CHP'de kongre süreci başladı.
Havadaki bunaltıcı sıcak hafifler gibi oldu ama bir süre sonra CHP'de baş gösterecek o aşırı sıcaklar.
Partide geçmişte çeşitli görevler yapmış kişiler delege seçim takvimini bilmiyor.
Ama parti yönetimi biliyordur.
Çünkü delege yarışı şimdiden başlamış, duyuyoruz.
Eğer geçen seferki gibi yapacaklarsa bu delege seçimlerini benim tavsiyem; yapmayın daha iyi.
Delege diye yazın belediyede taşeron olarak çalışan işçileri.
Yetmedi, bugünkü yöneticilerin yakınlarını.
Yine mi yetmedi.
Belediye meclis üyelerinin yakınlarını filan.
Sonra seçimleri il binasında yapın ama içeri kimseyi almayın.
Ne yapsın belediyede taşeron olarak çalışan işçi?
Kendisine söylenen listeyi ya da isimleri seçmediği takdirde ertesi gün kapının önüne konacağını bilmiyorsa, bilin ki zeka fukarasıdır.
Parti yöneticilerinin yakınları gidip başka bir listeye ya da kişiye oy verir mi?
Ya belediye meclis üyelerinin yakınları?
Sonra parti içi demokrasi.
Geçin bunları'¦
Sonra CHP neden başarılı olamıyor?
Böyle yaparsa nasıl başarılı olsun?
Daha önce de yazdım, tekrara düşme pahasına da olsa yazacağım.
Sırf belediyede çalışıyor ve 'bizim sözümüzden çıkmaz' diyerek CHP'de delege seçtirilenlerin bazıları aslında CHP'ye oy vermiyor.
Zaten vermek zorunda da değil.
Bu ne tezat arkadaş?
CHP'de il, ilçe başkanı, belediye başkanı, milletvekili kim olacak, kurultayda Edirne'yi kim temsil edecek, onları belirleyen adam seçimde gidip başka partiye o veriyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu boşuna demiyor 'Partiyle belediyeler iç içe geçmesin, partiyle belediyeleri ayırın' diye.
Dinleyen kim?
Bana göre 2017'de seçim var gibi görünüyordu.
Ancak içte ve dışta baş döndüren bir yoğunlukla seyreden gündem nedeniyle bu sanıyorum 2018 yılına kalıyor.
Önce ya da vaktinde yapılacak yerel seçimlerde CHP'nin belediye başkan adayı kim olacak?
Şu an yönetimdeki kadro tabi ki Recep Gürkan'ın aday gösterilmesini istiyor.
Ama işler onların istediği gibi gitmeyebilir.
Genel Başkanla bir dönem yaşanan soğukluğu, Muharrem İnce'ye verilen açık desteği bir kenara bırakırsak Edirne'de halkın gönül rahatlığıyla çıkılacak bir durum yok maalesef.
Hikayeden yapılmış bir referandumda halkın çok büyük bir çoğunluğu hesapta 'alt yapının tamamı birlikte yapılsın' demişti.
Başkanlık süresi bitti, hala ortada bir şey yok.
'Yaptık' denilenler arasından nikah salonuna dönüştürülen eski elektrik fabrikasını çık, geriye bir şey kalmıyor.
ETUS minibüslerinde yaşanan balık istifi manzaralarıyla mı çıkılacak seçmenin karşısına?
Ya da oturma izni çözülememiş binlerce konutun sahibine, sakinine 'Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır' mı diyeceksiniz?
Yargıdan dönen yeni imar düzenlemelerini ise hiç anmayayım.
Liste daha uzar ama keseyim.
Daha çok zamanımız var, daha çok liste yaparız.