Cüneyt Özdemir

Kışa Hazırlık

Cüneyt Özdemir

Eski günlere nazaran halimize şükür. Kim bilebilirdi böyle bir yıl olacağını? İki aya yakın evde kapalı kalmış bir kişi olarak söylüyorum; kendimi ev hapsinde tutulan Güney Afrikalı lider Nelson Mandela gibi hissetmediysem yalan söylemiş olurum. Bu süreçte aklıma gelen tek isim oydu. Ülkesinin insanları için yaptığı mücadele takdire şayan bir olay. Anti sömürgeci ve ırkçılığa karşı vermiş olduğu mücadele gerçekten inanılmaz. 1993 yılında Nobel Barış Ödülü, Amerika Birleşik Devletleri Özgürlük Madalyası ve Sovyet Lenin Nişanı dahil iki yüzün üzerinde ödül kazandı. Afrika'nın en unutulmaz ve efsanevi ismi'¦

'Virüsten girdin, Mandela'dan çıktın' diyeceksiniz şimdi, biliyorum. Konuyu hemen bağlıyorum; ev hapsi, virüs ve kış hazırlıklarından bahsetmemin sebebi tabii ki bir takım endişelere dayanıyor ve sizlerle bunu paylaşmak istiyorum. İtalyan basınında son günlerde virüs vakalarında hafif de olsa bir artış görülmeye başlandığı yer alıyor. İnsanların özellikle deniz sezonu olması nedeniyle ve tatil modu ile rahat davranışlarından kaynaklı vaka sayısının arttığı savunuluyor. Bir kesim insan ise 'Bu büyük bir yalan, aşıyı satmak için uydurulan bir senaryoydu' deyip kontrolün olmadığı noktalarda kafasına göre rahatça hareket ediyor. Yaşanan birtakım olumsuzluklardan sonra hükümet maske takmama cezasını 1000 Avro olarak kararlaştırdı. Eğer mekan sahibi maske takmayanı içeriye alıp, servis yapıyorsa dükkanın belli bir süre mühürlenme cezası bile var. Şimdi elimizdeki mevcut iki teoriden yola çıkarak kış hesabı yapalım. Çevremizdeki insanlar gerçekten de uyulması gereken kurallara uyuyorlar mı sizce? Mesela sosyal mesafe ve maske takma konusunda dikkatli miyiz? Mümkün olduğunca kalabalık mekanlardan uzak durmaya çalışıyor muyuz? Spor, düzgün beslenme ve temizlik konusunda herkes gereken özeni gösteriyor mu? Bu soruların cevabı hayır; ki zaten normalde de böyle olması lazım. Çünkü insanoğlu doğası gereği bireysel olarak ne kadar çok özen gösterse de toplum olarak bunu beceremez. Çünkü bizler sürüler halinde yaşayan, disiplinli bir kuş sürü değiliz. Kışları göç etmediğimize göre olduğumuz yerin şartlarına göre hareket ediyor ve insanların davranışlarını değiştiremeyeceğimizi de biliyoruz. Yani sonuç olarak perşembenin gelişi çarşambadan belli olur misali havalar soğumaya başlayınca, insanımızın yapısı gereği eski günlerin çok daha ağırı geri geliyor demektir. Tabii burada varsayımdan bahsediyoruz, kalbimiz ve aklımız kesinlikle böyle bir şey olmasını istemiyor, isteyemez. Bu varsayıma dayanarak kışa iyi hazırlanmakta fayda var diye düşünüyorum. Eğer tekrar evlere kapanırsak Mandela'nın yaptığı gibi ya da küçük bir kar topunun çığa dönüştüğü gibi değerli şeyler yapmalıyız. Bu sefer sadece ekmek, pizza ya da mangal yapmak ahmaklık olur biraz sanki. Siz ne diyorsunuz bilemiyorum tabii. Gelelim ikinci teoriye yani birilerinin aşı satması için ya da dünya nüfusunun sistematik olarak azaltılması çalışmaları için bu virüsün ortaya çıkarıldığını varsayalım. Böyle şeylerden daha önce çok bahsedildi, ben de birkaç kez konuyu sizlerle konuştuğumu hatırlıyorum. Ben; takriben 500 bin insan hayatını kaybeder ve aşı öyle ortaya çıkar demiştim haftalar önceki yazılarımda. Aşı ile ilgili çok büyük gelişmeler olduğu söyleniyor ya da aşı zaten vardı ama şimdi insanları alıştıra alıştıra piyasaya sunacaklar. Diyelim ki aşı yapmak zorunlu ve ben bunu istemiyorum çünkü büyük bir oyun olduğunu düşünüyorum. Etrafımdaki binlerce kişiyi de buna inandırdım ve büyük protestolara imza attım. Sizce bu virüs kışın döner mi dönmez mi? Bence döner, dönecek de göreceksiniz. Bu sefer daha ağır olacak hem de. İşte o zaman evlere kapanırsak; birer Mandela olarak çıkmalıyız sokaklara. Bu dünya bizim, bizler de bu doğanın birer parçasıyız. İnsanlığın Afrika'da başladığı söylenir birçok kaynakta. Mandela '˜'Afrika'nın Babası'' olarak alınır. İşte bizlerde bir baba, bir ana gibi sahip çıkmalıyız bu dünyaya ve insanlığa. Çorbayı, unu, şekeri yine koyun bir kenara ama unutmayın ki eğer birileri bizimle oynuyorsa onlara haddini bildirmek bize düşer. Biz insanlara...

Yazarın Diğer Yazıları