Cüneyt Özdemir

Pişman olmayalım

Cüneyt Özdemir

Yani Bulgaristan'ın ekonomisi güçlüymüş, zayıfmış önemli değil.

Avro diğer para birimlerine karşı değer kazanırsa Leva'nın kuru da yükseliyor.

Mesela 90'lı yıllarda Leva bizim liramız ve Alman markı veya Amerikan doları karşısında değersizdi.

Türkiye'den Bulgaristan'a gidenler ceplerine birkaç bin dolar veya mark koyduklarında orada krallar gibi yaşıyorlardı.

Gerçi o götürdükleri parayı batırıp sonra Türkiye'ye dönmek için yol parası dilenenleri de gördüm ama bugünkü konumuz bu değil.

O günlere yakinen tanıklık etmiş birisiyim.

Görevli gittiğimizde oradaki meslektaşlarımıza hesap ödetmezdik.

Yine o yıllarda Bulgaristan'dan geçerek Türkiye'ye tatile gelmek isteyen gurbetçiler saldırıya uğrarlardı.

Paraları gasp edilir, değerli eşyaları, otomobilleri ellerinden alınırdı.

Özellikle otomobil hırsızlığı almış başını yürümüştü.

Görevli olarak gittiğimizde Bülent Ağabeyin (Ayan) otomobilini çaldırmamak için ne yollara başvurduk.

Kaldığımız otelin önüne park ettiğimiz otomobil çalınmasın diye nöbetleşe otomobilde yatardık.

Şimdi hem paranın değeri hem de olaylar tersine döndü.

Artık onların paraları bizden daha değerli ve biz onlar için alışveriş cenneti olduk.

O zamanlar Bulgaristan'da bizim vatandaşlarımıza, gurbetçilerimize saldırılıyordu.

Şimdi aynı şeyi onlar Türkiye'de yaşıyor.

Belki şimdilik gasp yok ama kendilerini 'polis' diye tanıtanlar 'ceza' adı altında Bulgar turistlerden para alabiliyor.

Bu konuda hassasım, sürekli olarak bu konuları dile getiriyorum.

Çünkü empati yapıyorum; ben Bulgaristan veya herhangi bir ülkede nasıl çaresiz kalıyorsam gelen turist de burada çaresiz kalıyor.

Lafı geçen hafta sonunda yaşanan olaya getirmek istiyorum.

Adam otobüs şoförü, turistleri çarşının merkezinde indirmiş kendisine park yeri arıyor.

Birileri de gidip adama musallat oluyor, park parası istiyor.

Adam da belli ki Edirne'ye sık sık gelen birisi.

Bulunduğu yerde otopark parası alınmayacağını biliyor ve vermiyor.

Sen misin vermeyen?

Adama taş atmışlar, yaralamışlar.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan da olayı jet hızıyla kınamış.

Baktım, Gürkan'ın açıklaması belediye kanalıyla yapılmamış.

Gürkan olayı neden kınıyor?

Olayın buralara gelmesinin sorumlusu belediye değil mi?

Senin zabıtan yok mu?

Kimler bu zorla otopark parası isteyenler?

Zabıta bunları bilmiyor mu?

Ayrıca bu kentin en büyük sorunu otoparktır.

Gürkan iki dönemdir bu sorunun çözüleceğini vadediyor ama bir arpa boyu yol gidilmedi.

Bu sorunu bir başkası gelip çözmeyecek.

Yine Gürkan'ın eline bakıyor bu iş.

Hiçbir şey bilmiyorsanız Kırklareli Belediyesi'ni örnek alın.

Adam kentin ortasına çok katlı bir otopark inşa etmiş.

Belki o da yeterli değil ama hiç olmazsa sorunu çözmek için önemli bir adım atmış.

Edirne'nin otopark sorunu çözülmediği için her gün sorunlar yaşanıyor.

Unutmayınız ki, turist ürkektir.

Güvende olmadığı yere gelmez.

Sorunlu olan yere gelmez.

Edirne Belediyesi ve esnafı pandemi döneminde sınırlar kapalıyken kentin ekonomisi ne haldeydi, bunu hiç aklından çıkarmaması lazım.

Ülkedeki ekonomik krize rağmen Edirne'de yüzler gülüyor.

Bu kentin bu fırsatı tepmemesi gerekir.

Yediden yetmişe, çok dikkatli olmalıyız.

Son pişmanlık fayda etmez.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları