O dereyi kim kirletiyor?
Cüneyt Özdemir
Yine rivayetlere göre; bugünkü köy arazisi, o dönem padişah tarafından Hasan Ağa'ya tımar olarak verilmiştir.
Bursa'daki Hasan Ağa beldesinin adı da bir dönem Bursa'da
bulunması nedeniyle yeniçeri ağası Hasan'dan gelmektedir.
Neyse, dersimiz tarih değil.
Hasanağa köyü, aslında aynı adı taşıyan deresiyle bugünkü
konumuz.
Hasanağa Deresi, Salı günü gün boyu kahverengi aktı.
Köy muhtarı Mehmet Üstün, öğleden önce Çevre ve Şehircilik
İl Müdürlüğü'nü aramış.
Ama onlar köye ancak akşamüstü gelmiş; Devlet Su
İşleri'ninkisi iyice facia, olaydan bir gün sonra gelmişler. Muhtarın iddiası
böyle.
Yine muhtarın bir başka iddiası; Edirne Belediyesi'nin katı
atık depolama ve bertaraf tesisinden (EDİKAB) çıkan suların, dereye akıtıldığı
noktanın aşağısında kirlilik yaşandığı, buna karşılık üst noktada bir kirlilik
yaşanmadığı yönünde.
Daha Türkçesi; iddiaya göre Hasanağa Deresi'ni belediyenin
atık tesisi kirletiyor.
Edirne Belediyesi'nden bu konuda bir açıklama yok.
Kentin birçok sorunu hakkında suskun kalmakla suçlanan
Edirne Kent Konseyi nihayet dün bir açıklama yaptı.
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği'nden de bir açıklama, bir
girişim yok.
Kent Konseyi gidip oralarda incelemelerde de bulunmuş.
Açıklamaya şöyle bir göz gezdirdim, haber olarak diğer
sütunlarda göreceksiniz.
Lafı evelemiş, gevelemiş, belediyeyi aklamaya çalışmış ama
açıktan söyleyememiş.
Sonra da eli varmamış, kirlenmenin en büyük şüphelisinin
belediyenin tesisi olduğunu söylemiş.
Tamam anlıyoruz, belediyeden yardım alıyorlar ama belediye o
maddi yardımları yasal olarak zaten vermek zorunda.
Biz yine kirletilen dereye dönelim.
Kirlilikle ilgili belediyeden bir açıklama yok dedik.
Demek ki kulağının üstüne yatıp tartışmaların bitmesini
bekleyecek.
Olay da unutulup gidecek.
Belediyenin gayrı resmi yayın organı olan bir gazete de
'İddialar asılsız çıktı' demişti.
Dere kıyısında çekilmiş olan hatıra fotoğrafı da güzeldi (!)
'Oraya en yetkililer olarak gittik, kirlilik belediyenin
tesisinden değil' diyordu fotoğraf.
Bu işin kapatılmak istendiği belli.
Oysa kapatılmamalı; çocuklarımız var, torunlarımız var.
Bu olaya sessiz kalmak, örtülmesine izin vermek bu kente,
çevreye, insanlığa ihanettir.
Edirne Valisi Ekrem Canalp'e çağrımdır; bu olay tarafsız
uzmanlardan oluşacak bir heyet tarafından araştırılsın, incelensin, köylülerle
de konuşulsun, muhtarla da.
Muhtarın elindeki fotoğraflar, videolar incelensin.
Muhtarla ben konuştum, elindeki görüntüleri izledim,
fotoğrafları inceledim.
Elinde çarpıcı malzemeler var.
İleri sürdüğü iddialar da çarpıcı.
Akla gelen bir soru; belediye neden dereyi kirletsin?
Doğru, belediye göz göre göre dere filan kirletmez.
Ancak o tesisin işletmesi ihaleyle bir şirkete verildi.
Belediye tam olarak işin içinde değil.
Arıtma maliyetli bir şey.
Yoksa Ergene neden bu halde?
Aslında her fabrikanın arıtma tesisi var ama kullanılan
malzeme pahalı.
O yüzden kimse arıtma tesisini çalıştırmak istemiyor.
Ve son tahlilde tesis belediyenin ve sorumlu belediyedir.
Öyle şirkete verdim, ne yaparsa yapsın denemez.
Son olarak muhtarın anlatımlarında bir nokta dikkatimi
çekti.
Derede kirlenme hep yağmur yağdığında oluyormuş.
Neden acaba? Bu bir tesadüf mü? Yoksa yağış yardımıyla
kirlilik çok daha çabuk kaybolur diye yağmurlu günleri mi seçiyorlar?
İlginç bir nokta'¦