Sahipsiz Edirne
Cüneyt Özdemir
Bu grup zaman zaman bir akşam yemeğinde, bir düğün töreninde buluşur.
Çoğu zaman ise Whatsapp'ın grup sohbeti yapılabilen o
nimetten yararlanarak çeşitli konularda tartışma açar ve vakti olan üyelerin
görüş bildirmesiyle fikir alışverişinde bulunur.
Dün açılan konu, genel olarak söyleyecek olursam 'Sahipsiz
Edirne' ve Edirne'ye sahip çıkmak gerekir' idi.
Arkadaşlarımın görüşlerinden örnekler vereceğim.
Fakat 'Sahipsiz Edirne' ve 'Edirne'ye sahip çıkmak lazım'
bana göre çok doğru.
Kentte birçok sorun var, herkes kulağının üzerine yatmış,
tepkisiz.
Örneğin; bir oldu bittiyle Kapıkule'ye kurulan ve marka
ürünler satılan bir çadır kuruldu.
Hatta bu çadır için Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı
Recep Zıpkınkurt 'çakma ürün satıyorlar' şeklinde açıklamalar yaptı.
Edirne Belediyesi bu işe sessiz kaldı.
Hatta iddialara göre; Edirne Belediyesi'ne başvuran Edirneli
bir işadamı, yurtdışından canlı hayvan ithal ettiğini belirterek, ithal
hayvanları karantina süresince barındırmak için bir tesis yapmak istediğini
belirterek Edirne Belediyesi'ne başvurdu.
Yer tam da bu çadırın bulunduğu arsaydı.
Yine iddialara göre; arsa sahibi FETÖ iltisaklı bir kişiydi
ve firardaydı.
Bu yüzden kendisine izin verilmedi.
Ama her nedense bu çadır için aynı yere izin verildi.
Bu iddiaları en son olarak Edirne Olay adlı internet
sitesinin sahibi Hamza Yasa isim vererek gündeme getirdi.
Ama işin ucunu tutup nereye, kime kadar gidiyorsa oraya
kadar gidecek ne bir sivil toplum kuruluşu, ne basın, ne de görevli var.
Sadece bu mu?
Edirne'de toplu ulaşım sorunu, turistlere sahte ürün satışı,
imar sorunları, çarpık kentleşme, alt yapı sorunları, belediye kadrolarına, eş,
dost, ahbap yerleştirilmesi, şehirlerarası ulaşımda tekelleşme, otopark sorunu,
kentteki vatandaşın ve turistin güvenlik sorunu, başta Tavuk Ormanı olmak üzere
çevrenin korunması ve daha birçok sorun var ama bu sorunlarla ilgilenecek kimse
yok.
Edirne'de acilen her kesimden, her görüşten gönüllülerin
hatta moda deyimle Edirne sevdalılarının bir araya geleceği bir sivil hareket
gerekiyor.
Grupta yeni bir dalga, yeni bir sivil toplum hareketi
konusunda herkes hemfikirdi.
Örnekler vereyim.
Turizmci arkadaşımız 'Edirne'ye (odalar, baro, sendikalar dışında) ciddi bir kent
muhalefeti gerekli. Yeni bir oluşum yeni bir platformla bir çıkış. Avukatlar,
işçiler, memurlar, mühendisler, kenti düşünen, durumdan rahatsız bir
toplamla bir araya gelmek gerek. Çok çeşitli siyasetlerden, mesleklerden tanıdığımız insanlar var. Ciddi
biçimde bizim rahatsız olduğumuz durumlardan şikayetçiler. Yeniden bir kent
muhalefetine destek atarlar.' ('¦.)
Mühendis arkadaşımız mevcut sivil toplum kuruluşlarından
umudunu kesmiş 'Valla ona katılıyorum, bence de tüm kurumlar atıl. Bizzat
içindekiler '˜biz bu işi biliyoruzcular' işlevsizleştiriyor. Bir de hep aynı
tipler, bence bu da bir sıkıntı.' ('¦.)
Bir avukat arkadaşımız yukarıdaki görüşlere destek veriyor:
'Ben de ona katılıyorum, mevcut kurumların itibarı yok toplum nezdinde. En
basiti, herkes şikayetçi ETUS'tan, her yaptıkları olay ama ciddi
hiçbir refleks yok adamalara karşı.' ('¦.)
Konuşmaların hepsine yerin kısıtlılığı nedeniyle grubun bu
konudaki bütün tartışmalarını buraya almayacağım.
Ama dediğim gibi Edirne'de, Edirne'yi düşünen herkes atıl
bir durumdan mustarip.
Mevcut STK'lar ve meslek örgütleriyle bu olmuyor.
Bunu aşmak lazım.
Onun için de Edirne sivil toplum yaşamında yeni bir kan
lazım.
Bulacağız!