Cüneyt Özdemir

Manzara böyleyken işimiz zor

Cüneyt Özdemir

Solunum cihazına bağlı hasta kalmamıştı.

Yatan hastalar arasından durumu iyi olanlar evlerine gönderiliyordu.

Sonra ne oldu, nazar mı değdi?

Yine onlarca 'pozitif' vaka yine karantinaya alınan apartmanlar.

Sıfıra düşmüş vaka sayısının yeniden artışa geçtiğini hastanelerdeki kaynaklarımızdan öğreniyoruz.

Edirne küçük yer, son zamanlarda tanıdığımız insanların da korona virüs testinin 'pozitif' çıktığını duyuyoruz.

Örneğin meslektaşımız Nihal Özocak, komşularından birinin koronalı olduğu tespit edilmesi üzerinde apartman karantinaya alınınca 14 gün karantinada kalmıştı.

Meslektaşımızın kısmetsizliği olsa gerek, aynı apartmanda bir karı '“ koca ve bakıcıları da korona virüslü çıktı.

Yani Nihal ikinci kez 14 günlük bir karantina yaşayacak.

Yani durum ciddi.

Aman dikkat!

***

Pozitif vakalardaki bu artış neden?

Elbette 'nazar' değdiği için değil.

Biz GÜNDEM olarak genelde evden çalışıyoruz.

Piyasada nöbetçi ve gönüllü olarak bir arkadaşımız var; Uğur Akagündüz.

Diğer arkadaşlarım Uğur'a takviye olmanın yanında sosyal medya, internet mecrası başta olmak üzere her yeri tarıyorlar, telefonla, SMS'le veya diğer haberleşme kanallarından yansıyan duyum, söylenti vs ne varsa dikkate alıp araştırıyor ve oradan haber çıkarmaya çalışıyor.

Ama 'evden' çalışma biçimini seçtik.

Üstelik bir anda gazete taşıma işini ilk biz yaptık.

Hiçbir arkadaşımı bu salgına kurban vermeye niyetimiz yok.

Ben de gazeteyi evden yönetiyorum, yazılarımı evden yazıyorum.

'Evde kal' çağrısına uyuyorum yani.

Ne kadar evde kalmak gerekli olsa da zaman zaman ben de zorunlu olarak dışarı çıkıyorum.

Bunun için genelde işlerimi biriktirip bir günde çözmeye çalışıyorum ki, sık sık dışarı çıkmayayım.

Geçtiğimiz günlerde işlerim nedeniyle kent merkezine kadar gittim.

Gidişte durakta bekledim ve ETUS minibüsüne bindim, yolcu çok azdı ve her yolcu maskeliydi.

Oturma planı da uygulanıyordu.

Kent merkezindeki işlerimi görürken karşılaştığım manzaralar pek iyi değildi açıkçası.

Saraçlar Caddesi'ne kontrollü girilebiliyordu.

Ama öğleden sonra bu kontrol gevşiyor, girenleri kontrol etmekle görevli olanlar bir kenara çekilmiş sohbete dalmışlar.

Görevlilerde maske var ama çoğunun ağzını burnunu kapatmıyor, çenesinin altında.

Görevli maske takmazsa vatandaşa maske sorabilir mi?

Kendisi takmadıysa, maske sorduğu vatandaş ona 'Sen maske takmış gibi bana maske soruyorsun' demez mi?

Oysa maske takmayan mutlaka kontrol edilmeli, takmamışsa buna bir yaptırım uygulanmalı.

Maskede durum içler acısı ama sosyal mesafe konusunda da durum farklı değil.

Birçok yerde sosyal mesafeye dikkat edilmiyor.

Aynı gün eve yine ETUS minibüsüyle döndüm.

Meteorolji durağında minibüs beklemeye başladım.

Salgından önceki günlerde olduğu kadar yolcu yoktu, doğru.

Ama minibüs sayısı da çok düşüktü.

Örneğin bineceğim minibüs gelene kadar durakta yarım saat bekledim, geçen minibüs sayısı dört idi.

Oysa diğer zamanlarda o durağa dört minibüs peş peşe girerdi.

ETUS seferleri çok azaltmış belli.

Bu arada durakta bekleyenlerin kendi aralarında konuşurken duydum; sabah işe gelmek için bir saat kadar durakta beklediklerini anlatıyorlardı.

Gelen minibüse bindim, öndeki yolcuların dizilişine göre ben de arkadaki bir koltuğa oturdum.

Yolcular genelde maskeli.

Ancak sorumsuz bir kişi Dingo'nun ahırına girer gibi bindi minibüse.

Ne maske var, ne de 'Herkes maskeli ben neden maskesizim' pişmanlığı.

Ve ETUS şoförünün kendisine bir uyarısı olmadı.

Toparlayacak olursak; herkes kurallara uymadığı için işimiz zor.

Bu salgını tam 'önledik' derken belki de yeni vakalar ortaya çıkacak.

Neden?

Tabi ki konan hiçbir kurala uymayan bu ve buna benzer sorumsuzlar ve tabii ki, kural tanımayanlara gerekli yaptırımları uygulamayan görevliler yüzünden.

***

Edirne Belediye Meclisi bugün olağanüstü toplanıyor.

Gündem dışı ne tür konular getirilecek bilmiyoruz çünkü genelde CHP grubu birçok konuyu böyle getirerek meclisten geçiriyor.

Bugün görüşülecek konularda birisi dikkat çekici.

Salgın nedeniyle yolcu kapasitesi çok düşen ETUS zarar etti ya şimdi bu zarar Edirne Belediyesi tarafından karşılanacak.

Alınmak istenen kararın özeti bu.

Bu konuyla ilgili 17 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan kanunda 'toplu taşıma hizmetinin kesintisiz olarak yürütülebilmesiyle sınırlı olacak şekilde' ibaresi var.

Yani ETUS, ekonomik bir güçlük nedeniyle toplu taşıma hizmetini kesintisiz yürütemeyecekse böyle bir yardım yapılmalı ki bu hizmetini yerine getirsin.

ETUS, bir saatte bir geçen minibüsle 'kesintisiz hizmet' yaptıysa hiç durmayın, bu milletin parasını verin (!) tabi.

***

Uğur Akagündüz kardeşimizin manşetini okudunuz sanırım.

Cana Kılıç adlı bir öğretmen ve bir grup meslektaşı, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'la bir video konferansa katılmış.

Bakan dememiş, başıma bir şey gelir, beni sürerler filan dememiş, Edirne'deki liselere biçilen kontenjan kontenjanını yüzüne yüzüne söylemiş.

Tanımıyorum ama helal olsun sana Cana Öğretmen.

Bu ilin milletvekillerinin, politikacıların yapamadığını sen yapmışsın.

Bravo!

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları