Cüneyt Özdemir

Sahici sorgulamalar

Cüneyt Özdemir

Trafik cezası şu kadar, vergi borcum şuymuş demek ki ben böyle de bir insanım. Aldığımız cezalarda kendimizi suçlu görmeden dönel kavşakta 'ben geçmeliyim, çünkü her şey benim hakkım' mantığıyla dönüyoruz tüm kavşaklardan. Farkında olmadığımız tek şey, hep o aynı insanın, 'kim olduğumuzun' etrafında daireler çiziyor olduğumuz. Vereceğimiz hesapları ahirete bırakıp haklı çıkmaktan bihal oluyoruz. Aslında bazen hissettiğimiz o tatsızlık duygusu belki kendi tadımızı, kendimizi beğenmiyor oluşumuzdan kaynaklanıyor olabilir mi?
Kim olduğumuzu öğrenmek için e-devletin başlattığı soy ağacı sorgulamasına o kadar yüklenmişiz ki uygulama çökmüş, günlük kota uygulamak zorunda kalmış site. Kim olduğumuzu zannediyoruz acaba? Bulduğumuz bilgi bizi olduğumuz kişi olmaktan yukarılara taşıyacak mı? Kendi içimizde yapacağımız küçük sorgulamalarla uzun yolculuklara çıkabiliriz oysa. Karanlık yanlarımız ne zaman ortaya çıkıyor, hangi durumlarda nefsimize yeniliyoruz? Hangi konuda güçlüyüz? Bizi gerçekten neler korkutuyor? Çevremizde olan insanlar nasıl insanlar, hangi özelliklerinden dolayı yakınımızda tutuyoruz? Siz farklı sorular da sorabilirsiniz. Asıl mesele soruyor olmak. Hayatın kendine özgü ritmi içinde yaşayıp giderken yukarıdan kendimize bakmak yaşamımızı daha kaliteli hale getirebilir.
Ben çok geç öğrendim zayıf yönlerimi. Gözlerimi sıkı sıkı kapatıp, başkalarında eleştirdiğim ama kendimde olduğunu kabul etmek istemediğim pek çok şeye yakından bakma cesareti bahsettiğim. Bakınca çok da insani olduğunu fark ettiğim, fark edince değiştirilebilen, değiştirince kendimle daha barışık olduğum. Pek çoğu kendimi korumak için oluşturduğum savunma mekanizmalarıydı aslında. Neden yalan söylüyordum, neden korkuyor ve kaçıyordum? Neden erteliyordum? Aydınlanma anınız sizi başka bir boyuta taşımasa da her seferinde kendinizle daha barışık hale geliyorsunuz. 
Çevremizdeki insanlarla samimi ve gerçek bir ilişki kurabilmemiz de buna bağlı. Ya olduğumuzdan daha toleranslı görünmek ya da mutsuzluğumuzu onları dışlayarak göstermek gibi aşırı tavırlar yerine sadece kendimiz olduğumuzda daha az yorulacağız. Sosyal medyadaki yorumlara bakınca küçük bir resim ortaya çıkıyor. Beğenilerimiz abartılı, iltifatlarımız abartılı, eleştirilerimiz acımasız, hakaretamiz. Bu tepkilerimiz hangi duygumuzdan dolayı ortaya çıkıyor. İşte her seferinde sorduğumuzda daha mutedil ve daha gerçek olacağız. Haa açılırsa sorgu ekranından dedelerimizi öğrenmekte de bir sakınca yok. Nihayetinde mevsimlere verdiğimiz tepkiler bile genetik aktarımla binlerce yıldır taşınıp duruyor. Siz, dünyada eşi benzeri olmayan birisiniz, elinizden gelenin en iyisini yapmanız dileğiyle'¦

Yazarın Diğer Yazıları