Cüneyt Özdemir

Salgın var mı, yok mu?

Cüneyt Özdemir

'Tıp Fakültesinde menenjitten ölen bir çocuk var.'

'Ölen çocukta kullanılan cihazlar diğer çocukların muayene ve tedavisinde kullanıldı.'

Sonra telefonlar, sosyal medya mesajları daha da çoğaldı.

Allah Allah dedim, biz duymadık, vatandaş nereden duymuş?

Hep olur böyle balon haberler.

Ya da şehir efsanesi demek daha doğru olur.

Bir balon uçurulur bir yerden, bu bilinçli de olabilir, laf olsun diye konuşulan bir şey de olabilir.

Örneğin; bir cinayetse söz konusu ve de bir ölü söz konusuysa bir süre öyle bir yayılır ki, o bir olan ölü sayısı katliam derecesine ulaşır; 5 hatta 6 kişi olur mesela.

Daha ne hayali ve hiçbir mantığa dayanmayan ayrıntılar, eklemeler.

Ama bazen de bu bizim 'acaba şehir efsanesi mi?' diye ihtiyatla yaklaştığımız olaylar ne büyük skandal haberlere dönüşebilir.

Örneğin; TÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Yeni Doğan Ünitesi'nde yayılan bir virüs nedeniyle çok sayıda bebeğin ölümü gibi.

Türkiye çapındaki sarsıntısı haftalarca sürdü.

O zaman bana bir tanıdığım 'Tıp Fakültesinde yeni doğan bebekler arasında ölüm oranı çok yüksekmiş. Bir virüsten bahsediyorlar' demişti.

Şehir efsanesi olabilirdi ama yine de mutlaka bakmak lazımdı.

Fakat tanıdığım Bunu söylediğinde akşam saatleriydi.

Ertesi gün de Hamzabeyli Gümrük Kapısı'nın resmi açılışı vardı.

Bugünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan o zaman başbakandı.

Açılışa o da geliyordu, Bulgar tarafı da törene üst düzeyde katılıyordu.

Tek çalıştığım için 'Yarın tören bittikten sonra bakarım' dedim.

Bir gün önce habere bakabilme şansım olsa haber bir tek çalıştığım gazetede patlayacaktı.

Tören akşamüstü bittiğinde ajansın haberi çok kısa bir şekilde geçtiğini gördüm.

Ben de kendi gazetemle ilgili bir şeyler yazdım.

Asıl sarsıntı ertesi sabah başladı.

Haftalar sürdü diyebilirim.

***

Önceki gün 'menenjit salgını' konusundaki telefonlar, mesajlar, bilgilendirmeler çoğalınca muhabirlerimizden Uğur'a (Akagündüz) bu işi araştırma görevi verdim.

Tıp camiasından bazı tanıdıklarını aradı ama çok sağlıklı bilgi alamadı.

Sonra direkt Edirne İl Sağlık Müdürü'nü aramaya karar verdik.

Uğur, İl Sağlık Müdürü Ali Cengiz Kalkan ile konuştu.

Müdür Kalkan'ın tüm demecini buraya nakletmeyeyim ama özetle 'Böyle bir şey yok' demiş.

Yani menenjit salgını yok.

Müdür, Tekirdağ'ın Malkara ilçesinden menenjit nedeniyle ölü olarak gelen çocuğun olduğunu kabul ediyor ancak onun iddiasına göre çocuk hastaneye zaten eks (ölü) olarak gelmiş.

Yani Müdür Beyin mantığına göre, menenjit Edirne'de değil olsa olsa Malkara'da olabilir.

Belki de Müdür Beyin elinde böyle bir bilgi vardır, bize bunu veriyor.

Bir an bilgi saklandığı kuşkusunu bir kenara bırakalım, 'adamın elinde ne bilgi varsa onu veriyor' diyelim.

İyi ama bir başka gazeteye konuşan TÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Abdullah Taş da salgın ve virüs diye bir şey olmadığını söylüyor.

Dikkat edilirse duyum alan gazeteler ve gazeteciler aramış.

Yetkililer de mümkün olduğunca inkar yoluna gitmişler.

Burası bir turizm kenti, anlıyoruz.

Burası Balkanların kritik bir noktası, anlıyoruz.

Bir salgın haberi yayılırsa turist gelmez, anlıyoruz.

Ama bütün bunlar vatandaştan bir şeyler saklamanın bahanesi olamaz.

Bakın komşu ülke Bulgaristan, grip konusunda bir salgın olduğunu saklıyor mu?

Üstelik 5-6 kişinin öldüğü de söyleniyor ve biz buradan bu haberleri duyabiliyoruz, okuyabiliyor.

O yüzden şimdi sorma zamanı; böyle vakalar hatta böyle bir salgın varsa bunu hangi işgüzar yönetici saklama gereği duydu?

Ya da bu saklama talimatlı mıydı?

Edirne bu konuda aydınlatıcı ve net bir açıklama bekler sayın yöneticiler.

Topu taca atan açıklamalar değil.

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları