Kulağınıza küpe olsun!
Cüneyt Özdemir
İl ve ilçelerin kurtuluş bayramlarında çeşitli olayların canlandırması olur.
Ayrıca kurum ve kuruluşlar da resmi geçitte yer alırlar.
Meslek kuruluşları mesleklerini temsil eden bazı mizansenler
yaparlar.
Geçtiğimiz günlerde Keşan'ın kurtuluş bayramında ilçenin
kahveciler odası bir traktör römorkunda yaptıkları mizansende bir okey masası
oluşturdu.
Masanın '˜yancı'ları da unutulmamıştı.
Mizansende okey masasına yancılık yapan iki kişi vardı.
Çok inandırıcı mizansendi, görünce GÜNDEM'e manşet yaptık.
Dün Edirne'deki kurtuluş bayramı törenlerinde de mizansenler
vardı.
Geçen araç konvoyunda Edirne Toplu Ulaşım Sistemi'ne (ETUS)
ait 4 minibüs de vardı.
Minibüsler gıcır gıcır.
Ama minibüsler boştu.
Doğrusu minibüslerde gerçeği yakın bir mizansen görmek
isterdim.
Mesela Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan'ın 'Ne yapalım,
öyle ruhsat verilmiş' dediği ETUS araçları balık istifi geçseydi dün.
Ruhsat verilmiş dedikleri yolcu taşıma sayısını unuttum.
Konuyu çok iyi bilen bir dostuma sordum.
'ETUS'un araçlarında 59 yolcu taşınabilir' dedi.
Vallahi hafıza-i beşer nisyan ile maluldür, ben Gürkan ve
ETUS yöneticilerinin 'ruhsatta var' dediği yolcu taşıma kapasitesini unuttum.
Aklımda 50'nin üstünde bir rakam var ama emin olamadım.
O dostum da karıştırmış olabilir mi?
Ama bu 59 ise oraya 59 garson boy (ki Japonların büyük bir
kısmı garson boy) Japon vatandaşı koysanız yine de olmazdı.
Üstelik Gürkan'ın bana sözü var.
'Selimiye Meydanı'nda bu araçların ruhsatlarında yazdığı
kadar yolcuyu bindirmenin deneyini yapacağız' demişti, hatırlıyorum.
Neyse, bu deneyi bir yıl sonraki kurtuluş kutlamalarında
yapalım.
Yoksa ETUS araçları boş geçecekse katılmasınlar daha iyi.
***
Turizm konusunda uyarılarda bulunuyoruz, yöneticilerin,
turizm alanındaki sivil toplum ve meslek kuruluşlarının umurunda değil.
Daha dün Selimiye yakınlarında kuşyemi satıcılarının
turistlere 'zorla' denecek derecede sırnaşarak yem sattıklarına tanık oldum.
Kadın turist 'istemiyorum' diyor, kurtulması ne mümkün?
Mendil satıcısı öyle, dilencisi öyle.
Tamam dezavantajlı insanlara 'seyyar satıcı' adı altında
istihdam sağlayalım.
Ama bir anlamda kendisine 'ekmek' verilen insanlar da bu
kentin turizmine balta vurmasın.
Şimdi biz bu eleştirileri buradan yazıyoruz ya size
olacakları söyleyeyim.
Bugüne kadar hiçbir önlem almamış belediye görevlileri gidip
o insanları oradan kaldıracak o insanları ekmeğinden edecek.
Sorduklarında da 'gazeteler yazdı, yazınca bize de emir verildi'
diyecekler.
Kardeşim bu yanlış.
Herkes; otoparkçısı, seyyar satıcısı, restoranı, çay bahçesi
vs herkes denetlensin.
Hiç kimse bu kentin turizmine dinamit koymasın.
Ayıptır, günahtır.
Bu turistler 60 km uzaktaki Kırklareli'ne, 80 km Lüleburgaz'a
kaçarlar ki, yavaş yavaş kaçıyorlar.
Bu Edirne, Kapıkule yolu ve E-5'in OLİN yakınlarında kurulan
seyyar tezgahlarda 'Edirne Peyniri' diye satılan ancak gurbetçi gideceği yere
vardığında tenekeden kum veya taş çıktığı o hainlikleri unutmasın.
Sonra ne oldu?
Yıllarca Edirne'ye gurbetçi gelsin diye beklemedi mi bu
esnaf?
Kulağınıza küpe olsun o zaman.
Bugün yapılanlar da o günlerden farklı değil.