Cüneyt Özdemir

Otogar(gara)

Cüneyt Özdemir

Sedefçi ileriyi gören birisiymiş, Edirne Otogarı geçen bu kadar süre içinde neredeyse yapılaşmanın içinde kaldı.

Üniversite oralara kadar genişledi, Avrupa Kent, Sera Kent gibi bazı sitelerde oturanlar, merkezden evlerine giderken otogarı da aşan bir yolculuk yapıyorlar.

Otogarın uzaklığı kadar inşaatı da tartışmalıydı.

Müfettişlerin yaptığı incelemede hafriyatta çıkan toprağın nakliyesinde usulsüzlük olduğu saptanmıştı.

100 kamyon toprak çıktıysa 500 kamyon gibi gösterildiği ve ona göre ödeme alındığı söylenmişti.

Sonra kullanılan renkler bile dert oldu.

İlk yıllarında renklerinin yasadışı bir örgütün renkleriyle benzeştiği Edirne İl Genel Meclisi'nde konu edildiğini duymuştum.

Otogar, yapımına ön ayak olan Sedefçi'ye ve otobüs firmalarının sahiplerine uğurlu gelmedi.

Beyaz Ahtapot Operasyonu sonucu Sedefçi'nin yanı sıra firma sahiplerinin bazıları tutuklanıp cezaevinde yattı.

Otogar her daim eleştiri konusu oldu.

Rekabete açık bir yer değildi.

İşletmeci istediği zaman zam yaptı, rekabet edecek firmalar otogara giremedi.

Edirnelilerin yanı sıra öğrenciler de rekabetin olmadığı bu ortamdan olumsuz etkilendi.

Geçen gün Kırklareli'ne giderken yolum yine otogara düştü.

Otogar dökülüyor, kimsenin haberi yok.

Otogar işletmecisinin sözleşmesi çoktan bitti.

Dolayısıyla içerideki işletmeci otogara yatırım yapmak istemiyor.

Çünkü otogar yeniden ihale edilecek.

İşletmeci otogara yatırım yapsa ve sonra da ihaleyi alamasa harcamaları boşa gidecek.

Peki Edirne Belediyesi otogarı neden ihaleye çıkarmıyor?

Otogar bir kentin giriş kapısı, dahası aynasıdır.

Kentiniz ne kadar güzel, ne kadar temiz olursa olsun, otogarın kötüyse dışarıdan gelenler notunuzu kırar.

Hakikatten bir belediye ihaleye çıkarmayı kararlaştırdığı bir yeri neden bir an önce uygun bir işletmeciye vermez?

İhale kararı alınıp mevcut işletmeciyle devam etmeyi kimse yemez, kimse yutmaz.

'Yutmazsan gargara yap' diyorsanız o başka.

***

Pazar günü akademisyen bir arkadaşımdan aşağıda okuyucularımla da paylaşacağım bir mesaj aldım.

Akademisyen arkadaşım Edirne Belediyesi ile Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğunun ortaklaşa açtığı 'Eski Trakya Fotoğrafları' sergisini görmek istemiş. Serginin adresi, şimdilerde adı Dr. Fatma Memik Kadın Merkezi olarak değiştirilen Eski Vali Konağı.

Arkadaşım gitmiş ama kapı duvar.

Mesajında şöyle diyor arkadaşım; 'Yukarıdaki davete uyup bugün (Pazar günü) gittiğimde hafta sonları kapalı olduğunu öğrendim. Zaten 10 gün, 2 günü kapalı. Hafta sonu çalışanlar için en uygun zaman. Nilüfer Belediyesi ve Odunpazarı Belediyesi gibi kültüre önem veren belediyelere kent konseyi yapmışlar. Adamlar ezkaza sergiyi gezmek isteselerdi, ne olacaktı?'

Hakikatten Türkiye çapında başarılı olmuş iki önemli kent konseyini Edirne'ye davet etmişsin.

Normal vatandaşı bırakın da misafirler 'Şu sergiyi görelim' deseler ne olacak?

'Hafta sonları kapalıyız' mı diyeceksiniz?

Oysa böyle yerler (sergi, müze vb) çalışanlar için hafta sonu açık tutulur.

Kültür işleri hafta sonu tatillerine kurban edilecek, hafife alınacak işler değildir.

Edirne Belediyesi'nin çalışanı çok.

Nöbetleşe bir '“ iki kişi görevlendirilebilirdi.

İstenirse olur ama sanırım istenmiyor.

***

Dün yapılan Edirne Belediye Meclisi toplantısını muhabirimiz Uğur'la (Akagündüz) birlikte izledim.

AK Parti grubu, bilgi almak veya gündeme madde eklemek için 'önerge' yolunu keşfetmiş.

Ancak birçok konuda Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan 'yazılı olarak cevap veririz' diyerek kenara konuyor.

Elbette cevaplanıyordur.

Bence AK Parti grup yetkilileri bu cevapları basınla paylaşmalılar.

Yoksa elde edilen bilgiyi sadece siz bilecekseniz bunun kamuoyuna, vatandaşa ne yararı olur? 

Yazarın Diğer Yazıları