Cüneyt Özdemir

Mesleğe Biraz Sagı

Cüneyt Özdemir

Dünkü gazetemizde Hamzabeyli'de meydana gelen bir trafik kazası vardı.
Haber akşam saatlerinde geldi, kaza yapan servis aracının firmasını aradık, telefona çıkan görevliden sürücünün öldüğünü öğrendi arkadaşlarımız.
Dahası telefondaki ses ölen sürücünün yakını mı, arkadaşımı mı bilmiyoruz ama ölüm haberini verdikten sonra ağlamaya başladığını ilettiler.
Ve isyanı var ölen için.
Onların iddiasına göre sürücü kaza sırasında şoför mahallinde sıkışıyor ve saatler süren çalışmadan sonra kurtarılıyor.
'Saatler' diyoruz, peki kaç saat?
Kimine göre üç saat, kimine göre iki buçuk saat'¦
Düşünebiliyor musunuz; bir kazada yaralı bir insan sıkışıyor ve üç saat boyunca kurtarılamıyor.
Burada iki şey olabilir.
Ya oraya giden ekip bu konuda eğitilmemiş ya da araç gereçleri yeterli değil.
Benim bildiğim Edirne'ye tam donanımlı bir kaza kırım aracı alındı.
Öyleyse eksik olan ne?
Bu insan neden öldü?
Bunu masaya yatıralım.
Gerekirse bir soruşturma açılsın.
İnsanlar öldükleriyle kalmasın.
Bir ihmal, bir suç varsa sorumluları hesap versin.
Yoksa insanlar ölmeye devam ederler.
Sonra kanıksarız bu ölümleri'¦
Sıradanlaşır her kazada bir '“ iki ya da 5-10 kişinin ölmesi.
Bence bu işin peşine önce Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan düşmeli.
Yine kentin mülki amiri olarak Vali Günay Özdemir de bu işin peşini bırakmamalı.
Üç saat can çekiştikten sonra sıkıştığı yerden çıkarılabilen yurttaşımızın ailesi, meslektaşları, çalıştığı firma da geçiştirilmesini izin vermemeli.
O zaman insan yaşamına saygı duyulan, önem verilen bir kent, bir ülke oluruz.
Özetle 'Vah, vah, yazık olmuş' ve 'Allah rahmet eylesin' ile geçişmesin bu tür ölümler.
***
Biz ve diğer meslektaşlarımız Edirneli okuyucuya kaliteli haber ve kaliteli gazete verebilmek için çaba sarf ediyoruz.
İyi niyetli, rekabeti dürüstçe yapan meslektaşlarımıza boynumuz kıldan ince.
Ancak öyle durumlarla karşılaşıyoruz ki, 32 yıllık meslek yaşamımdan utanıyorum.
Hiç gitmedikleri haberlere imza atmalar.
Kendisi binlerce kilometre ötede tatildeyken, güya burada haber takip edenler var.
Hiç çalışmayan muhabir adına imza atanlar var.
Bütün bunları Basın İlan Kurumu'nun getirdiği bazı kriterler için yapıyorsunuz, anladık ama mesleğe de biraz saygınız olsun.
Yazık ki, böyle olunca iyi olanla kötü ve taklitçi olan aynı kefeye konuyor.
Oyun bittikten sonra şahla piyonun aynı kutuya konması gibi.
Bu adalet mi?
Değil tabi'¦
***
GÜNDEM'de daha önce yazar arkadaşlarımız gündeme getirdiler;
İhtişamlı iftar yemekleri düzenlemek belediyelerin görevi midir diye sordular.
Bunlara ek olarak imsakiye bastırmak görevleri arasında var mıdır diye sormak isterim.
Yani sırf yandaşa iş olsun diye imsakiye, takvim, ajanda vs bastırmayı bırakın lütfen.
Size o paraları, o vergileri bunun için ödemiyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları