Cüneyt Özdemir

Öğrencisini döven öğretmen olur mu?

Cüneyt Özdemir

Ne var ki, bundan yaklaşık 4 ay önce burada yaşanan bir olay bu okulu  olumlu yönde değil olumsuz bir olayla gündeme getirdi.

'Gündeme getirdi' derken aslında tam anlamıyla gündeme getirdiği söylenemez.

Yine de hiç yoktan iyidir, TBMM'de soru önergesi oldu, biz ve yerel basından bazı duyarlı arkadaşlarımız yazdı.

Ama Süleyman Demirel Fen Lisesi'nde yaşanan bu olayın kamuoyunun bilgisine tam olarak arzı Edirne Gerçek Gazetesi'nin röportajıyla oldu.

Bu yüzden gazetenin sahibi Zeki Özkorkmaz ve sorumlu yazı işleri müdürü Makbule Tunç'u tebrik ediyorum.

Gitmişler M. O., adlı öğretmenden dayak yiyen öğrenciyle konuşmuşlar, konuyu ayrıntılı olarak yazmışlar.

Biz TBMM'ye yansıyan şekliyle biliyoruz.

CHP Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Milli Eğitim Bakanının cevaplaması istemiyle bir soru önergesi vermişti.

Gaytancıoğlu 'Bu öğretmenleri ne zaman görevden alacaksınız' diye de sormuş.

Eğer Edirne kamuoyu, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, veliler ve öğrenciler susarsa elbette bu öğretmenler hiçbir zaman görevden alınmaz hatta korkarım ödüllendirilirler.

Şimdi bakalım öğretmen M. O.'dan dayak yediğini ileri süren öğrenci neler anlatmış?

Edirne Gerçek Gazetesi'nden aynen aktarıyorum:

'Kız arkadaşımla oturuyorduk aramızda mesafe olmasına rağmen  bunu sorun ederek hoca yanına çağırıp, eleştirdi. Sonra dilekçe yazdı velilerimizi aradı. Ailelerimiz okula geldi, bu duruma tepki gösterdi. Benimle birlikte 6-7 öğrenciye daha soruşturma açtı. Hoca okula bu sene geldi sadece benimle değil birçok öğrenci ile bu şekilde uğraşıyor. 15-20 gün önce bu konu ile ilgili uzaklaştırma aldığımı öğrendim.'

Öğrenci M. O.'nun öğrencilere 'Kız ve erkek öğrenciler arasında en az 35 cm mesafe olmalıdır. Bu namus mesafesidir' dediğini de anlatıyor.

Öğrenci ardından 9 Mart 2020 tarihinde meydana gelen olayla ilgili anlatımlarda bulunuyor:

'Her sabah düzenli olarak üst araması yapılıyor okulda. O gün yine üst araması vardı, okula giderken küpeleri çıkarmıştım, kıyafetlerim uygun bir şekilde gittim diğer günlerde dikkat etmezdim ama o gün dikkat ettiğim halde yine beni kenara çektiler, içeri almadılar, kenarda tuttular. Ben de ilk başta neden kenara çekildiğimi ve şaka olup olmadığını sordum. M. O. da (evet şaka, ben çok şakacıyımdır, benimle gel) dedi. Arkasından gittim. Fotokopi odasına götürdü, içeride iki çalışan vardı, onları dışarı çıkardı. Orada kamera olmadığını biliyordu. O yüzden beni oraya götürdü. Orada bana (ben kimseye benzemem) dedi. Daha sonra bana küfür etti, sonra boğazımı sıktı. Ben bir şey yapmadım. İlk olarak o çıktı, odadan sonra ben çıktım. Zaten sınırdaki olaylardan kaynaklı okulun içi polis kaynıyordu, polislerden birine gidip durumu anlattım, Çocuk Şube'den geldiler beni aldılar, ifademi verdim, darp raporu almaya gittik. Bir avukat atandı bana ama avukat da beni darp eden hocanın eski öğrencisi çıktı. Bu olay 09.03.2020'de oldu. Bu olaylar yaşanırken üniversite sınavına çok az kalmıştı, ailem (niye yaptın?) gibi bir şey söyleseler de yaşanan olayları öğrenince bana hak verdi, destek oldular sonra. Bir arkadaşımız hariç diğerlerinin aileleri bize olumlu tepki verdiler, destek oldular. İki hafta önce adliyeye gittim, bana söylenen şey Korona olduğu için ileri tarihe erteleneceği idi.'

Düşünün bir öğretmen işi gücü bırakmış okulda adam dövüyor.

Dövme öyle fevri ve ani gelişen bir şey değil, ortada bir tasarlama var.

Döveceği öğrenciyi fotokopi odasına götürüyor.

Neden oraya götürüyor?
Orada kamera yok da ondan.

Öğrencisinin gırtlağını sıkıyor, küfrediyor.

Peki Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü bu konuda ne yapıyor?

Ne yapsın, seyrediyor tabi ki.

İstediği kadar disiplinsiz olsun, yanlış hareket yapsın, hiçbir öğrenci öğretmeni tarafından dövülmeyi hak etmez.

Öyle olsaydı; okul disiplin yönetmeliklerinde 'şu şu hareketleri yapan öğrenci, öğretmeni veya okul müdürü / müdür yardımcısı tarafından dövülür, gırtlağı sıkılır, küfredilir' denirdi.

Edirne Valiliğine, Edirne Milli Eğitimine sesleniyorum.

M. O., adlı öğretmen aynı zamanda iktidara yakın bir sendikanın da şube başkan yardımcısıymış.

Bu öğretmen gerekli cezayı almaz aynı görevde kalırsa ileride 'bana nasıl ola bir şey olmuyor' diyerek daha ileri gitmez mi?

Onun için gereken derhal yapılmalı ve kamuoyuna açıklama yapılmalıdır.

***

Salgın nedeniyle kapalı olan komşu ülke sınırlarını biz açtık.

Ancak komşularımızda o konuda sıkıntı var.

Örneğin Bulgaristan vatandaşlarının Türkiye'ye girişi açısından sıkıntı yok.

Biz yurtdışından gelenlere uyguladığımız karantinayı çoktan kaldırdık.

Ancak Bulgaristan bu uygulamayı bir süre daha sürdürdü.

Bulgaristan'dan Türkiye gelen bir Bulgar vatandaşı dönüşte 14 gün karantinaya tabiydi.

16 Temmuz 2020 tarihinden itibaren değil.

Ancak karantinadan kurtulmanın bir şartı var.

Bulgaristan'a dönüşte elinde sonucu 'negatif' olan bir Covid-19 test raporu olacak.

Günübirlikçi turist için bu testin ne kadar sürede verileceği ve ücreti önemli.

Bulgar turist sonucu erken alırsa ve de makul bir ücret öderse Edirne'ye gelecek.

Edirne Sultan Birinci Murat Devlet Hastanesi'nde ücret 110 lira ve makul.

Ancak sonucu 24 saat sonra veriyorlar.

Adı üstünde 'günübirlikçi' turist bu süreyi nasıl beklesin.

Özel Trakya Hastanesi sahibi arkadaşım Orhan Yazgan'a sordum; '5-10 dakikada sonuç veriyoruz' dedi.

Süre son derece makul ama ücret 400 lira civarında.

Devletin avantajı ücret, özel sektörün avantajı süre.

Bu açmaz nasıl düzelir?

Edirne Valiliği ile Edirne Ticaret ve Sanayi Odası belki kafa kafaya verir de bu sorunu çözerler.

Yoksa günübirlikçi turist gelmez.

Edirne esnafının umutları boşa çıkar.

 

Yazarın Diğer Yazıları