Cüneyt Özdemir

Maskem, masken, maske..

Cüneyt Özdemir

Çin'den sonra virüsün en çok etki altında bıraktığı ülke, sizlerin de bildiği üzere Avrupa'nın güneyinde yer alan İtalya idi. Ağır bir karantina dönemi yaşadıktan sonra normalleşmeye başlayan hayat okulların açılması ve kışın gelmesi ile birlikte yavaş yavaş yine eski günlerine yani kabusa dönmeye meyil ediyor gibi. Son günlerde yaşanan olumsuz hava koşulları İtalya'nın kuzeyinde birçok şehirdeki normal yaşamı alt üst etmiş durumda. Aşırı yağış dolayısı ile oluşan sel sonucu bazı şehirlerde yollar kullanılmaz hale gelirken 4 adet köprünün çöktüğü açıklandı. Bu bölgelerde olumsuz hava şartlarından dolayı okullar tatil edildi. Öğrenciler açısından bakarsak şanslı bir durum da diyebiliriz aslında. Bütün günü okulda, dört duvar arasında maskelerle geçiren çocuklar evlerinde biraz da olsa rahat nefes almış olacaklardır. Cana geleceğine mala gelsin deriz, ne kadar da doğru bir söz.

İki üç gün öncesi sosyal medya üzerinden yayılan ve Almanya merkezli olan sahte bir haber ile sarsıldık; 6 yaşında bir çocuğun okul servisinde fenalaşarak hayatını kaybettiği ve bunun sebebinin maske takması sonucu karbondioksit zehirlenmesi olduğuna dair bir paylaşımdı. Çocuklarını okula gönderen aileler üzerinde şok etkisi yarattı. Binlerce insanın paniğe kapılmasına neden olan bu paylaşımın asılsız olduğu Alman yetkililer tarafından açıklandı. Her ne kadar 'fake' yani sahte / asılsız haber olsa da insanların kafasında soru işareti bıraktı. Ben; 5 Ekim tarihinde bir sebeple hastanede bulunmak zorundaydım. Sabah 7'den öğlen geç saatlere kadar hastanede olduğum için maskem de sürekli takılıydı. İşlerimi halledene kadar ara sıra dışarıya hava almaya çıkmış olsam da bir süre sonra baş ağrısının başladığını fark ettim. Maske takmak gerçekten de çok basit bir iş değil, bu konuda hem fikir olduğumuzu zannediyorum. Eve döndüğüm zaman kendimi toparlamam bir saati geçti. Hastane ortamı normalde de insanı yorar, ona bir şey dediğim yok. Fakat maske ile kalabalık ve kapalı ortamda bulunmak gerçekten de farklı. Bu tecrübeyi yaşayanlar eminim bana hak vereceklerdir. Şimdi gelelim okula giden çocuklara. Nefes almakta zorlanırken öğretmeninin anlattıklarına konsantre olmasını ve dinlediklerini eskisi gibi (maskesiz) normal şekilde cevaplamasını nasıl bekleyebiliriz? Bana göre İtalyan hükümeti bu konuda yanlış yaptı. Ülkemizdeki gibi internet üzerinden eğitim vermeliydi. Okul servislerinden tutun da, okulda yemek konusuna, dersliklerdeki tertip düzene varana kadar her şey fiyasko. Önümüz kış, o çocuklara ne kadar maske taktırırsan taktır, illaki grip de olacaklar, kabakulak da, çiçek hastalığı da. Bunlar normal şeyler, bizler de yaşadık fakat bu dönemde evde kalmak ve bilgisayar başından eğitim almak en güzel çözüm olacaktı. Maske yüzünden ölen insanlar var, evet bu da doğru. İnsanın kendi nefesi yani dışarıya verdiği karbondioksit, kendisinin hastalanmasına ya da zehirlenmesine neden olabilir. Örneklerini gördük ve görmeye devam ediyoruz. Ülkemizde internet üzerinden eğitimler devam ediyorken kademeli olarak yüz yüze eğitimde başladı / başlıyor. Tüm öğretmen ve öğrencilerimize sabır ve başarılar diliyorum. Sizler ebeveynleri olarak onlara tembihlemelisiniz ki; eğer kendilerini kötü hissediyorlar ise hemen ve hiç tereddütsüz öğretmenlerine iletmeliler. Bu işin şakası yok. Ders yansın telafi edilir ama hayati konuların telafi olmaz.                                                                      

***

Bu arada Venedik maskeleri ile ünlü bir şehirdir. 1500'lü yıllardan kalma bir gelenektir. İtalyanların gurur kaynağıdır Venedik Festivali. Bu yıl maalesef maske deyince akla Venedik Festivali değil Kovid -19 salgını geliyor. Benim de aklıma Gaio Giulio Cesare'ın (Sezar) o meşhur sözü geliyor;  'Veni, vidi, vici' yani 'Geldim, gördüm, yendim.' Bu sözün 2020 versiyonu da olsa olsa  '˜Maskem, masken, maske'dir sanırım.

Yazarın Diğer Yazıları