Cüneyt Özdemir

Milletin müşterek sesi kısılmasın

Cüneyt Özdemir

Moda bir deyim de bulunmuş 'Kâğıt olarak yokuz, 24 saat sizinleyiz.'

Anlamı şu; artık gazeteyi kâğıda basmayacağız, internetten yayın yapacağız.'

Başka çıkış yolunu bulamayan böyle yapıyor.

Girdi maliyetleri artmış, personel giderleri artmış ama gazetenin fiyatı aynı.

Ya da hadi diyelim az bir zam yaptınız.

Aslında bugün gazete satışı ve reklamla yaşamaya karar veren bir gazetenin bir nüshası hiç abartısız en az 5 liraya satılması lazım ancak bu tabi ki mümkün değil.

Yaygın gazeteler bu krizi aşmak için tasarruf yoluna gidiyor.

Yakın zamana kadar 300 kişinin çalıştığı içine girildiğinde cıvıl cıvıl bir ortam gördüğünüz gazetelerin artık içi boşalmış 20-30 kişi kalmış, kalmamış.

Öyle olunca gazeteler haber üretemiyor, olaylara muhabir gönderemiyor.

Herkes oturmuş abonesi olduğu ajansın ekranı başına, orada haber devşiriyor.

Özel haber yok gibi.

Zaten habercilik konusundaki ödenekler neredeyse sıfıra inmiş.

Bundan 20 yıl önce öyle miydi?

Yeter ki özel haber olsun, dünyanın öbür ucuna gidiliyordu.

Bir haber için Edirne'den Moldova'ya taksi kiralayıp gitmiştim.

Yaklaşık bin 300 kilometre.

Nereden nereye gelmişiz diye verdim örneği.

Yaygın basın böyle de yerel basın farklı mı? Yerel basın da can çekişiyor.

Keşan'da Önder Gazetesi 58 yaşında bir gazetedir.

Kuruluş tarihine baktım, benimle yaşıt.

Sahibi ve kurucusu Feyzullah Aktan bu süre içinde gazetenin de basılmış olduğu matbaayı saymazsak gazetecilikten başka hiçbir şey yapmadı.

Bu süre içinde bir kişi, kurum, parti hiçbir şeyin önünde eğilmedi.

Ama nereye kadar?

Önder Gazetesi 31 Aralık yani yılın son günü son sayısını yayınlayıp 'elveda' dedi.

Bir çıkış yolu, bir destek bulunamazsa yarın, öbür gün Edirne'de ve başka birçok yerde kapanan gazeteler olur.

Oysa yerel gazete o kentin, o ilçenin aynasıdır, serbest kürsüsüdür.

Politikacı nerede sesini duyuracak?

Herhangi bir uygulamadan mağdur olan esnaf derdini nereye anlatacak?

Vatandaş bir haksızlığa uğradığında onun sesini kim duyuracak?

Tabii ki yerel basın, bunun başka bir yolu yok.

Ancak Edirne yerel basını bugünlerde zorda.

Sorunlar ve özellikle mali kriz nedeniyle Edirne yerel basınında bıçak kemiğe dayanmış durumda.

Bunu aşmanın tek yolu Edirne esnafı, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları yerel basına destek olması.

Nasıl mı?

Abone olarak, özel günlerde kutlama ilanları vererek.

Yerel basının yok olmasına izin vermeyiniz.

Yerel basın yok olursa Edirne'nin sesi de kaybolur.

Atatürk'ün dediği gibi 'Basın milletin müşterek sesidir.'

'Milletin müşterek sesi' kısılmasın, buna izin vermeyelim.

Bu konuda herkese iş düşüyor.

***

Dün GÜNDEM'de 'Adrese teslim kadro mu?' başlığıyla bir manşet haber yayınlandı.

Trakya Üniversitesi'nde bazı okul ve bölümlere açılan kadrolara başvuracak kişilerde aranacak şartlar soru işaretleriyle dolu.

Hem de ne soru işareti?

Merak ediyorum, Edirne Lisesi'nden alt devremiz, rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu'na bunları kim yaptırıyor?

Sevgili Erhan, bunları sana kim yaptırıyor yani özel şartlar koyarak o alanda eğitim görmüş insanları değil alan dışından gelen kendi adamlarını almaya çalışıyor bilmiyorum ama bunun faturası onlara değil sana çıkar, bilesin.

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları