Komplo teorisi
Cüneyt Özdemir
Salgının ilk gününden beri salgınla ilgili her kafadan bir ses çıkıyor.
Benim gözümde salgınla birlikte en çok görünür olan şeylerden biri de 'komplo
teorileri.'
Komplo teorileri elbette salgın öncesinde de vardı.
Ben komplo teorisyeni değilim, halihazırda inandığım herhangi bir teori de yok.
Her ne kadar geçen haftaki yazımda astrolojiye inandığımı söylesem de, bilimsel
verileri ve bilim insanlarının insanlığa katkısını asla ve asla es geçecek
değilim.
Hele ki konu sağlıksa'¦
Tıp bilimini küçümsemenin de kimsenin haddine olduğunu düşünmüyorum.
Salgının ortaya çıkışıyla beraber gündem diğer meselelerden 'mecburi' arınınca
ve her kafadan bir ses çıkmaya başlayınca komplo teorileri daha görünür oldu demiştim.
'Aşı'yla birlikte daha da arttı.
Aşı karşıtlarının ve her zaman 'büyük oyunu' görenlerin de işin içine
girmesiyle, aşıyla birlikte bir nebze olsa da rahatlamayı planlayan insanlığın
kafasının karıştığını görmek ve etraftaki insanlardan, sosyal medyadan sürekli
'Bu büyük oyunun bir parçası' anlamına gelen iddialar duymak/görmek de sinir
bozucu.
Neler yok ki?
'Aşıda çip var DNA'mızı değiştirecekler' den tutun da 'Aşı olan eşcinsel
oluyormuş'a kadar çeşit çeşit desen desen komplo teorisi var elimizde.
O yüzden bu hafta 'Komplo teorisi nedir', 'Komplo teorilerine inananlara nasıl
davranmak lazım' biraz konuşalım istedim.
Yazının bundan sonrasında yer alan bilgiler için de teyit.org, BBC, BBC
Türkçe'de yer alan araştırma haberleri ile Vikipedi'den yararlandım.
Komplo teorisi Türk Dil Kurumu'na göre 'bir kimse, kuruluş veya ülkeye karşı
gizlice, zarar verici tuzak kurulduğu varsayımına dayanan düşüncelerin tümü'
demek.
Vikipedi'de yer alan tanımsa 'bir olayın veya durumun, diğer açıklamalar daha
olanaklı iken genellikle farklı politik güdülere sahip, kötücül ve güçlü
grupların komplolarına başvurularak açıklanması.'
teyit.org'da yer alan araştırmada ise komplo teorileri üzerine çalışan
akademisyen Michael Barkun'a göre bir komplo zımni (üstü kapalı) olarak üç önerme
içeriyor; 'Hiçbir şey tesadüf değildir. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Her
şey birbirine bağlıdır.'
(Ne kadar da bayram ziyaretinde konu dünya gündeminden açılınca gaza gelerek 'Büyük
oyunu görün. Hiçbir şey tesadüf değil. Hiçbir şey!' diyen uzaktan akraba
falanca enişteyi özetleyen sözler!)
Etrafınızdaki insanları biraz gözlemlediğinizde komplo teorilerine inananların
sadece belirli bir kesime ait olmadığını çok net görebilirsiniz sevgili okur.
Komplo teorileri 'zihin egzersizi' olarak görülse de genelde düşünmenin bittiği
yerde ortaya çıkıyormuş.
Bu sebeple özellikle salgınla ilgili teorilere inananları belki biraz mazur
görebiliriz (içinde bulunduğumuz koşulları düşünürsek bir sığınma alanı
yarattığından bahsediyor uzmanlar) ama yine de 'eleştirel düşünce' bu değil.
Uzmanlar bir de komplo teorilerine inanan arkadaş ve akrabalarınıza karşı nasıl
davranacağınızı da araştırmış.
(Bunca zahmete ancak çok sevdiğiniz, önem verdiğiniz biri için girilir ama yine
de aktarayım aklınızda bulunsun.)
BBC Türkçe'de yer alan habere göre bu kişilere karşı davranışlar ana hatlarıyla
şunlar; sakin olmak, dalga geçmek yerine empatiyle yaklaşmak, kişiyi eleştirel
düşünmeye teşvik etmek, iddialarını sorgulamaya sevk edecek sorular sormak ve
hızlı sonuç beklememek.
Hepsini yaptınız ve karşınızdakinde bir gelişme göremediniz diyelim ya da en
kısa yoldan sonuç istiyorsunuz o zaman size tavsiyem ancak şu üç kelime olabilir
sevgili okur:
'Yav he he'