Cüneyt Özdemir

Özel haber yaparsan unutulmazsın

Cüneyt Özdemir

Gazeteci İrfan Sapmaz'ı mesleğin eskileri hatırlayabilir.

Ben kendisiyle Hürses gazetesinde yaklaşık 6 ay birlikte çalıştım.

Yollarımız ayrıldıktan yıllar sonra İrfan'a, Hürriyet, DHA ve CNNTürk'ün Rusya ve Orta Asya muhabiri olarak canlı bağlantılarda rastladım.

2001 yılında Amerika Afganistan'a harekat düzenlemek üzereydi.

İrfan da oralarda haber peşindeydi.

'Haber peşindeydi' dediğim canlı bağlantılarda görüyorduk.

Ve ne oldu biliyor musunuz?

İrfan oralardaki haber kovalamacasında Amerika'nın Afganistan'a karşı giriştiği harekatı bütün dünyaya ilk duyuran gazeteci oldu.

Özetle harekatın başladığını bütün dünya İrfan'dan öğrendi.

İrfan'ın hiç mi sevdiği, dost bildiği, kıramayacağı meslektaşı yoktu.

O meslektaşlarından birine veya birkaçına 'Güzel kardeşim bak Amerika harekata başladı, sen de kayıtsız kalma. Kendi gazetene, ajansına, televizyonuna bu haberi hemen geç' diyemez miydi?

Elbette diyebilirdi ama sonra 'Dünya benden öğrendi' adlı kitabı yazamazdı.

Kitabın baskısı tükenmiş, sahaflardan bulup sipariş ettim, okuyacağım.

İrfan'ı ve Amerika'nın Afganistan harekatını bir kenara bırakalım ve Edirne'ye gelelim.

Halen DHA Edirne Büro Şefi olarak görev yapan Gurbet Gökçe'yi bütün meslektaşlarımız tanır.

Gurbet'in tek başına yaptığı ve ödül aldığı bir haberle Edirne kısmını kapatmak isterim.

2001 yılında Edirnespor'un başkanı demeç veriyor; 'Biz şampiyonluk peşinde değiliz, şampiyon olmak istemiyoruz' diyor.

Gurbet bunu 'Edirnespor komedisi' başlığıyla haber yapıyor.

Gurbet'in meslektaşları arasında çok can ciğer dostu çok.

Onlardan birisine 'Birader sen de bu haberi yap' diyemez miydi?

Dese, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin yarışmasında ödül alabilir miydi?

Kısaca benim güzel kardeşlerim, genç meslektaşlarım, bu meslekte herkesin yaptığı haberi değil hiç kimsenin yapmadığı / yapamadığı haberi yapmak makbuldür.

Lafı eğip bükmeden söyleyeyim; gazetecilik biraz 'ego' işidir.

Yani mümkünse kimsenin yapamadığı haberi yapmalısınız, kimsenin araştıramadığı, araştırmayı akıl edemediği, kimsenin yazmaya cesaret edemediği haberi yazmalısınız.

Bu meslekte ancak böyle haberler yaparsanız unutulmazsınız.

Sürü halinde haber kovalarsanız birbirinizden hiçbir farkınız olmaz.

Bu meslekte 35 yılımı geride bırakmış bir ağabeyiniz, meslek büyüğünüz olarak benim size tavsiyem budur.

Gerisi size kalmış'¦

İster bu yazıyı okuduğunuzda hakaret edin, küfredin, isterseniz 'adam haklı' deyin.

O da size kalmış'¦

***

Edirne Toplu Ulaşım Sistemi (ETUS) geçtiğimiz Cuma günü geç saatlerde 65 yaş üstü ücretsiz seyahat hakkı olanları taşımama kararı aldığını duyurdu.

Biz de haberi gazetemize koyduk.

Hemen arkasından 'düzeltme' geldi.

Vay efendim onlar bu açıklamayı sehven göndermişler.

ETUS açıklamasında 'pandemi nedeniyle ayakta yolcu taşımaya yasak gelmesi nedeniyle kendilerinin de 65 yaş üstü yolcuları ücretsiz taşımayacakları' duyurusu yapıyor.

Bana göre 'sehven' filan değil, birileri kendilerine bunun yani toplu ulaşım araçlarında ayakta yolcu alınmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatı ve İçişleri Bakanlığının genelgesiyle yasaklandığını hatırlattı.

Bu memlekette herkes istediği gibi hareket edemiyor maalesef.

Evet, devletin ücretsiz seyahat hakkı olanlar için verdiği maddi destek düşük olabilir.

Ama bunun muhatabı vatandaş değil.

Sen gideceksin onu bakanlıkla konuşacaksın, desteğin yükselmesini isteyeceksin.

Ve öncelikle kendi kafana göre hareket etmeyeceksin.

Muhatap olduğun bir yasa var ve o yasa değişmediği sürece o insanların ücretsiz seyahat hakları var.

Yazarın Diğer Yazıları