Şansını ıskalama
Cüneyt Özdemir
Ama daha fazla can kaybetmeden aşılansak iyi olur.
Başta Edirne İl Sağlık Müdürü İshak Yıldırım olmak üzere
sağlık çalışanlarımız aşılarını oldular.
Öncelik sırasına göre bir program var sanırım o program
yürüyecek.
Ancak programa baktık ki, basın mensupları programda yok.
Oysa basın mensupları da işten 'imtina' edemeyecek kişilerin
oluşturduğu bir meslek grubu.
Evet, çalışanlarımızı korumak için dönüşümlü çalıştık
çalışıyoruz.
Çalışma arkadaşlarımızın bu salgına yakalanma olasılığını
azaltmak için mevcut büro çalışma ortamını tatil edip evlerden çalışmaya
başladık.
Ancak sonuçta evden de çalışsak, bir olay meydana
geldiğinde, haber olarak okuyucuya, vatandaşa duyurulması gereken bir şey
olduğunda arkadaşlarımız çıkıp bu olayları takip ediyor ve ertesi gün gazetede
bu haberler yer alıyor.
Dolayısıyla ne yaparsak yapalım, biz gazeteciler bu salgın
belasından kaçamıyoruz.
Tıpkı polis gibi, jandarma gibi.
Sağlık çalışanlarından bahsetmiyorum bile.
Dolayısıyla gazetecilerin de hep toplumun içinde olmaları
nedeniyle aşılanmada ön sıralarda olması gerekiyordu.
Sıralamayı yapanlardan bunu beklerdik ancak 'es' geçilmiş.
'Hiç olmazsa bundan sonra bu işi düzeltin' çağrısı yapmak
isterim, dinleyen, hak veren olursa tabi.
Aslında gönül aynı anda milyonlarca kişinin yani hepimizin
(belki de bir öncelik sırası yapmaya gerek kalmadan) bağlı bulunduğumuz sağlık
kuruluşlarına gidip aşı olabilmemizi ister.
Ancak bu galiba ithal edilen (satın alınan) aşı sayısı
açısından da mümkün olmuyor.
Fakat bir tartışma var; aşı olalım mı, olmayalım mı?
Bence bunu tartışmak bile abes.
Tabi ki insanlığın son yüzyılda karşı karşıya kaldığı en
büyük belaya karşı aşı olmalıyız.
Nasıl öncesinden bazı hastalıklara karşı aşı olduysak şimdi
de Kovid-19 belasına karşı aşı olmalıyız.
Peki aşı olma konusunda kriter, referans ne?
Referans Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, peki
ne diyor: 'Ben aşı olurum.'
Prof. Dr. Altun belki mikrobiyoloji veya salgın hastalık
uzmanı değil.
Ama dikkatinizi çekerim, Altun Edirne Tabip Odası Başkanı.
Orada yani o meslek odasında yeterince uzman var.
Prof. Altun Hoca da 'aşı olurum' derken kendi görüşünü
söylemiyor, yönetim kurulundaki bütün arkadaşlarıyla hatta oda üyeleriyle
yaptığı istişareden sonra böyle bir açıklama yapıyor.
'Aşı olursam '˜chip' takarlar.', 'Aşı olanlar hastalanıp ölür.',
'Aşı olanlar kısır olacak.'
Daha neler, neler?
Hatta İsrail'deki hahamın birisi çıkmış; 'Aşı olanlar
eşcinsel olur' demiş, akla ziyan işler bunlar.
Aşılamada öncelik sıram yok, sıram geldiğinde aşı olacağım.
Siz okuyucularıma önerimdir, sıranız geldiğinde, yok 'chip
takacaklarmış', yok 'aşı olanlar ölür', yok 'aşı olanların çocukları olmaz',
yok 'aşı olanlar eşcinsel olur' safsatalarına aldırmayın lütfen.
Gidin aşınızı olun, olun ki bu musibeti, bu belayı
defedelim, şöyle eskisi gibi oturup iki lafın belini kırabilelim, çay '“ kahve
içebilelim.
Sakın ha! Yeter ki sıranız gelsin, bu belayı defetme
şansınızı ıskalamayın.
***
Eşim, dostum ve okuyucularımın önemli bir kısmı pandemi
nedeniyle daha geçtiğimiz Mayıs ayının sonlarından itibaren Edirne'nin Karaağaç
Mahallesi'nde yaşadığımı bilirler.
Dün sabah karşılaştığım bir durum; çeşitli ödemeleriniz var,
internet üzerinden yapacaksınız.
Ancak hesabınızda para yok.
Gidip hesabınıza para yatıracaksınız ki sonra bu ödemeleri
internet üzerinde yapabilesiniz.
Karaağaç Mahallesi'nde tek bankamatik var.
Gidip para yatırmaya kalkıyorsunuz meğer 'para yatırma'
işlevi yok.
'Nasıl yani' diyorsunuz, 'UFO görmüş köylü gibi'
bankamatiğin orasından bakıyorsunuz, burasından bakıyorsunuz ama gerçekten
'para yatırma' fonksiyonu yok.
Yani güzel ülkemin en köklü çiftçi kuruluşu bankamız diyor
ki 'Para çekersen çek, başka fonksiyonlar da var ama para yatıramazsın. Para
yatırmak istiyorsan Edirne merkeze gideceksin.'
Peki neden?
Bana birisi bunu izah etsin lütfen'¦