Cüneyt Özdemir

Melih Bulu'ya bile yaranamadın

Cüneyt Özdemir

'Aman Allah'ım o ne öyle?' dedim.

Gerçekten bırakın bir akademisyeni kahvehanede sohbet eden sıradan bir vatandaşın ağzına bile yakışmayacak sözler sosyal medyada paylaşılmış.

Kahvehanede söyleseniz (gerçi şimdi kahveneler kapalı) çok çok masada beraber oturduğunuz 3-4 kişi, hadi bunları yüksek sesle konuştunuz kahvehanedeki herkes duydu.

Duyanlar 20-30 hadi olsun 50 kişi, daha fazlası duyamaz bu lafları.

Burada tekrar etmeyeceğim ama olur ya haberlerde, internette denk gelmeyenler için özetleyeyim;

Prof. Dr. Kılıç, Boğaziçi Üniversitesi'ne atanan Prof. Dr. Melih Bulu'yu protesto eden öğrencilere yönelik resmen tehditler yazmış.

Öyle böyle değil, bir gecede işlerini bitirecekmiş, ertesi sabah tekrar işlerine giderlermiş.

Yani bir gecede hepinizin icabına bakar yarın da işimize gider, işimize bakarız.

Arkadaş bu nedir yahu?

Efendiliğimi, demokratlığımı elden bırakmadan önce şöyle bir şey söylemek isterim.

Prof. Dr. Kılıç veya herhangi bir başka akademisyen öğrencilerin protestolarını tasvip etmediğini, yanlış bulduğunu, öğrencileri kınadığını belirtebilir.

Nasıl ki, birçok sivil toplum kuruluşu, siyasi parti, siyasetçi, akademisyen, sanatçı, aydın, yazar hatta sıradan vatandaş Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin eylemini destekliyorsa, bir başkası da yanlış bulabilir.

Ama hiç kimse öğrencilere 'abdestim var zaten, sizi asarım, keserim sonra da ertesi gün hiçbir şey yokmuş gibi işime giderim' diyemez.

En azından bir kamu görevlisi, bir akademisyen diyemez.

Sen kimsin de öyle diyeceksin?

Bütün bunları söyledikten sonra tepkiler gelmeye başlayınca sıkıyı görüp bunları bir güzel siliyorsun.

Neden peki?

Senin ideolojin, inancın sıkıyı görene kadar mı?

Bak bu paylaşımını silmeseydin, beyanında ısrar etseydin 'helal' derdim.

Israrı bırak, sildiğin paylaşımın hemen arkasından bir de açıklama yaptın.

Yok efendim; 15 Temmuz'da vatana kast edenler varmış, o vatana kast edenler bir gecede halledilmiş, Kılıç da oraya gönderme yapmak istemiş.

Bugünlerde yine darbeye zemin hazırlamaya kalkanlaraymış bütün bu ifadeleri.

Paylaşımında 'Boğaziçilimisin', 'Boğazdışılımısın' diyorsun, açıkça Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini kast ediyorsun? (Profesör olmuş ama 'mi' ve 'mı' soru eklerinin ayrı yazılacağını bilmiyor.)

Şimdi niye kıvırıyorsun?

***

Prof. Dr. Kılıç, Trakya Üniversitesi'nde (TÜ) görevlendirmeli yani kadrosu orada değil.

Onu burada tutan kim? Tabi ki TÜ rektörü.

Peki neden burada tutuyorlar?

Öyle dünyaca tanınmış, makalelerine atıfta bulunulan bir profesör mü?

Edirne kamuoyu artık merak içinde, bu kişi neden hala burada?

Rektörlük seçimleri öncesi kendisiyle yazıştık, rektör adayı olup olmadığını sordum.

Bana cevaben 'Murat Bey, benim kadrom başka yerde. Ben rektör adayı değilim. Yeni rektörümüz benimle çalışmak isterse görevime devam ederim. İstemezse kadromun olduğu yere dönerim' demişti.

Demek ki ikinci kez TÜ Rektörlüğüne atanan Prof. Erhan Tabakoğlu 'kal' demiş.

Bu kişinin kalemini AK Parti'nin de kırdığını AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın meclisteki konuşmasından anlıyoruz.

CHP grubunun hatibi AK Parti'ye bu kişi üzerinden yüklenince 'YÖK de savcılar da gereğini yapar' diyor Turan.

Peki TÜ Rektörü Prof. Tabakoğlu sen ne bekliyorsun, Edirne'yi ve Trakya Üniversitesi'ni Türkiye'ye ve dünyaya rezil eden bu kişiyi görevden almak için ne bekliyorsun?

***

Başlığa 'Melih Bulu' yazdık da şu satıra kadar Bulu ve Kılıç'ı doğrudan ilgilendiren ortak bir noktanın ele alınmadığını düşündünüz, doğru.

O başlığı şunun için atmıştım.

Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanması Türkiye ve dünyada tepkilere neden olan Prof. Dr. Melih Bulu bile, Kılıç'ın paylaşımı yanlış bulmuş ve demiş ki; 'Akademisyen sorumluluğuna sığmayan bu tür talihsiz açıklamalar, uzlaşı kültürümüzün önünde engeldir.'

Gördün mü, Bulu'ya bile yaranamamışsın.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları