Cüneyt Özdemir

Pilavın altı tutar mı?

Cüneyt Özdemir

Nedenini arkadaşlarımız araştırdılar.

Bir kötü niyet yok gibi görünüyor.

Ama tepki gösteren çeltikçilere bakılırsa bu bent hatır işi.

İddiaları şu; bendin kurulduğu yerin yakınlarında hatırı sayılır kişiler var.

Bu yıl da çok kurak olacak.

Bu hatırı sayılır kişilerin ricalarıyla, onların tarlaları susuz kalmasın diye böyle bir işlem yapıldı.

Olabilir, neden olmasın, burası Türkiye.

Ayrıca hatırı sayılır kişinin de çeltiği sulansın, onun da hakkı var.

Ancak sen nehrin bütün suyunu tutacak bir şekilde bent çekersen aşağıdaki çeltikçi ne yapsın?

Hatırı sayılır kişi çeltiğini sulasın da aşağıdaki adam ölsün mü?

Bana göre DSİ, daha adil bir çözüm bulmalıydı.

Alın işte yaz geldi.

Bugün paçanı sıvadın mı karşıya geçebileceğin bir Tunca Nehri yaz aylarında çok cılızlaşacaktır.

O zaman aşağıdaki çeltikçi su beklesin.

İyi ama o su hiç gelmeyecektir.

Ve dolayısıyla o çeltik kavrulacaktır.

Al sana yıkım.

Kriz vurdu, salgın vurdu bir de kuraklık vurursa insanlar ne yapar?

İşte suyun akış yönünde yani DSİ'nin yaptığı bendin aşağısında kalan üreticiye yeterli su gitmesi için o bendin ortadan kaldırılması gerekir.

Gidip bizzat gördüm, üzerinden iş makinesi rahatlıkla yürüyüp karşı kıyıya geçebiliyor.

Belki de arazine kullanılan bir binek otosu bile bu bendin üzerinden karşıya geçebilir.

Önümüzdeki günlerde suyun akış hızı azaldığında o suyun o bendi aşamayacağını ve aşağıya su gitmeyeceğini görmek için ne DSİ'de uzman olmaya gerek var ne de mühendis olmaya.

Sözün özü; orada suyu hakkaniyet çerçevesinde dağıtmak lazım.

O yüzden kim devreye girecek bilmiyorum ama bu sorunun daha adilce çözülmesi gerekecek.

Aşçı değilim.

Ama pilav yaparken yeterli miktarda suyu tavaya veya tencereye koymadığımız zaman ne olur biliyorum.

Tabi ki pilavın dibi tutar.

Pilavın dibi tuttuğunda sadece pilavdan olmazsınız, tavanızı, tencerenizi kurtarmak ve temizlemek için çok uğraşırsınız.

O yüzden pilava gerektiği kadar su koyalım.

Pilavın altı tutmasın.

Yani garibanın çeltiği yanmasın.

***

Karantina günlerinde garibana, işten çıkarılmış, mecburen ücretsiz izne ayrılmış olana bir paket gıda yardımı ulaştırmak çok önemliydi.

Edirne Belediyesi bunu yapan kurumların en başında geldi.

Elemanlarının seferber ederek gıda yardımlarını paketledi ve mahallelerde dağıttı.

Aması var!

Bu yardımlar sırasında bazı olumsuzluklar yaşanmış olabilir.

Oradaki bir görevli aslında hak etmeyen bir yakınına bir '“ iki gıda paketi, kolisi verilmesini sağlamış olabilir.

Bunlar devede kulaktır.

Hani derler ya; kavgada yumruk sayılmaz.

Ancak gıda yardımı kampanyası sırasında meydana geldiği konuşulan bir olumsuzluk pey öyle 'devede kulak' cinsinden değildi.

Edirne Belediyesi'nin fakir fukaraya dağıtacağı sıvı yağları bazılarının çalarak stokladıkları konuşuldu.

Dedik ki sadece konuşuluyor.

Ama bir baktık ki artık sosyal medyada da yazılıp çiziliyor.

Az buz değil miktar; bir tondan fazla olduğu söyleniyor.

Yani doğruysa 1 litrelik şişelerden bin tane çalınmış.

Kabaca anlamı bu.

Derseniz ki; kanıtın var mı?

Elbette yok.

Ama bu kadar konuşulmasının, sağda solda yazılıp çizilmesinin bir nedeni olmalı elbet.

Yoksa ateş yok ama buna rağmen duman mı çıkıyor sizce?

***

Gazetelerimizi diğer meslektaşlarımızla nöbetleşe çıkarıyoruz.

GÜNDEM'in bundan sonraki sayısı bayramdan sonra, 29 Mayıs'ta çıkacak.

Dolayısıyla bayrama kadar birlikte olamayacağız.

Bu nedenle tüm GÜNDEM okurlarının ve tüm Edirnelilerin Ramazan bayramını en içten duygularla kutluyor, sağlık, mutluluk, huzur diliyorum.

Yazarın Diğer Yazıları