Cüneyt Özdemir

Millet açken vekili tok yatıyor

Cüneyt Özdemir

Vergi levhası olup serbest çalışanlar iki ay boyunca 600 Avro maddi yardım aldılar. İşletmelere faizsiz kredi kullanma şansı ve borçlarını dondurma, vergilerini askıya alma gibi yardımlar yapıldı. İşçilerin bazılarına çalıştıkları şirketler peşinen ödeme yapıp devlet yardımını işçilerine bekletmeden direkt olarak kendileri verdiler. Maaşların yüzde seksenini devlet ödedi; ödedi ödemesine de aradan 4 ay geçip parasını bu ayın 15'inde alanlar oldu. Yani ulaşan yardım rahmetli Kemal Sunal'ın bir filmindeki gibi çok vakitsiz geldi. Filmde başroldeki kahramana büyük ikramiye çıkıyordu fakat kendisinin çok az bir ömrü olduğu için parasını umumi helaya yatırıyordu. Niye bu alana yatırım yaptınız diye soru sorduklarında verdiği cevabı buraya yazmama gerek yok, filmi izleyenler hatırlar. Buradaki olayda üç aşağı beş yukarı aynı sayılır. İnsanlar aylarca para beklerken iki uyanık vekil yasadaki bir boşluktan faydalanıp 600 Avroyu cebe indiriyor. Aslında kanunen bir sıkıntı yok çünkü vergi levhaları yani başka meslekleri de olduğu için 600 Avroluk yardımı alma hakları var fakat bu vekiller devletten 200 bin Avronun üzerinde milletvekili maaşı da alıyorlar. İnsanda biraz utanma olur değil mi? Böyle düşünüyoruz yalan mı? Demek ki utanmıyorlar. Çoluğu çocuğu olup evinde ekmeği olmayan insanlar dört gözle gelecek yardımı beklerken sen git garibanın 600 Avrosuna göz dik. Edep ya hu!

Buradan nereye geleceğim biliyor musunuz? Etik siyaset yapmayı ve düzgün insan olmayı kendine ilke haline getirmemiş insanlar var olduğu sürece ve bizim başımızda siyaset yaptıkları müddetçe dünya olarak hiçbir yere varamayacağız. Yukarıdaki örnek İtalya'dan, aynısı belki Fransa'da, Almanya'da ya da Türkiye'de de oldu ya da olacak. İnsanın olduğu her yerde bu tip sorunlar olmaya devam edecek ta ki bizler siyasetçilerin samimiyetini gerçekten çözüp onlara buna göre oy verene kadar. Genel başkanların şak diye tepeden inme gösterdikleri adayların yerine ya da körü körüne partiye oy vermektense; doğru, dürüst ve çalışkan olduğuna inandığımız adayları meclise yollayabilmeliyiz yoksa sen aç yatarken meclise yolladığın vekil örnekteki gibi senin hakkını da yiyor olabilir. Eğer durumdan memnunsan sıkıntı yok, böyle devam edebilirsin ama bunun hiçbir ahlaki ve etik yanı olmaz.

Millet aç yatarken üç beş kuruşa tenezzül edenler bizden değildir, onları kendi hallerine bırakıyor ve biraz kış ile ilgili konuşmak istiyorum. Geçen haftalarda bahsetmiştim yine üzerinde durmak istiyorum. Vaka sayılarındaki artış beni biraz düşündürüyor. Bu hastalığın komplo teorisi kısmını atlayarak bunları söylüyorum. Bana öyle geliyor ki Kasım /Aralık'tan Mart ayının sonlarına kadar bizi yine evlere kapatacaklar, demedi demeyin. Neden mi böyle diyorum? Sadece bir öngörü diyelim çünkü gidişat onu gösteriyor. Bir bakıma ekonomik savaş içerisinde olduğumuzda kesin, ondan şüpheniz olmasın. Eğer dediğim tarihlerde yine karantina başlar ise bu sefer durum çok ağır olur gibi geliyor. Özellikle ekonomik yönden bir felakete yol açar. Düşünün iki ay evde kalıp dört ay alacağını alamamışsın, şimdi aynısı kış üstü başına gelirse ne yaparsın? Tedbiri elden bırakmamakta fayda var. Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart koskoca beş ay. Olur mu böyle bir şey? Neden olmasın ki? Daha önce kim ihtimal veriyordu 2 ay evlere kapatılacağımıza? Hiç kimse değil mi? Bu sebeple yatıp kalkıp dua ediyorum, umarım iç sesim beni yanıltıyordur yoksa bu işin sonu bir fiil dünya savaşına gider. Benden söylemesi...

Yazarın Diğer Yazıları