Cüneyt Özdemir

Katolik nikahı

Cüneyt Özdemir

O kadar insan yolumu kesip 'Aylardır maaş alamıyoruz, neden yazmıyorsunuz?' diyordu.
Yazmadan olmazdı.
Biz insanların içine karışan adamlarız.
Halkın arasında dolaşırken onlara dertlerini sormanıza bile gerek yok.
Edirne küçük yer, yıllardır gazetecilik yapıyoruz, herkes biliyor.
İnsanlar kendileri söylüyor derdini.
Söylerken de 'Belki yazar da sorun çözülür' diye düşünüyor.
***
Edirne Gazeteciler Derneği'nin 30. kuruluş yıldönümünü kutladık önceki akşam.
Bu kadar koşuşturmanın, stresin arasında biraz olsun eğlendik.
Yemeğe Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve Edirne milletvekilleri Okan Gaytancıoğlu ile Erdin Bircan da davetliydi.
Müteşekkiriz, davete icabet ettiler ve hatta birer de konuşma yaptılar.
Yukarıda açtığım konuyla ilgili diye Gürkan'ın konuşmasına değinmek istiyorum.
Mealen; siyasilerle gazetecilerin ilişkisinin Katolik nikahına benzediğini belirtti.
Yani siyaset basınsız, basın siyasetsiz olmaz; doğru da.
Bazen gazetelerin yazdığı haberler politikacıların hoşuna gitmese de doğruları yazmışsa, içi doluysa, teyitli bir haber veya yazıysa en azından 'adam doğruları yazmış' diyoruz kendi kendimize.
Eğer bir politikacı bunu yapabiliyorsa bu da doğru bir davranış.
İşçilerin maaş alamadığı yönündeki yazımın kısmen doğru, kısmen yanlış olduğunu söylemeye çalıştı.
Kısmen yanlış dediği şey ise; bazı birimlerde işçilerin alacağının olmadığıydı.
İstisna kaideyi bozar mı?
Birkaç kişinin alacağı yok diye bütün belediye işçileri maaşını almış mı oluyor?
Neyse ki, konuşmasında 'En azından kendi kendimize (Adam bizi eleştirmiş ama doğru yazmış) diyebiliyoruz' dediği olay tam da bu işçi maaşları meselesidir.
Yazdıklarımda yalanlanacak bir şey yok.
Nasıl teyit aldığımı yazının sonlarında yazacağım satırlarda göreceksiniz, şimdi konuyu dağıtmayayım.
Gerçi Başkan konuşmasında birkaç kez 'Murat çok yazıyor mesela' diye sataştı.
30 yıla yakın dostlukta hoş görülebilecek şeyler bunlar.
Sigara molalarında kapı önünde de konuştuk.
Çıkarken kendisine espri bile yaptım hatta; 'Kılıçdaroğlu ile işi bağladım, STK kontenjanından belediye meclisine giriyorum. Orada daha fazla konuşacağım' dedim.
'İşi bağlama' kısmı tabii ki şaka.
***
Şimdi gelelim, işçilerin maaş alamadığı iddiasının teyidine.
Bugün gazetelerde okuyacaksınız, Gürkan yılbaşı kutlamalarını iptal etti.
Neden?
Onu da kendisi açıklıyor; belediye işçilerine maaş ödeyemediyse neden eğlence düzenleyelim?
Bundan sonra da böyle davranılacaksa bravo!
Tam da aslında bu konuyu yazacaktım, aklımda geçenleri okumuş gibi yapmış açıklamayı.
Evet belediyenin parası yoksa ya da sınırlıysa, bir öncelik sıralaması yapmalı.
Konser mi, işçi maaşı mı?
Kime sorsanız 'işçi maaşı' der.
O halde aklın yolu bir.
Bence bu da yetmez, yandaş gazetecilere, gazetelere verilen uyduruk destekleri iptal edin!
Bilmem ne TV'de yapılan programın sponsorluğuna soyunmayın.
Temsil ve ağırlama giderlerini kısın.
Gazetecileri destekleyeceksiniz diye kendi gazetesini adam gibi basmaktan aciz gazetelere yüksek fiyatlarla matbaa, promosyon işleri vermeyin.
Şimdiye kadar süren bu işleyişi bozmak istiyorsunuz da bahane mi bulamıyorsunuz?
Gazetecilik dışında iş yapmıyoruz ama maksat Edirne Belediyesi'nin parasının çarçur edilmesini önlemekse biz varız.
Buradan söylüyorum; matbaa ve benzeri işlerde GÜNDEM'den de teklif alın, işi kim alırsa alsın, göreceksiniz yapılan işler için kasanızdan daha az para çıkacaktır.
***
Trakya Üniversitesi'nin basın halkla ilişkiler bürosunda görevli Umut Kozakoğlu'nun başka bir birimde görevlendirildiğini öğrendim.
Aslında böyle görevlendirmelerin 'sürgün' olduğunu herkes bilir.
Umut, yıllardır gazetecilerle iyi ilişkiler geliştirmiş bir kardeşimizdi.
Nedenini bilmiyorum, idarenin tasarrufudur.
Ama bir türlü rayına girmeyen basın halkla ilişkiler birimi, Umut'un başka bir yere gönderilmesiyle çökmesin, dikkat!

Yazarın Diğer Yazıları