Cüneyt Özdemir

O güvenlikçi neden öldü?

Cüneyt Özdemir

Birileri doğarken vadesi dolan ölecek elbette.

Daha önce de ölüm haberi alıyorduk.

Ancak o ölümler bir salgın hastalıktan değildi.

Şimdi çevremizdeki birçok tanıdığı Kovid-19 salgını nedeniyle kaybediyoruz.

İnsanlar panik halinde.

Çember gittikçe daralıyor.

İnsanlar, sıra onlara gelmesin diye tedbir alıyor, insanlardan, kalabalıklardan kaçıyorlar.

Kent dışında, köyde, kenar mahallelerde yaşayanlar var.

Emekliyse, çalışmak zorunda değilse, yaz aylarında tatil yaptığı yazlığını kışlık eve çevirip orada yaşayanlar var.

Bir de hiçbir şey olmamış gibi yaşayanlar var.

Tekrar olacak belki ama belirtmek zorundayım; maskeyi çenesinin altına, koluna, bileğine, gömlek düğmesine takanlar, çantasında taşıyanlar var.

Uzmanlar, iki maske takmış kişi arasında birbirlerine Kovid-19 bulaştırmalarının zor olacağını söylüyor.

Korunmak için ve karşındaki insanı korumak için maske takman yüzde 100'lük bir çözüm olmasa da bulaş riskini çok azaltıyor.

Kime söylüyorsun?

Adam bildiğini okuyor.

O zaman mecburen cezalar devreye giriyor, girmeli.

Ayrıca uzmanlar zorunlu işler dışındaki bütün işyerlerinin bir süre kapatılmasını istiyor.

Almanya öyle yapmış.

Almanya'da restoran işleten bir tanıdığım var, şu anda Edirne'de tatilde.

Alman hükümeti 'restoranı kapat, ben sana geçtiğimiz yıl beyan ettiğin vergi üzerinden yardım yapacağım' demiş.

Biz de restoranları, kahvehaneleri kapattık, berberler eli kulağında.

Ancak bizde devlet desteği ya çok az ya da hiç yok.

Bir de sanırım bazı tedbirleri alma konusunda gecikiyoruz.

Edirne Kovid-19 kaynarken Ulus Pazarı ve semt pazarları konusunda önlem almada geç kaldık.

İnsanların burun buruna dolaştığı, alışveriş yaptığı sosyete pazarı dedikleri Ulus Pazarını bir daha geçen hafta kapatabildik.

Hadi bu hafta da kapalı kalacak, sonra büyük ihtimalle açacağız yine pazarı.

Basında pek yer almadı ama şöyle bir haber var.

Ulus Pazarının güvenlik müdürü Halit Süzan, Kovid-19 salgınından öldü.

Bundan kamuoyunun pek haberi yok.

Peki Süzan bu virüsü nereden kapmış olabilir?

Herkesin ortak cevabının 'Ulus Pazarı' olduğunu kestirmek mümkün.

Akla ilk gelen yer orası çünkü.

Kim bilir o Pazar daha önce kapansaydı Halit Süzan şimdi belki de yaşıyor olacaktı.

Bana göre pazarları kapatın ve tehlike tamamen geçmeden açmayın.

İzin verilen sebze meyve pazarlarında da mutlaka önlem alınsın, tezgâhlar aralıklı olsun, müşteri yığılmalarına izin verilmesin.

Mesire yerleri, park ve bahçeler de mutlaka kontrol altında tutulmalı.

***

Altyapı çalışmaları insanları canından bezdirdi.

İnsanların arabasından, toz ya da çamurdan olumsuz etkilenen evinden hayır yok gibi.

Belediye kazılan yolları asfaltlamaya başladığını duyurdu ama bir baktık ki yapılan çalışma göstermelik.

Hatta yapılan asfalt çalışmasından şikâyetler de var.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan'a koşulsuz destek veren meslektaşlarımızdan da yakınmalar duyuyoruz.

Örneğin Mevlana Camiine çıkan yokuşu belediye asfaltlamış ama asfaltın ufalandığı ve kaliteli bir malzeme ve işçilik olmadığı belirtiliyor.

Bu asfaltı altyapının ihalesini alan firma mı yapacaktı, belediye mi o da belli değil.

Ama altyapıyı yapan firmanın çok fazla yanlış işler yaptığı, belediye ekiplerinin bu yanlışları düzeltmeye çalışırken ise akla karayı seçtiği artık ayyuka çıkmış durumda.

Durumu özetlersek; parayı kazanan firma, sıkıntıyı çeken belediye çalışanları.

Bravo (!)

 

 

Yazarın Diğer Yazıları