Cüneyt Özdemir

Ölmüşüz, ağlayanımız yok

Cüneyt Özdemir

Bu sefer de eleştirdi.

Ama bu sefer söylediği bir başka şey var.

Alıntıyı GÜNDEM'den değil de Hudut Gazetesi'nden yapayım.

Aynen şöyle demiş;

'Şu anda CHP'nin adayı Recep Gürkan denen beyefendi 2004 seçimlerinde AK Parti'ye danışmanlık yaptı. Sayın Mustafa Hatipler'e danışmanlık yaptı, onunla beraber kahve kahve gezdi. Recep Gürkan resmen 2004'te AK Parti'ye destek vermiş, oy atmış ve attırmış bir arkadaşımız. Bu arkadaşımız daha sonra partimize geldi, partimizde beni kullandı, CHP'yi kullandı, Edirne'den faydalandı ve sırf CHP adayı olduğu için seçimleri yüzde 36,5 oyla aldı.'

Recep Gürkan'ın kime danışmanlık yaptığını iddia ediyor?

Sedefçi açık seçik söylüyor;  AK Parti'nin o dönem Edirne Belediye Başkan Adayı olan Mustafa Hatipler'e.

Sedefçi bütün bu iddiaları basın toplantısını izleyen bütün basın mensuplarının huzurunda paylaşıyor.

Hatta artık canlı yayınlar kolay yapılabiliyor, bildiğim kadarıyla o toplantı da canlı olarak yayınlandı.

Sedefçi'nin basın toplantısındaki en can alıcı cümleler, yukarıya alıntıladım sözleridir.

Ancak bazı gazeteler bu haberi görmediler.

Bazıları çok üstünkörü yer verdiler.

Adamın yayın politikasıdır, haberi vermeyebilir, bir kısmını verebilir.

İşin orasında değilim.

Ama tam bir gün sonra bu kez Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan basın toplantısı yapıyor.

Ve bir Allahın kulu Recep Gürkan'a Sedefçi'nin iddialarını sormuyor, iyi mi?

Kardeşim her şeyi biz mi soracağız?

Basın bu kadar vurdum duymaz olmuşsa aslında biz ölmüşüz de ağlayanımız yok.

***

Edirne'nin kanayan yarası bir tane değil.

ETUS var, alt yapı var, bozuk yollar var, akmayan (akıyorsa da çamur renginde olan) sular var, bozuk yollar var.

Ama bir de otogarımız var.

Kentin aynası.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan yakında oralara gitti mi bilmiyorum.

Geçenlerde bir sabah karanlığında yolum düştü, korku tüneli gibiydi.

Otogarın kira süresi bitti.

Diyeceksiniz 'yeni kiracı / işletmeci gereğini yapar.'

Çok bekleriz.

Çünkü daha ihale aşamasına gelmedi.

Oysa şimdiye kadar ihalesi yapılmalıydı.

Bu işi bilenler, yapılmamış otogar ihalesi nedeniyle Edirne Belediyesi'nin her gün 50 bin lira civarında bir zararı olduğunu söylüyorlar.

İhalenin neden yapılmadığını anlamak mümkün değil.

İhale eninde sonunda yapılacak.

Peki otogar nasıl ihale edilecek?

Yani bir bütün olarak mı, parça parça mı ihale edilecek?

Eğer bir bütün olarak ihale edilirse değişen hiçbir şey olmayacak.

Yine tekel devam edecek, yine belli bir firmaya ve tekelin belirlediği fiyata mecbur kalacağız.

Oysa değişik firmalar gelsin, rekabet olsun, hizmet alalım.

Ama nerede?

Otogarı toptan bir firmaya ver, o firma istediği gibi at koştursun.

Eziyeti vatandaş çeksin.

Bu örnekte de ölmüşüz, ağlayanımız yok.

***

Dün Hamdi Sedefçi'yle birlikte hareket eden bir arkadaşım GÜNDEM'i bayilerde bulamadıklarını söyledi. Sonra bir araştırma yaptık; meğer kimliğini bilmediğimiz birisi parasını vererek bütün gazeteleri satın almış. Gazetenin manşetinde Sedefçi'nin mal beyanı vardı. Kötü örnek olmasın diye gazeteyi toplamış olabilirler. Ama ben hala ısrarcıyım; bütün belediye başkan adayları mal beyanında bulunmalılar. Biz buradayız, bekleriz'¦

 

 

Yazarın Diğer Yazıları