Cüneyt Özdemir

Seçim yok, atama var

Cüneyt Özdemir

Trakya Üniversitesi'nde herkes yaklaşık dört ay sonrasını konuşuyor.

'Seçim' diyeceğim ama değil, 'seçim' lafı insanlarda bir alışkanlık oluşmuş.

Hala 'rektörlük seçimleri' diyorlar oysa artık seçim yapılmayacak.

İnsanların malumudur; eskiden adaylar ortaya çıkar, tıpkı yerel veya genel seçimlerde olduğu gibi seçmenlere yönelik kampanya yürütürlerdi.

'Seçmen' dediğimizde kuşkusuz oy hakkı olan akademisyenleri kast ediyoruz.

Akademisyenler oy kullanırken, adayın karakterine, insan ilişkilerine, başarı durumuna ve daha birçok özelliğine bakarak karar verip oy kullanıyor.

Bir oy sıralaması yapılıyor ve en fazla oy almış olan 6 kişi YÖK'e gönderiliyor.

YÖK bu 6 kişiyle ilgili bir değerlendirme yapıp aldığı oy sayısına bakmaksızın içlerinden 3 kişiyi seçip Cumhurbaşkanlığına gönderiyor.

Cumhurbaşkanlığı bu üç kişi içinden birisini o üniversiteye rektör olarak atıyordu.

Bazen de en az oy almış olan bir akademisyen rektör olabiliyordu.

Şimdi seçim olmadığına göre rektörler atamayla belirlenecek.

Usul şöyle işleyecek; YÖK, mevcut rektörün görevinin bitimine en geç 30 gün kala rektör adaylığı için başvuru duyurusu yapacak.

Bir rektörün görev süresi tamamlanmadan rektörlüğün boşalması durumunda ise duyuru 5 gün içinde yapılacak.

Devlet üniversiteleri ile yüksek teknoloji enstitüsü rektörlüğüne aday olmak isteyenler durumlarını belirten bir başvuruyu YÖK'e, vakıf üniversitelerinde ise mütevelli heyetine yapacaklar.

Vakıf üniversitelerinde mütevelli heyetine yapılan başvurular YÖK'e iletilecek.

YÖK, adaylar hakkında yapacağı değerlendirmelerle birlikte adayların tamamını Cumhurbaşkanlığına bildirecek.

Cumhurbaşkanlığı makamı bu adaylar arasından uygun gördüğü birisini rektör olarak atayacak.

Değişiklikte dikkat çeken bir konu var.

Mevcut rektörler yeniden aday olacaklarsa yine YÖK'e başvuracaklar ancak bir farkla.

YÖK, yeniden atanmak isteyen rektörler için bir performans çalışması yapacak ve Cumhurbaşkanlığına sunacak.

Bununla ilgili olarak Resmi Gazete'de yayınlanan 1 Ekim 2018 tarihli Cumhurbaşkanı kararında şöyle denmektedir:

'Ayrıca yeniden atanmak isteyen rektörlerin Yükseköğretim Kurulunca belirlenen kriterlere göre oluşturulacak performans raporları da Cumhurbaşkanlığına sunulur.'

Yani Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Erhan Tabakoğlu yeniden rektör olmak için başvurursa YÖK onunla ilgili olarak 'belirlenen kriterlere göre oluşturulacak performans raporları' hazırlayıp Cumhurbaşkanına sunacak.

Başkan söyleyeyim; üniversite kulislerine bakılırsa Prof. Tabakoğlu ikinci dönemde de rektörlük yapmak istiyor, haklıdır da.

İnsanoğlu 'Acemilik dönemimde yapamadıklarımı ustalık dönemimde yapayım' diyebiliyor.

Prof. Tabakoğlu çevresindeki kadroları ikide bir değiştirmekten çalışma fırsatı bulamadı.

Belki de çevresinde dost görünüp aslında ona yanlış yaptırmak isteyenler de olmuştur.

Tecrübeniz yoksa çok kolay yanlış yaparsınız.

Her hariçten gazel okuyanı dinlemeye kalkarsanız gazele dalar işiniz, gücünüzü bir kenara bırakırsınız.

Tabakoğlu'nun ikinci kez rektör olarak atanması durumunda birinci dönemdeki acemiliklerini üzerinden atmış olacağına inanmak isterim.

Ne de olsa yabancımız değil, Edirne Lisesi camiasından bir kardeşimizdir.

Peki Tabakoğlu'ndan başka kimler rektör adayı.

Elbette ki bu yazacağım isimlerden teyit almadım, üniversite camiasındaki kulisleri yazıyorum.

Prof. Hüseyin Sarıoğlu, Prof. Cevdet Kılıç, Prof. İlhan Toksöz, Prof. Rıdvan Canım, Prof. Yener Yörük, Prof. Emine Ahmetoğlu, Prof. Ahmet Günşen, Prof. Recep Yağız, Prof. İrfan Coşkun, Prof. Ömer Soner Hunkan, Prof. Mümin Şahin kulislerde rektör adayı olarak geçen isimler, kuşkusuz başkaları da vardır.

***

Ben ETUS'a eleştiri yazıları yazarken vatandaşın lehine olduğu kadar ETUS ortaklarının da lehine de hareket etmek zorundayım.

Mesela ETUS, kayıp olan 16 milyon lira için ortakları adına ama ortaklardan habersiz muhasebeciye ek vergi beyannamesi verdiriyor.

Bu ek beyanname ne anlama geliyor, ortaklar biliyor mu?

Bu ek beyannamelerle ortaklar resmen 'vergi kaçakçısı' konumuna düşüyor.

Farkında olan gidip dilekçeyle itiraz ediyor, muhasebeciyi şikayet ediyor.

Farkında olmayanlar için ise yarın hesap pusulası önüne konduğunda iş işten geçmiş olacak.

 

Yazarın Diğer Yazıları