Nedir bu sessizlik?
Cüneyt Özdemir
Edirne'de bu habere kim sevinmezdi ki.
Edirne
Belediyesi'ne ait otogarda kira sözleşmesi bitmişti.
Otogar
ihaleye çıkarılacak.
Hem de bir
paket halinde değil de her yazıhane ayrı ayrı ihaleye çıkarılacaktı.
Bu da
rekabeti getirecekti.
Rekabet
kaliteyi.
Kalite
gelince daha bir yaşanır olacaktı şehir.
Bu kararın
alındığı tarih 2019 Mayıs ayının başıdır.
2018
yılının sonlarına doğru ise otogarın nasıl ihale edileceği, şartnamede nelerin
yer alacağı kararlaştırılsın ve meclise gelsin diye görevlendirmeler
yapılmıştı.
Yani süreç
2018 yılı sonlarından başlıyor.
Aşağı
yukarı 14-15 ay geçmiş hâlâ otogarın yeniden kiralanmasında bir arpa boyu yol alınmamış.
İşler
kaplumbağa hızıyla ilerliyor.
Peki neden
bu kadar ağırdan alınıyor bu işler?
Eski
kiracılar babanızın oğlu mu?
Değil
elbette'¦
Eee! O
zaman nedir bu laçkalık?
Otogarın
mevcut işletmecisinin sözleşmesi bitmiş.
Şu an
Edirne Otogarındaki işletmeci muhtemelen 'kira' olarak değil 'ecrimisil'
yoluyla ödeme yapıyor.
Peki bakın
ecrimisil ne anlama geliyor?
'Ecrimisil,
haksız işgal tazminatı anlamına gelir. Bu tazminatın söz konusu olabilmesi
için; bir malın veya taşınmazın haksız şekilde, kötü niyetli olarak, mal
sahibinin veya idarenin izni dışında kullanılmış olması gerekir.'
Eğer bu
yolla ödeme alınıyorsa bu yanlış.
Çünkü
ecrimisil için kötü niyet ve haksız olarak, 'işgal' olacak.
Ve bu
artık kira değil, tazminat oluyor.
Belediye
bir an önce bir ihale düzenleyip kendi malını gerçek bir fiyata kiraya
vermelidir.
Bunca
zamandır iyi hazırlanmış bir dosyayla ihale düzenleyerek malını kiraya
vermemenin altında bir şeyler aranmaz mı?
Aransın,
aranmasın birileri kulağının üzerine yatmış, kimseleri duymuyor.
Başka
kulağın üzerine yatılmış neler var?
Alın size
Hasanağa Deresi.
Herkes
konuştu, belediyeden tık yok.
Nedendir
bilinmez, çıtları çıkmıyor.
Daha başka
ne var?
UNESCO
görünümlü ödüller var.
Sorduk
belediyeye 'Bu organizasyon şirketine ve enstitüye para verdiniz mi?' diye.
Daha bir
cevap yok.
Ama yaygın
medya, o enstitüden (ki enstitü olup olmadığı tartışılır) ödül alanların
yüklüce para verdiklerini ortaya çıkardılar.
Bir ödül
için rayiç bedel 90 bin lira.
Bizim
belediye iki ödül aldı; 180 bin lira.
Bunlar
açıklanması lazım, yoksa nerede şeffaflık, nerede hesap verebilirlik?
Yine
sessizliğin hâkim olduğu bir başka konu ETUS'ta buharlaştığı ileri sürülen
milyonlar.
Bu konuda
da Edirne Belediyesi'nin bir açıklamasını bekleriz.
Haksız
mıyız?
Kesinlikle
değiliz.
Yerel
yönetimler halkın, seçmenin kafasında olan her türlü kuşkuyu gidermek
zorundadır.
Her
koşulda şeffaf olmalılar.
***
Yukarıda
ETUS konusu geçince ETUS Başkanı Hakan Giyik için buraya bir not koymanın elzem
olduğunu düşündüm.
Yazdığım
haber ve yazılara cevap vermek için düzenlediği basın toplantısında beni,
gazetem GÜNDEM'i, Hudut Gazetesi'ni ve yazarı Bülent Ayan'ı ve AK Parti Merkez
İlçe Eski Başkanı Cem Kürkçü'yü hedef gösterdi.
Diğer
isimler ne yapar bilmem ama ben buradan ilan ediyorum; başıma bir şey gelirse
sorumlusu, beni açıkça hedef gösteren ETUS Başkanı Hakan Giyik'tir.