Seçim ve kulis
Cüneyt Özdemir
Aday adayı bir dostumdan dinledim.
Aday olmak isteyenlerin bu heveslerinden yararlananlar
türemiş.
Adam partinin genel merkezinde yönetici.
Bu bazen de genel merkeze yakın bir kişi olabiliyor.
Bir ilde belediye başkan aday adaylığına soyunduğunu bildiği
kişiyi arıyor.
Diyor ki, 'Sen kendin için bir anket yaptır. O ankette tabi
ki sen birinci çıkacaksın. Sonra bu anketin sonuçlarının genel merkeze
ulaşmasını sağlarsın.'
Tabi ki ona bir de anket şirketi öneriyor.
Şirket anketi mutlaka iyi bir rakam karşılığı yapıyor.
Kendi parasıyla yaptırdığı ve birinci çıktığı anketi hangi
genel merkez yiyorsa artık.
Sadece anket değil bu işin yolu yöntemi.
Genel merkezde sizi pazarlayacak birilerini bulmanız lazım.
Sizin için lobi, kulis yapacak birileri lazım.
Onun için aday adaylarının telefonları bugünlerde çok
meşguldür.
Çok fazla Ankara seyahati yaparlar.
Her şey tabi ki '˜hizmet' aşkına yapılıyor.
***
Öyle ya genel başkan ve genel merkez yöneticileri
Türkiye'nin en ücra köşesinde
Seçim ve AK Parti deyince görüşleri merak edilen, 'aday
olacak mı, olmayacak mı?' diye merak edilen bir isim var.
Partinin eski milletvekili Şemsettin Emir.
Geçen gün kısa bir görüşmemiz oldu.
AK Parti'de de CHP'de de Edirne halkının istediği isimlerin
aday gösterilmesi gerektiğini söylüyor.
'Eğer Edirne'nin istediği değil de Ankara'nın istediği
kişiler gösterilirse bu yanlış oluyor' diyor.
AK Parti'nin adaylarda arayacağını açıkladığı kriterlerle
ilgili görüşlerini de sordum.
'Bu adı geçenlerin hiç biri AK Parti'nin açıkladığı kriterlere
uymuyor' diyor Emir.
Bazı yerlerde onun adı da aday adayları arasında geçti.
Net bir şey söylemedi elbette.
Ama sohbetin satır aralarından onunda aday adayı olduğunu
çıkardım diyebilirim.
***
Geçen Cuma günkü yazımda bir taş ocağının açılmasına engel
olan tarihi bir kalıntı konusunda şirket lehine rapor veren Trakya Üniversitesi
öğretim görevlisinin üniversiteden izin alıp almadığını sormuştum.
Bilinen; öğretim görevlisi kendi başına bir yerlere özel
bilirkişi olamaz, rapor veremez.
Dolayısıyla izin almış olması gerekiyor.
Ama Trakya Üniversitesi Rektörlüğü'nden bu konuda hiç
açıklama yok.
Adeta kulağının üzerine yatıyor rektörlük.
Oysa yapılacak şey çok basit; çıkıp denilecek ki
'Üniversitemizin haberi var, biz görevlendirdik' veya 'üniversitemizin haberi
yok, bu konuda idari anlamda yaptırım gerektirir, soruşturup gerekeni
yapacağız.'
Ya da başka bir şey.
Böylece Trakya Üniversitesi şeffaf olduğunu gösterir,
kamuoyunun güvenini kaybetmez.
Ama nerede?
Aman biz bu toplara girmeyelim.
Kim ne konuşursa konuşsun biz susalım filan.
Oysa bu neme lazımcılık hoş değil'¦
Bıkmadan usanmadan bu sorunun cevabını arayacağım.
Yıllar bile sürse'¦