Mutlu yıllar!
Cüneyt Özdemir
Bir an önce bitse de kurtulsak dediğimiz 2020'yi yemişiz bile.
İzninizle bir kez de 'Vay canına!' demek istiyorum.
'Sonunu göremeyeceğiz galiba' derken, koskoca yılı bitirmişiz.
'Bugünler geçecek mi?' diye başladığımız macerada tam olarak yolun neresindeyiz
hala belli olmasa da iyi - kötü buralara kadar geldik.
En çok kendimizi tebrik etmemiz gerek sevgili okur!
Bugünlere gelmek büyük bir başarı.
Normal şartlarda yılbaşı akşamı için planlarınız neydi, bilmiyorum.
Salgın olmasaydı ne yapardınız sahi?
Belki dışarı çıkacaktınız, belki arkadaşlarınızla, ailenizle bir araya
gelecektiniz.
Bir - iki kadeh bir şey içerdiniz belki ya da kendinize güzel yemekler
yapardınız/söylerdiniz.
Belki de havai fişek gösterisini izlemeye çıkardınız.
Yılbaşı pastası keserdiniz belki.
Tombala oynardınız evdekilerle ya da partide dans ederdiniz.
Televizyondaki programlarla neşelenirdiniz.
Ya da yılbaşı konserine giderdiniz.
Belki de dört günlük tatili fırsat bilir, ne zamandır aklınızda olan bir yere
'kaçamak' yapardınız.
Belki de yılbaşı çekilişinde size çıkan iş / sınıf arkadaşınıza hediye alma
işini son dakikaya bırakmış olurdunuz.
Ya da mesainin son saatlerine doğru iş arkadaşlarınızla küçük bir yeni yıl
kutlaması yapardınız, çaylı -kahveli.
Eve gelen misafirler için yemeklerle uğraşıyor olurdunuz belki.
Ya da güzel bir lokantanın yılbaşı programında eğleniyor olurdunuz.
Belki de evde tek başınıza olurdunuz kendi yılbaşı programınızı kendiniz
hazırlardınız.
Belki de o gün de çalıştığınız için yorgunluktan saat 12'ye gelmeden
uyuyakalırdınız.
Öyle ya da böyle, yalnız veya birden fazla kişilikle yeni yıl planlarımız
vardı.
Şimdi hiç öyle salgın planlarımızı elimizden aldı, istediğimiz gibi kutlama yapamayacağız
diye sızlanmayacağım.
Şahsen karamsar olmayı, olaylara karamsar tarafından bakmayı seven biri
değilim.
Yanı başımızdaki salgın artık etkisini yitirdiğinde geriye enkaz kalmasın diye
kendi çapımda uğraşıyorum.
Burada her buluşmamızda da bu işin içinden tek başımıza çıkamayacağımızı ve
aslında hiçbirimizin hissettiklerinin aksine bu yolda yalnız olmadığını söylüyorum.
Bu yazıda da aynı şeyleri tekrarlıyorum belki ama olsun.
Dönüp bakınca 2020'den hatırlamamız gereken tek şey belki de budur?
Velhasıl kelam sevgili okur, bu akşam yanında olmak istediklerimizin yanında
olamasak da kutlamaya değer bir akşam.
Gidenleri sevgi ve saygıyla uğurladığımız, kalanlarla ve aramıza yeni
katılanlarla sımsıkı sarılıp yola devam ettiğimiz bir akşam bu akşam.
Sonuçta bu akşama kadar neler neler atlattık.
Yolun burasına kadar gelmişiz bu ana kadar içinden geçtiğimiz deneyimlere,
duygulara, düşüncelere bir dönüp bakmadan, onların da uğurlanabilecek
olanlarını uğurlamadan olmaz.
Ufak da olsa bir kutlama şart oldu.
Hem yeni yıla girerken bazı şeyleri mesela umutsuzluk, karamsarlık, mutsuzluk
gibi yanımızda taşımamıza gerek yok.
Bendeniz, sevgili yazarınız olarak bu yılı iyi ya da kötü deneyimleyen herkese yeni
yılda sevgi, sağlık ve umut diliyorum.
Umutsuz olmaz.
Ve bu akşam kutlamayı hak ediyoruz.
Hayatta kalarak.
Hayatta kalmamız için çabalayan bütün herkese şükranla'¦
Mutlu yıllar sevgili okur.