Papaz ve yağlı ciğer
Cüneyt Özdemir
Biz siparişimizi beklerken illa yan taraftaki bir masada misafirimizin hiçbir şeye benzetemediği o şey (tava ciğer) yeniyor oluyordu.
Eminim
misafirlerimiz 'Bunu mu yemeğe geldik' dediler kaç kez.
Sonra
ciğeri tattıklarında bu düşüncelerinden dolayı muhtemelen pişman oldular.
Edirne'ye
her gelişlerinde bu kez Edirne tava ciğeri yemek istediler.
Eskiden
ciğerciler saat 14.00, hadi bilemediniz 15.00'de servisi bitirir, vitrinlerine
üzerinde 'ciğerimiz kalmamıştır' yazan bir tabela asarlardı.
Kırklareli'nden
sık sık Edirne'ye gelen tava ciğer müptelası bir arkadaşım vardı.
Geç saatte
geldiğinde ciğercilerde ciğer kalmıyordu.
Bana
telefon ederdi, ben de ciğerci dostlarımdan rica eder bir '“ iki porsiyon ciğer
ayırtırdım.
Misafirim
geldikten sonra gider o ayrılmış ciğerleri yerdik.
Şimdi
maşallah 24 saat açık ciğerci dükkanı var.
Benim
anlattığım o 'ciğerimiz kalmamıştır' tabelalarından buraya nasıl geldik?
Sadece
tava ciğer değil Edirne'nin reklamı daha dönemin valisi Fahri Yücel tarafından
yapılmaya başlandı.
Bir kentin
bütünüyle tanıtılmasının yanı sıra magazin yönlerine de çekildi mesele.
İyi ki
çekilmiş.
Mesela o
zamanlar tava ciğer bazı televizyon programlarında ünlü sanatçılara ikram
edildi.
Bu
sanatçılardan birisi Bülent Ersoy'du.
Bülent
Ersoy bir olayı tanıtıyorsa millet hemen düşüyor peşine.
O canlı
yayınlarda ciğer tadan hem Ersoy'un hem de diğer sanatçıların '˜şiddetli'
tavsiyeleri nedeniyle özellikle İstanbul'dan gelen yerli turistler tırım tırım
ciğer aramaya başladı.
O zamana
kadar 5-6 olan ciğerci dükkanlarının sayısı artmaya başladı.
Hatta
mantar gibi ciğerci dükkanı bitmeye başladı desem daha doğru olur.
Sonrasını
herkes biliyor; bir ciğer çılgınlığı yaşandı, yaşanıyor.
Şimdi
fabrika açacağına Edirne'de ciğerci dükkanı açsan daha iyi.
Bugün
bando ve ciğer festivali başlıyor.
Edirneli
ciğerciler festivalin son günü hatırı sayılır miktarda bir ciğeri halka bedava
dağıtacaklar.
Bir şovdur
bu ve yapılmalıdır.
Bir yandan
Balkanlardan gelen konuk bando ekipleri de kentin çeşitli yerlerinde konserler
verecekler.
Dilerim
renkli ve başarılı geçer.
Önceki gün
bu festivalin tanıtımı vardı.
Edirneli
ciğerciler bu tanıtımın Türkiye'de marka olmuş bir kişi aracılığıyla yapılması
halinde hedefine çok daha fazla ulaşacağını biliyor.
Hani şu et
işlerinde meşhur bir lokantacı var ya Nusret?
Onu davet
ettiler.
Tavaya
onun stiliyle tuz attılar kameraların karşısında.
'Bizim
ustalar bu tuz işini bilmiyor, gel bizim tavalarımızı tuzla' diyenler bile
oldu.
Gelirse ne
ala!
Gelmezse
ne demek gerekir?
Papaz her
zaman yağlı ciğer yemez'¦
***
Vatandaşın
ETUS'la ilgili şikayetleri sıkça yazdığım için 'ETUS'a taktı' diyorlar.
Hiç
alakası yok.
Alın işte
uzun süredir yazmıyorum.
ETUS'u
yazmadan gazetecilik yapılabiliyor.
Yazmadım,
sabrettim ama ETUS'un da düzeleceği yok.
Balık
istifi taşımacılık, aksayan seferler filan, bunlar klasik.
Peki ya şu
vatandaşı bilgilendirmek içen duraklara konan ışıklı panolar?
Vatandaş,
beklediği arabanın bulunduğu yere kaç durak mesafesinde olduğunu orada görsün.
Gayet
güzel bir uygulama.
Ama bir
minibüs (örneğin 2A) bulunduğunuz durağa 2 durak mesafedeyken sonra yine aynı
araba nasıl olur da 5 durak mesafelik uzaklığa gidebilir.
Bu
minibüsler geri geri mi gidiyor.
Biraz
ciddiyet.
Ayrıca bir
avukat arkadaşım hatırlattı; bir zamanlar hatırı sayılır bir zam oranı
uygulanarak yürürlüğe sokulan 'ücret iade istasyonları' vatandaş tarafından
tamamen unutuldu.
Neden mi?
Ne zaman
vatandaş ücret üstü almak için o istasyona gittiyse cihaz çalışmadı da ondan'¦