Şeker bayramı
Cüneyt Özdemir
Bizim Trakya'da normalde Ramazan ayında alkollü mekanların birçoğu kapanır. Bu sefer virüsten dolayı da kapalı. İçkinin ülke ortalaması üzerinde tüketildiği bir yerdir bizim buralar fakat oruçta tutulur, diğer ibadetlerde yapılır tabii ama özellikle bu ayda kendi çevremden arkadaşlarımda dahil içkiyi ağızlarına koymazlar. Kessen içiremezsin ama oruç tutmuyorsa da 'tutmuyorum' der saklamaz bizim insanımız. Trakya nadide bölgelerimizdendir insanı ile kültürü ile ve her şeyi ile.
Bu Ramazan
virüs salgını sebebiyle biraz farklı geçti herkes için. Bayrama bir iki hafta
kala tüm işyerleri canlanır, güzel bir hareketlilik olurdu normalde. Hele
otogarı hiç konuşmaya gerek yok; ek sefer üstüne ek sefer. Tartışmalar,
kavgalar hatta yaralanmalar gırla giderdi. Buna bağlı olarak da trafik kazaları
tabii; bayramın her günü televizyonlarda ve gazetelerde facia gibi kaza
haberleri okurduk ve dinlerdik. Bu Ramazan insan kendini bu kazalar olmayacak
en azından diyerek teselli ediyor. Sevdiklerimizle telefondan ya da internetten
bir şekilde görüşeceğiz. Kıymetlerini daha iyi anlayacağız belki de onların ve
özgürlüğün, serbestçe dolaşmanın ne demek olduğunu da.
Çocuklar
kapı kapı gezerek şeker toplayamayacaklar ama en azından sağlıklı bir şekilde
hayatlarına devam edecekler. Çocukluğumu hatırlıyorum; bizimkiler kardeşimle
beni köye dedemleri ziyaret etmeye götürürlerdi. Köy davulcusunun peşine
takılır tüm haneleri ziyaret eder, şeker toplardık. Milenyum çağında eskisi
gibi olmasa da yine de devam ediyor bu adetler ama ne şekerlerin eski tadı var
ne de bayramların. Tüm köydeki ahali ile bayram namazına gider, köyün
meydanında büyükten küçüğe el öpme sırasına girilirdi. Kafa sersemi oluyorduk
sıra bitince ve kimisi şaka amaçlı elinin kemikli kısmını alnımızın ortasına
sertçe vuruyordu. Sırf bu yüzden el öpme merasiminden kaçtığımı bilirim. Şimdi
tebessüm edip geçiyoruz tabii, 'Nerede o eski bayramlar' diyerek.
İnanan,
inanmayan herkesin bayramı mutlu bir şekilde geçirmesini temenni ediyorum. Bu
bayram evde bolca vaktiniz olacak. Hatırlayın o eski, çocukluğunuzdaki
bayramları. Hatırlayın ve tebessüm edin. Kendinizi bir sonraki bayrama
saklayın. Virüs belasını başımızdan def edene dek böyle devam edecek maalesef.
Köprüyü geçene kadar dayı hesabı.
Eskiden denildiği
gibi 'Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim.'
Şimdiden
iyi bayramlar.