Karanlıkta Yürümek
Cüneyt Özdemir
Tankerle tazyikli su sıkan görevliler otogarı güzelce yıkıyorlardı. Etraf mis gibi kokuyordu, tebrikler. Temizlik imandan gelir. Geceleri her saat başı araç olduğunu duymuştum, toplu taşımayı kendine prensip edinmiş biri olarak araçların kalktığı yere doğru geçtim. Dört beş tane köpekten başka bir şey yoktu. Beş on dakika bekledim fakat çok soğuk olduğu için dönüp taksiye bindim. Malum geceleri çok soğuk oluyor kış mevsiminin doğası gereği. Araç gelmedi demiyorum çünkü beklemedim, daha doğrusu bekleyemedim. Bu kış şartlarında yarım saat ya da 1 saat gelecek aracı bekleyecek uygun şartlar oluşturulmamış. Servisler olmadığı için mecburen taksiye binmek zorunda kalıyorsunuz. Taksici arkadaşlarımız da kazanacaklar tabii yanlış anlaşılmasın ona sözüm yok fakat herkesin maddi durumu da bir değil, bunu da unutmamak gerekir. Otogara temizlik için bir artı, ulaşım için bir eksi veriyorum.
Pazartesi günü İtalya'da hemen her gün yaptığım gibi
yürüyüşe çıktım. Yeniimaret' teki Yalnız Göz Köprüsü'nden Saraçlar Caddesi'ne
küçük bir tur yaptım ve eve döndüm. Akşam saat 22.00'dan sonra sanırım
Saraçlar'da fazla Edirneli olmuyor eskisi gibi; çünkü on beş kişiye yakın insan
gördüm dokuzu telefonda Arapça konuşuyordu. Valiliğin yanından yavaşça
Yeniimaret'e doğru süzülürken Milli Eğitim binasının arkasından geçen yolda,
yola atılmış kartonlar çok kötü bir görüntü oluşturuyordu. Maazallah Vali bey yeni
makam aracı ile şuradan bir tur atalım dese Edirneliler olarak mahcup oluruz.
Bunlara dikkat etmekte fayda var diye düşünüyorum. Köprünün başlarına ışık
takılmış ama faydası yok. Anıtlar kurulu koydurmuyormuş diye bilgi aldım. Tamam
tarihi eserlerimizi koruyalım, koruyalım da köprünün yanındaki tarlalara
eskiden olduğu gibi direkler dikilemez mi? Bu millet elinde fenerle geçmek
zorunda mı? Bir metre ilerisini zor görüyor insan. Sizlere tavsiye ederim
karanlıkta yürümeyi seviyorsanız; güneş battıktan sonra bir Yalnız Göz Köprüsü
turu yapın derim'¦