Lavanta çılgınlığı
Cüneyt Özdemir
Biz de dahil olmak üzere bütün yerel gazetelerde 'lavanta' haberlerinden geçilmiyor. Oysa kaç tane tarlada lavanta ekilmiş diye sorsanız alacağınız cevap 'İki ya da üç tarla' olacaktır. Bunu bir 'fetiş' haline getirmenin alemi yok. Çünkü içi boştur.
Yarın, öbür gün tarlaların büyük bölümü artık lavanta veya
gül tarlasına döner o zaman anlarım.
Ama anlaşılan birileri kendilerini ön plana çıkarmak için
böyle bir 'yöntem' bulmuş.
Oysa hakikatten 'kaç tarlada lavanta ekili?' sorusunu
sormamız lazım.
***
Lavanta olayı gereğinden fazla şişiriliyor, abartılıyor. Öyle
ki, bu konuyu faaliyet alanı arasına alan Edirne Turizm Tanıtma Derneği
bugünlerde bununla yatıp kalkıyor. İyi, güzel, eyvallah!
Ama bu STK'mız o kadar kendinden geçmiş ki, faaliyetlerini
yerel basınla değil ulusal alanda yayın yapan haber ajansıyla paylaşıyor. O
ajanslar 'Sen işi bize ver, onlar zaten bize abone' diyor olabilirler.
Ama hiçbir ajansa abone olmayan gazeteler var. Bir de ben
böyle etkinlikleri kendi muhabirime takip ettirmek isterim. Ama bu STK sanırım
'Benim yerel basınla işim yok' diyor. Peki, senin yerel basınla işin olur mu,
olmaz mı, göreceğiz.
***
Hazır, lavantadan bahsetmişken bu konuda çabaları olan
Makine Mühendisi dostum Hüseyin Erkin'den bir e-posta aldım. Onu okuyucularımla
paylaşmak isterim:
Murat bey kardeşim, merhaba! Bilmiyorum takip ediyor musun?
2014'den beri Edirne ve Trakya'da tıbbi aromatik bitki yetiştirilmesi,
özellikle de lavanta türlerinin yetiştirilmesi konusunda kafa yoruyoruz. Çok
sayıda konferans ve tanıtım, seyahat yaptık. Geçen yıl Tarımsal Araştırma
Enstitüsü'nce tanıtım amacıyla 'Lavanta Tarla Günleri' yapıldı. Güzel de oldu.
Lakin bu yıl iş biraz abartılarak 'Edirne Mor Turizmi, Agro Turizm'
başlıklarıyla basında duyurular yapılarak, lavanta dondurması, kurabiyesi
yapılarak lavantanın turizmi olarak da değerlendirilmesi düşünülmüş. Bu düşünce
de güzel. Lakin biz henüz çiftçilerin tarlalarına yeterince ektirecek ortamı
yaratamadık ki turizm halinden faydalanalım. Ziraat odalarıyla ve ticaret
borsalarıyla bu konuda çalışıyoruz. Geçen yıl Keşan - İpsala '“ Enez'de Tıbbi
Aromatik Yetiştiricileri Kooperatifi kurduk. Benzerini Lalapaşa - Süloğlu bölgesi
içinde kuracağız. Biliyorsunuz tıbbi aromatik bitkiler için bölgemizin tarımsal
olarak zayıf arazileri bu işe çok uygun. Bu iş için önceki yıllarda Bulgaristan
seyahatlerimde etkilenmiştim. Sonra Kazanlık, Yambol. Defalarca gittim. Fransa'nın
Provions bölgesini gezdim (turizm dahil dünyada birinci) Araştırma Enstitüsü
müdürü Adnan Beyi 2015 yılı sonuna doğru lavanta yetiştirilmesi konusunda ikna
ettim. Ertesi yıl orman bölge müdürlüğüyle görüştük, orman genel müdürlüğü bu
konuda ülke genelinde yönetmelik çıkararak orman vasfını kısmen kaybetmiş
alanlara tıbbi aromatik bitki, lavanta, dikimi için uygulamaya başladı.
Nitekim, Edirne orman işletme müdürü de Uzunköprü'de, Edirne'de uygulamaya
başladı. Uzunköprü Kaymakamlığı da geçen yıl Salarlı köyünde dikim yaptırdı.
Çiftçide yavaş da olsa heyecan oluşmaya başladı. En önemlisi de Edirneli
işadamları Susesi Ailesinin Edirne OSB'deki PEREJA fabrikası lavantayı işlemeye
talip olmayı planlıyor. Bu sayede Edirne'de bir istihdam sağlanacaktır. Birkaç
yıl sonra lavanta turizmi de olacak inşallah. Benim önemli muratlarımdan biri
de gülün anavatanı sayılabilen Edirne'de yeniden gül (rosa damscus)
yetiştiriciliğinin başlamasıdır. Bu konuda araştırma müdürünü ikna etmeye
çalışıyorum. Trakya Üniversitesinin Güllapoğlu Yerleşkesinin olduğu bölge
geçmiş yıllarda gül bahçelerinin olduğu alanlarmış. Derenin adı da zaten
Güllapoğlu Deresidir.
***
Kırkpınar döneminde bir fotoğraf sanatçılarına yönelik bir
de gazetecilere yönelik fotoğraf yarışması yapılıyor. Mesela; fotoğraf sanatçılarına
yönelik yarışmada, bir dönem gazetemizde muhabir olarak çalışan Sabri Kök'ün
itirazı var. Fotoğrafı gördüm; bana göre hakkı yenmiş bir fotoğraf.
Ama herkesin değerlendirmesi, bakış açısı, algısı farklı
oluyor. Basın mensuplarının katıldığı yarışmada da sonuçlar açıklandı. Orada da
bir çok itiraz var ama DHA muhabiri Ali Can Zeray'ın itirazı dikkatimi çekti. Kimsenin
aldığı ödüle itiraz edecek değilim ama sanırım bu yarışmaları biraz daha 'adil,
tartışmasız, inanılır' hale getirmeliyiz. Neden tartışmalı hale getiriyoruz ki?
Bir de her başvurana 'sergileme, satın alma' ödülü niye ki?
Bazı gazeteci arkadaşlarımızın 3-4 fotoğrafı 'sergileme'
almış. Bu yarışmaları gazetecilerin belediyeden 'sergileme' adı altında
'harçlık' alma yönteminden çıkarmalıyız. Çeşitli gazetelerde 'gazetemize şu
kadar ödül' başlıklarıyla haberler gördüm. GÜNDEM'e hiç ödül yok. Neden
derseniz, 'katılmadık' da ondan.
***
Edirne Gazetesi'nin bazı haberlerini, başlıklarını
eleştirmiştim. Dünkü manşetlerinin hattını da teslim etmek boynumuzun borcu
olsun. Muayene için gittiği İstanbul'dan dönüşte ambulansta çıkan yangında
yanarak ölen 3 aylık Rojin Singer bebekle ilgili 'Ürkütücü İddia' haberleri acı
bir gerçek ama gazetecilik açısından da son derece başarılı bir haber. Hem
gazetenin yazı işleri müdürü olması hem de habere imza atması nedeniyle Şener
Urfa'yı buradan tebrik etmeliyiz.