Cüneyt Özdemir

O belge sızdırıldı mı?

Cüneyt Özdemir

Sokağa çıkma yasağından muafiyetimiz var ama bu muafiyet amacına uygun kullanılmalı.

Bir habere gidiyorsak, gazeteye çalışmaya gidiyorsak, gazete işimiz geç bitti de eve dönüyorsak muafiyet geçerli de keyfi bir durum için geçerli olmamalı.

Eve geldim, sosyal medyaya bir bakayım dedim, ortalık toz duman.

Meğer Edirne Hıfzıssıhha Kurulunun olduğu ileri sürülen bir dizi karar (hatta yasak ve kısıtlamasa desek daha doğru) var ve bu elden ele dolaşıyor.

Diğer yandan da bir sürü kişi bu kararlar için 'yalan haber' diye paylaşımlar yapıyor.

Muhabir arkadaşımız Uğur Akagündüz bu konuyla ilgili bir haberi zaten yazıyordu.

'Abi ne yapalım, yayınlayacak mıyız?' dedi, 'Teyit edelim, tabi ki yayınlayacağız' karşılığını verdim.

Baktım kurulda çok tanıdık var, birini aradım.

'Biz o kararları aldık' cevabını verince haberin internet sitemize konmasını söyledim.

Hatta bizim gazetemizi dijital yolla servis ettiğimiz bir listemiz var, orada düğmeye basıyorsunuz, anında yüzlerce kişinin telefonuna gidiyor gazete veya haberler.

O listedeki okuyucularımıza da servis ettik.

Biz teyit edip haberi yaptığımız için bize iyi niyetli uyarılar geldiği gibi bir kısmı da 'ama bu yalan haber' diyen, kraldan çok kralcılar da vardı.

'Yalan haber yapan gazete pozisyonuna düşmeyelim' diye bizi iyi niyetle uyaranlara müteşekkiriz.

Kraldan çok kralcılar olsa olsa can sıkarlar.

Zaman zaman biz de herkes gibi yanılabiliriz.

Yanlış anlaşılma sonucu kazara haberde gerçeğe aykırı bir bilgi yer alsa bile bunu fırsatta düzeltiriz.

Ancak Hıfzıssıhha Kurulunun aldığı kararlarla ilgili haber böyle bir haber değil.

Yukarıda da yazdım, bizzat benim tarafımdan kaynağa teyit ettirilmiştir.

Peki böyle bir şey nasıl olabilir?

Resmi kaynaklardan 'yarım ağızla yalanlama' şeklinde açıklamalar gördük.

Dikkat ederseniz 'Bu belge sahtedir, böyle bir belge yoktur' denilmedi.

Anlaşılan belge erken sızmış.

Yazımı yazdığım saatlerde Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısı devam ediyordu.

Şöyle bir beklenti içindeyim; Kabineden sert tedbir kararları çıkacak.

O belgede yazan park ve bahçelerin geçici olarak kapatılması da gündeme gelebilir.

Ki zaten fiilen kapatılmış durumda.

Yine Cuma akşamından başlayarak Pazartesi sabah 05.00'e kadar uygulanan sokağa çıkma yasağı bu salgının yayılmaması açısından bir tedbir olarak uygulanıyor ama yasağa hiç uyulmuyordu.

Evet, bu sakatlar sıkıcı, evde otur, nereye kadar?

İyi ama biz ya da bir yakınımız hatta hiç tanımadığımız birisi bile bu virüs yüzünden ölmemeli.

Tedbirler de onun için.

Çeşitli bahanelerle yasaktan muaf tutulmuş çok sayıda kişiyi geçtim, hiçbir muafiyeti yokken yakındaki parkları dolduran, arabasına atlayıp kentin bir ucundaki markete giden ve o marketlerin otoparklarıyla dolduranlara ne demeli?

Üretim sürsün diye tarlası olan çiftçiyi muaf tutmuşlar, 'ÇKS belgen varsa tarlana gidip çalışabilirsin' demişler.

Adam 'ÇKS belgem var' diye Saraçlar Caddesi'nde dolaşıyor.

Yahu kardeşim, senin tarla Saraçlar'da mı?'

Neyse ki, Edirne Valisi Ekrem Canalp duruma el koydu.

Tüm polis ekiplerini, sokağa çıkma yasağının en çok ihlal edildiği mesire yerlerine, parklara, bahçelere ve ana arterlere sevk etti.

Yetmedi kendisi de 'kontrol nasıl gidiyor' diye kontrol etti.

Bu geçtiğimiz hafta sonu her yer kontrol altındaydı.

Bence herkes tedbirlere harfiyen uymalı, hayatı eve sığdıramazsan tabuta sığdırırsın, ona göre'¦

***

Yukarıda 'haber teyit edilmelidir yoksa eksik bilgi olur' filan dedik.

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, Uzunköprü'deki Bülbül Ormanının özelleştirilip kiralanmaması için geçtiğimiz günlerde Edirne Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne dilekçe vermek istediler.

İl Müdürlüğü dilekçeleri Edirne Valiliği'ne vermeleri konusunda uyarınca dilekçeler valiliğe verildi.

Bizim haberde olayın valilik kısmı eksik.

Bu konulara hassas olduğumuz üzere, haberdeki bu eksikliği düzeltir, özür dileriz.

Yazarın Diğer Yazıları