Mahalle ve Hasanağa
Cüneyt Özdemir
Adları 'mahalle komitesi' veya 'mahalle meclisi' idi ve sonuç olarak mahalle örgütlenmelerini hedeflemişlerdi.
Yukarıda da söylediğim gibi, mahalleleri örgütlemeyi başaran
sol yapılar başarılı olmuşlardı.
12 Eylül darbesi solu ezince bu kez sahneye Milli Selamet
Partisi'nin (MSP) devamı olan Refah Partisi (RP) çıktı.
Solun boş bıraktığı yoksul mahallelerde sokak sokak, kapı
kapı örgütlendiler.
ANAP yolsuzluklarından bıkıp Sosyal Demokrat Halkçı Parti'ye
(SHP) yerel iktidar kapılarını açan vatandaş aynı yolsuzlukları SHP'de görünce
dümeni RP'den yana kırdı.
SHP'nin zaten mahalle örgütlenmesi yoktu, RP ise var gücüyle
mahallelerde örgütlendi.
Sonuç olarak RP'ye yerel iktidar kapılarını mahalleler
(özellikle kenar mahalleler) açtı.
Anlatmak istediğim mahallelerde iktidar değilseniz yerelde
veya genelde iktidar olsanız bile en kısa zamanda o makamları kaybedersiniz.
***
Bu 'mahalle' girizgahı neden?
Edirne Kent Konseyi (EKK) epeydir mahalle meclislerinden
bahsediyor.
Amaç mahallelerde meclisler kurmak; gerçekten hedef çok
güzel belirlenmiş.
Ancak 'içi' ya da 'altı' boş bir hedef.
Sen böyle bir hedef koyuyorsun ve Genel Kurul yapıyorsun ama
toplantına gelen muhtar yok.
Mahallelerdeki meclislerde yer alacak kimse yok.
Bu kadar mı?
Edirne Belediyesi'nden bir belediye başkan yardımcısı, bir
birim müdürü var mı?
Bırakın onu bunu Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan
gelmemiş.
Sen hangi mahalle meclisinden bahsediyorsun?
EKK iyi niyetini sürdürüyor, sayfasında şu açıklamayı
buldum:
'Kent Konseyi Yürütme Kurulu ve Belediye Meclisi tarafından
en az üç kişinin belirlenerek Mahalle Meclisleri Yürütme Komisyonu kurulması ve
bu komisyonun aşağıdaki önerileri tartışarak karar alıp gerçekleştirmesi uygun
görülmüştür.
1- Mahalle Meclisi tanımında ortaklaşılarak kamuoyu ile
paylaşılması,
2- Belediye Başkanlığının çağrısı ve Kent Konseyi
yetkilisinin de katılacağı Muhtarlar toplantısı yapılarak Mahalle Meclisleri
oluşumunda Muhtarlarımızın bilgilendirilmesi,
3- Kentin Sivil Toplum Örgütleri ile bir araya gelip konu
hakkında bilgilendirme çalışmaları yapılması,
4- Kentli Hakları konusunda eğitim çalışmaları yapılması ve
komisyon tarafından yapılan afiş ve broşürlerin kentliye dağıtılması,
5- Önceden belirlenen yer ve zamanın bildirilerek tespit
edilen pilot mahallelerde Mahalle Meclisi kuruluş toplantıları yapılması ve bu
toplantılarda mahalledeki okul idaresi ve aile birlikleri gibi hizmet kurum
yetkililerinin de katılımının sağlanması,
6- Mahalle Meclislerinin kurularak katılımcı demokrasinin
hayata geçmesi amacıyla yerel idarenin Mahalle Meclislerinde tartışılarak
alınacak kararların yerel yönetim tarafından ciddiyetle değerlendirileceğini
beyan etmesi.'
Umudum yok ama yine de beklemedeyim, çıkmayan candan umut
kesilmez.
***
Yukarıda hep EKK'nden bahsettik.
EKK'nın başkanı emekli öğretmen Ziya Gökerküçük'tür, Ziya
Hoca hemşehrimdir, eski tanışırız.
Ziya Hoca, EKK Başkanı olarak geçtiğimiz hafta
Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde düzenlenen Trakya Platformu toplantısına
katıldı.
Ve orada yaptığı konuşmaya göre Edirne'de yer yerinden
oynaması gerekir.
Ne mi diyor Ziya Hoca?
Mealen diyor ki, 'Hasanağa Deresi'nin kirletilmesiyle ilgili
içeriden bilgi aldık, Edirne Katı Atık Birliği'ne (EDİKAB) ait katı atık
bertaraf tesisinin içinden bilgi alıyoruz, (Arıtmayı çalıştırırsak 100 bin lira
fazladan giderimiz oluyor, yağmurlu havalarda kirli çöp suyunu dereye bırakıyoruz.
Dere götürür) diyorlar.'
Ama su tahlilleri temiz çıkıyor.
Görevden alınan Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Abdullah
Bülbül, köy muhtarı ve köylülerin ısrarına rağmen kirli sudan numune almak
istemiyor.
Sahi Bülbül neden görevden alındı?
Bu rezaletin müsebbipleri, müdahilleri ne zaman ortaya
çıkacak.
Merak içindeyim.