Ne olacağını kim bilir?
Cüneyt Özdemir
Eğer bir ülke; kendi sınırlarını tehdit eden bir terör unsuru varsa ve bu unsur/unsurları başka bir ülkede ordusu ile vurur ya da mücadele etmeye başlar ise buna da operasyon/ harekat denir. Bahar Kalkanı Harekatı'nın başladığı açıklandı. Harekat ise askerlik terimlerine göre; bir asker birliğine çarpışma, çevirme, kovalama gibi belli bir amaçla yaptırılan eylemlere denir. Bu terimler çerçevesinde söyleyebiliriz ki, Suriye Ordusu ile resmen savaşa girmiş bulunmaktayız. Gazamız mübarek olsun, askerimizin ayağına taş değmesin. Şu an için on bin civarında Türk askerimizin İdlib ve civarında olduğunu biliyoruz. Bu sayı arttırılıyor ve arttırılacak. '˜Arap Baharı' sonrası domino etkisi ile neredeyse tüm diktatörler gitti. Suriye ise son taştı ve on yıla yakındır iç savaş var. Ordumuza yaptıkları hain saldırı ile artık resmen bizimle de savaştalar. Şehitlerimizin ruhları şad olsun, ailelerine sabırlar dilerim. Gazilerimizin de bir an önce iyileşmelerini temenni ediyorum. Türkiye'de milyonlarca Suriyeli var iken Suriye ile savaşa giriyoruz. Onlarca istihbarat örgütünün binlerce ajanı ülkemizde fink atıyor. Özellikle Rus ajanlarının çokluğu herkes tarafından biliniyor ki Türkiye'deki Rus mafyasının da içinde oldukları söylentileri var. Ülkemiz içerisinde Milli İstihbarat Teşkilatı'mızın garip olayların yaşanmaması için kimseye göz açtırmayacağına inanıyor ve ümit ediyorum. Savaşta her şey mubahtır sözünü unutmamakta fayda var.
Edirne'mize yığılan binlerce mülteci ise Avrupa'ya gitme
hayaliyle Yunan ve Bulgar kapılarına yaslanıp duruyor. Özellikle Yunan tarafı
sert müdahale ediyor. Mültecilerin arasına sızan bir provokatör / ajan tuttu ki
Yunan tarafına ateş açtı. Ne olur sizce? Bu insanları 'kapıları açtık
gidebilirsiniz' diye salmak Türk devlet örf ve geleneklerine biraz ters sanki
değil mi? Yapılması gereken bir hamleydi '“bence yıllar önce yapılmalıydı- ama
bu şekilde değil. Edirne insanını ürkütmeden bu mültecileri de ziyan zebil
etmeden yapılmalıydı. Binlerce kişinin olduğu yerde bir tuvalet bile yok. Çalı
çırpı toplayıp, yakarak ısınmaya çalışıyorlar. Koca koca adamlara üzülmüyorum
da aralarında çocuklar var, onlar masumlar. Ateşin başında kuru ekmek yiyen bir
kız çocuğu gördüm ekranlarda, insanın yüreğine oturuyor. Plastikten çadır
yapmışlar orada korunmaya çalışıyorlar. Yetkililerimiz umarım bir an önce çözüm
bulurlar. Aç olan insan her şeyi yapar; halkımız da mağdur oluyor. Sosyal
medyada birçok paylaşım gördüm. Birkaç dükkanın yağmalandığına şahit olduk,
onlara da geçmiş olsun.
Yakın zamanda neler mi olur?
Ülkemizin mecburen uyguladığı kapı açma politikası -ki
İdlib'den yeni bir göç dalgası beklenmektedir- sebebiyle Avrupa ülkeleri
vizeleri bir süreliğine askıya alabilir ya da kaldırabilir. Çizmeden görülen o
ki; Korona virüsünün üzerine birde '˜Göçmen Krizi' Avrupa'yı çok ürküttü. Bu
sebeple kalıcı çözümler bulma yolunda ciddi adımlar atacaklardır, göreceksiniz.
Savaşın kazananı ya da kaybedeni yoktur, sonuç itibarıyla insanlar ölür fakat
Türk ordumuza yapılan hain saldırı bir savaş nedenidir ve gerekeni yapmak
gerekir. Cengiz Han'ın bir sözü şöyledir; 'Savaşı seçtin, ne olacaksa olacak ve
biz ne olacağını bilemeyiz. Tanrı bilir'
Ne mi olacak?
Onu da Tanrı bilir'¦