derken Polonya, Romanya ve Bulgaristan ile devam etti bu akınlar. Ne yazık ki Edirne esnafı bu dönemlerde yeterince iyi bir sınav veremedi. Bu belki de son şans olabilir. Bu güne kadar Edirne'ye pek uğramayan bölgelerden yabancı müşteriler kentimize alışverişe gelmekte ve konaklamakta. Burada edinecekleri iyi izlenimler, daha çok kişinin gelmesine yol açacaktır. Ancak zaman zaman kamuoyuna da yansıyan olumsuz örneklerin artması durumunda ise bu akan çeşme bir süre sonra kurur ve o zaman yine ekonomik sorunlar içinde dertleşir dururuz.

Önümüzdeki bir ay yoğun bir seyahat programı beni bekliyor. Yazılarım aksarsa kusuruma bakmazsınız umarım.

Yazarın Diğer Yazıları