Cüneyt Özdemir

Okullara kıymayın efendiler! Analara da!

Cüneyt Özdemir

Bizim dönemimizde çocuğun okuyup okumayacağına öğretmenleri karar verirdi.

Ne ailemin ne de benim yatılı okullardan haberimiz yoktu.

Ama öğretmenlerim babamı çağırıp 'Bir başka yerde çocuk okutmak büyük masraf. Sen bunu karşılayamazsın. Bu çocuk yatılı okul sınavlarına girsin' dediler.

Benim de eğitimde ve tabi sonrasında yaşamımın kaderi böyle çizildi.

Tabii ki herkes yatılı okul sınavlarına girip eğitim yaşamına devam etmedi.

Şehirlerde ve büyük ilçelerdeki yakınlarının yanına verilip ortaokul ve lise eğitimini sürdüren çok insan var.

İlkokuldan sonra eğitimine devam etmeyip köyde kalmayı tercih edenler de oldu.

Şimdi o köy okullarını kapattılar.

Bazı binalar lojman oldu, bazılarını muhtarlıklara verdiler.

Köyde herhangi bir iş yapan ve böyle bir binaya ihtiyacı olanlar onları kiraladı.

Çok azı yıkıldı ama geneli ayakta.

O zaman ister devlet desteğiyle ister köylünün 'imece' denen yardımlaşma yöntemiyle yapılan köy okulları aslında o köyün bir anıtı gibidir.

Her köylünün çocukluk anıları vardır o köy okulunda.

Şimdi taşımalı eğitim var, çocukları kör karanlıkta minibüslere doldurup komşu köylerdeki okullara götürüyorlar.

Köylerde artık genç nüfus kalmadı, dolayısıyla çocuk sayısı da az.

Genelde insanlar şehirlerde yaşamayı tercih ediyorlar.

Ürünü para etmiyor, hayvanı, sütü, eti para etmiyor.

İnsanlar kolay yolları seçip şehirlere geliyor, 'asgari' ücretle bir iş bulup geçinmeye çalışıyor.

Elbette köyde 4-5 çocuk varsa bütün bir okul binası açık durmasın.

Ama açık bulunabilecek okullar da kapatılmış, taşımalı sisteme geçilmiş.

Bunlardan birisi de Edirne merkeze bağlı Küçükdöllük köyü.

Okul binası 1960 yılında yapılmış, benle yaşıt.

O bölgede taş bol, o zamanlar binayı taştan yapmışlar.

İnşaat uzmanlığım yok ama görünüşe göre hani 'taş gibi' derler ya öyle bir bina.

Sıvası dökülen birkaç yer var, binanın taştan yapıldığı bariz görünüyor.

Birileri kafaya koymuş, binayı yıkmak istiyorlar.

Neden yıkıyorsun diye sorsan mantıklı bir cevap yok.

Varsa da arayın beni 'Yahu sen yanlış biliyorsun, o bina dokunsan yıkılacak' deyin.

Yahu kardeşim, öyle bir bina her köye lazım olur.

Kurs binası yap, sağı solu dökülmüşse onarma şartıyla kiraya ver, yıkmak niye?

Ayrıca merak ediyorum; Edirne İl Genel Meclisi'nin başkanı Mehmet Geçmiş bu konuda ne diyor?

Edirne merkez ilçenin il genel meclisi üyesidir.

Ya AK Partili Mustafa Suiçmez, Melek Uzgör, Tamer Karadağ?

Peki ya CHP'li Kutay Özköse ve Çiğdem Gegeoğlu?

Siz yapılmışı korumaktan yana mısınız, yoksa var olanı yıkmaktan yana mı?

Bence hiçbir köy ilkokulu binası yıkılmamalı.

Çünkü bu ülkede birkaç yılda bir eğitim modeli değişiyor.

Ne malum yarın tekrar köy okullarının açılmayacağı, eğitimin öğrencinin bulunduğu yerde yani kendi köyünde verilmeyeceği?

Nerede bir köy ilkokulu binası yıkılmak isteniyorsa o işin karşısındayım, bu böyle biline'¦

***

Muhabirimiz Uğur Akagündüz'ün 'Zübeyde Anne'ye ayıp' başlıklı haberini diğer sayfalarda okuyacaksınız.

Bahsedilen bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün annesinin büstünün olduğu alandır.

Dün Zübeyde Hanım'ın ölüm yıl dönümüydü.

CHP ve İYİ Parti orada anma töreni düzenledi.

Fakat anıtın olduğu alan tam bir mezbelelik.

Bu salgın nedeniyle kent merkezinin uzağında yaşıyorum, epeydir oradan geçmemiştim.

Fotoğraflara baktım, İYİ Parti İl Başkanı Ekrem Demir'in isyan ettiği kadar var.

Orası, CHP yönetimindeki belediyenin sorumluluk alanında bir yer ve CHP'den çıt yok.

Peki hani siz büyük Atatürkçüydünüz, hani siz Atatürk'ün yolunda ölürdünüz?

Geçin bunları bir kalem'¦

 

Yazarın Diğer Yazıları