Cüneyt Özdemir

SİZ NE İŞ YAPARSINIZ?

Cüneyt Özdemir



Saros'a doğal gaz nakli için yapılması düşünülen iskele için Keşan'da Çevre Etki Değerlendirme toplantısı yapılacak.

Çevreciler orada, kent konseyleri orada, meslek örgütleri orada, vatandaşlar orada.

Toplantıyı yaptırmıyorlar.

Daha doğrusu 'İtirazlarımızı belirten dilekçelerimizi imza karşılığında alın, biz de firmanın sunumunu izleyelim, bilgilendirme toplantısı yapılsın' diyorlar.

Çevre ve Şehircilik Müdürü Abdullah Bülbül dilekçeleri imza karşılığı almıyor.

Toplantı yapılamıyor tabii.

Çıkışta Bülbül'e soruyor meslektaşlarımız; 'Bu toplantı yapıldı mı, yapılmadı mı?'

Bülbül 'Bana göre yapıldı' diyor.

Muhtemelen Bülbül'ün canı öyle istiyor oysa toplantının itirazlar üzerine yapılamadığı bal gibi ortada.

Gelelim Çolak'ın paylaşımına, CHP'lilere şöyle sesleniyor:

'Siz ne iş yaparsınız? Siyasal iktidar, insanı yok sayan, doğayı yok eden, yıkan projelerine hızla devam ediyor. En son ilimizde Saros Körfezi'ni yok edecek FSRU gemi iskelesi yapımı ile ilgili ÇED toplantısı vardı.

Bilim adamları, mimarlar, mühendisler, kent konseyleri, çevreciler, avukatlar, en önemlisi tüm Trakya'da yaşayanlar halk karşı çıkıyor. ÇED toplantısına katılıp İtirazlarını yapıyor. Projeyi iptal ettirmek için mücadele veriyor. CHP'li il genel meclis üyeleri, siz yoksunuz! Milletvekili Okan Gaytancıoğlu ve Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan dışında seçilmiş kimse yok.Ey CHP Edirne il genel meclis üyeleri!O koltukları işgal etmeyin, halktan yana siyaset yapacak insanlara bırakın.'

Güya CHP çevreye, insan sağlığına önem veren bir parti ama nerede?

Bu paylaşımdan sonra aklıma ilk gelen Edirne İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş'e, Saros'da kurulacak FSRU olarak adlandırılan bu tesisle ilgili sorulan soru oldu.

Mehmet Geçmiş ve CHP'li üyelerin tamamı başından beri bu konudaki sessizliklerini koruyor çünkü.

Basın iyice sıkıştırınca Geçmiş'in mealen 'Bakalım araştıralım, eğer halka ve doğaya zararı varsa biz de karşı çıkarız' cevabını vermişti.

Hala araştırıyor hazret.

Oysa seçilmiş milletvekili orada.

Ama ne kendisi ne de CHP grubundan bir üye oraya gidip destek vermemiş oradakilere.

Geçmiş, orada olmak yerine aynı saatlerde yeni dönem il genel meclisi üye aday adaylığı başvurusunu yapmış bile.

Sonra CHP çevrecilerden, meslek örgütlerinden, kent konseylerinden oy beklesin.

Ben CHP genel merkezinin yerinde olsam çevre mücadelesinde halkı yalnız bırakan bu üyelerden hiç birisini bir daha listeye koymazdım.

***

CHP'den Edirne belediye başkan aday adaylığı için ilk başvuruyu mevcut başkan Recep Gürkan yaptı.

Bugün eczacı Şükrü Ciravoğlu başvuruyor.

Bir başka eczacı Bülent Varel ve akademisyen Hasan İslatince'nin durumu bir iki gün içinde netleşir.

CHP'de bundan başka aday olmayabilir ama ben büyük bir sürpriz bekliyorum.

CHP İl Başkanı Fevzi Pekcanlı'nın ambargosu yüzünden CHP'deki toplantıları izle(ye)miyoruz, Gürkan'ın toplantısını izlemedik.

Ama artık sosyal medyada naklen yayın meraklıları var, oradan izliyoruz.

Hem sosyal medyadaki paylaşımlardan hem canlı yayında kameranın gösterdiği kadarıyla gördüm ki Gürkan'ı destekleyenler arasında 'güç neredeyse ben ordayım' diyen çok kişiyi gördüm.

Gürkan heyecanlı konuştu, uzun konuştu, bol alkış aldı.

İnsanlar zaten alkışlamaya gelmişler.

Gürkan'ın söylediklerinden katılmadığım yerler var.

Örneğin ETUS konusunda söylediklerine hiç katılmıyorum.

Kendisi veya bir başkası aday gösterilsin yine de CHP'nin canını en çok yakan konu ETUS meselesi olacaktır.

Trump'un kızının twitter'da ETUS'un kadın şoföründen bahsetmesi, uzun süre duraklarda bekletilen, balık istifi taşınan insanların sıkıntısını hafifletmiyor.

Tam da Gürkan ETUS'tan bahsederken sosyal medyadaki canlı yayında bir öğrencinin 'Okula tost olmuş vaziyette gidip geliyoruz' diye yazması tam da bu yüzdendir.

Yani demem o ki; sokakla Gürkan aynı şeyleri düşünmüyor.

***

Trakya Üniversitesi'nden hala cevap yok.

Prof. Dr. Sayın Erhan Tabakoğlu, o sanat tarihi profesörünün Çevrimkaya Kalesi konusunda üniversite tarafından mı görevlendirildiği yoksa üniversiteden habersiz ve şirketin isteği üzerine mi bilirkişi raporu verdiği devlet sırrı mı? (Okuyucuya küçük bir tüyo; devlet sırrı falan değil de böyle bir açıklama için ne çekinceleri var onu anlamadık.) 

Yazarın Diğer Yazıları