Cüneyt Özdemir

Kendi ayağına sıkmak (bilmem kaçıncı kez)

Cüneyt Özdemir

Yine inatla yazıyorum; Edirne turizm konusunda yaptığı hatalar nedeniyle kendi ayağına sıkıyor.

Turiste kötü davranıyoruz, turiste fahiş fiyat çekiyoruz, kötü mal satıyoruz.

Yeterli otoparklarımız yok, olanlar da istenilen düzeyde değil.

Yeterli tuvaletimiz yok, evet, yeterli ve temiz tuvaletimiz yok hakikatten.

Bakın tuvalet konusu çok önemli.

Bir tuvalet konusu aşağıda Pazarkule gümrüğünü konu alan bölümde olacak.

***

Geçtiğimiz Pazar günü Pazarkule Gümrük Kapısı çok kalabalıktı.

Çok sayıda Yunan, Alman, Bulgar ve tabii ki Türk plakalı araç vardı.

Araç kuyruğu Yunan topraklarına kadar uzamıştı.

Ve yaya geçişleri müthiş kalabalıktı.

Ben de oradan geçtim.

Beni tanıyanlar şikayetlerini dile getirdiler.

Belli ki gümrük idaresi bu kadar yaya ve otomobilin giriş çıkış yapacağını kestirememiş.

Olsun, hiç beklemediğin bir anda olağanüstü koşullar oluşabilir.

İdare buna hazırlıklı olacak.

Müdür, şef her kimse pratik çözümler üretecek.

En büyük şikayet; yayaların çok olması nedeniyle otomobil giriş çıkışının aksamasıydı.

Pazarkule gümrüğü dar bir alan.

Ama oranın otobüs giriş çıkışı da var.

Türkiye'den çıkış yapacak araç ve yayalar için orasını açsan içerideki gişelerin bir tarafını giriş yapan yayalara, diğer tarafı giriş yapan araçlara ayırsan sorun çözülecek.

Ama bu inisiyatifi kullanacak yetkili olmalı.

Sıradan memur ne yapsın?

İkinci ve son derece önemli şikayet; uzayan kuyruklarda bekleyenlerin tuvalet ihtiyacı.

Saatlerce bekliyorsun ve tuvalet yok, tuvalete gitmeye kalkıyorsun, polis 'yasak' diyor.

İşkenceyi düşünebiliyor musunuz?

Hiç kimsenin oradaki turiste, yabancıya işkence yapmaya hakkı yok, önlemini al, tuvalete gitmesine izin ver.

Umuyorum ki, Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü ve Edirne Emniyet Müdürü bu yazımı okur ve uyarılarımı dikkate alır.

Biz de ülke ve millet olarak ülkemize gelen turistlere rezil olmaktan kurtuluruz.

***

Komşu ülke Bulgaristan yerel yöneticilerini seçmek için sandık başındaydı.

Bulgaristan'da oy sayım işleri biraz yavaş ilerliyor.

Ancak dün öğrenebildiklerimize göre; Edirne'nin kardeş şehri Kırcaali'de Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) adayı, mevcut belediye başkanı Hasan Aziz önceki gün yapılan seçimleri de ilk turda kazandı.

Kırcaali aslında bir vilayet.

Edirne'yi düşünün, merkezde belediye var ilçelerde de var, orada da bunun benzeri var.

Kırcaali vilayetine bağlı şehirlerin hepsinde (HÖH) adayları kazanmış, Kırcaali'de kaybedilen belediye yok sizin anlayacağınız.

Bu konunun üzerinde neden duruyorum?

Öncelikle, yukarıda da söyledim; Edirne ve Kırcaali kardeş şehiriz.

Bir başka konu ise; yıllardır Kırcaali'de yerel seçimleri kazanan Hasan Aziz'in muhtemel HÖH üst düzey yöneticiliği, hatta siz buna genel başkanlık da diyebilirsiniz.

Bunca zamandır belediye başkanlığını kimseye kaptırmayan birisinin mensubu olduğu HÖH'de liderlik zamanı da gelmiş olabilir, kim bilir.

Bizi ilgilendiren bir başka yer; aynı ülkenin Haskovo (Hasköy) ili, çünkü bu ille de Edirne işbirliği yaptı.

Ancak bir parka 'Ermeniler Parkı' adı verilince aramız açıldı.

Haskovo'nun yeni belediye başkanı, iktidar partisi GERB'in adayı Stanislav Deçev oldu.

Mevcut belediye başkanı Dobri Belivanov ise yüzde 5'lerde kaldı.

Şimdi yeni başkanla yeniden işbirliği kapıları açılacak mı yoksa süreç böyle devam edecek, göreceğiz.

Edirne ile ortak proje çalışmaları yapan ancak Ermeni soykırımının Bulgar parlamentosu tarafından tanınması yönünde tavsiye kararı alan ve bu yüzden Türkiye'yle ilişkileri bozulan bir başka il Yambol.

Burada resmi olmayan sonuçlara göre belediye başkanlığı seçimi ikinci tura kaldı.

Buradaki seçim sonuçları Edirne ve Türkiye'yi ilgilendiriyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları