Cüneyt Özdemir

Kapıkule - Bayrak - Kravat

Cüneyt Özdemir

Bulgarcaları pek yok ama 'Ver 10 leva' mesajını verecek kabiliyetleri var o takım elbiseli, eli bayraklı arkadaşların.
İvan 'Ben bunlar resmi görevli ve 15 Temmuz'da zarar görmüş kişilerin yakınlarına para topluyor olabilirler diye düşündüm. Bir zorluk çıkarmasınlar diye çıkarıp 10 leva (20 TL) verdim' diyor.
Ve meslektaşıyız, bize soruyor; 'Böyle bir uygulama var mı?'
Hayretler içinde kalıyorum.
Böyle bir şey nasıl olur?
İvan'a 'Böyle bir uygulama yok, belli ki o gün ortaya çıkmış bir dolandırıcı' diye cevap veriyorum.
Konu kapandı, gerçekten öyle bir şey bir defalığına yaşandı, jandarma ve polis bunun önlemini almıştır diye düşünüyorum.
Çok safım Allah kahretsin'¦
***
Sırbistan Radyo Televizyonu'ndan bir ekip Türkiye'de geldi ve tarih boyunca Yugoslavya'dan, Sırbistan'dan Türkiye'ye göç edenlerle görüştü, röportajlar yaptı.
Edirne Belediyesi ekibe elinden gelen desteği verdi, tanığıyım.
Ekiple konuşmamızın bir yerinde grupta şoför olarak bulunan ve aynı zamanda ekibin harcama işlerine bakan Dragan, 20 levalık (40 TL) bir açığı olduğundan dert yandı.
Açığın da nereden kaynaklandığını söyleyince jeton düştü.
Gümrük alanını geçin artık Türk topraklarına giriyorlar.
Orada bir cami var.
Hanefi Avcı, gümrükte rüşvet operasyonunu yaparken gizli kameraların bağlı olduğu alıcıları bu camiye kurmuştu.
Caminin imanına da 'Sen izin kullan, bu sıralar imama ihtiyaç yok' demişlerdi ya o caminin önüne pusu atmış takım elbiseli, elinde bizim 23 Nisanlarda çocuklara verdiğimiz küçük bayraklardan birkaç tanesiyle bir adam.
Önce bayrak veriyor, sonra da para istiyor.
Bayrağı aldın parayı vereceksin mecbur.
Dragan 20 leva vermiş.
Ama hesabında açık var, o açığı kapatmaya çalışıyor.
Neyse ki Dragan'ın hesabını kapattık.
Ama Kapıkule'deki hesabı nasıl kapatacağız?
***
Değişik tarihlerde meydana gelmiş ve bana anlatılmış bu iki olay kafamı kurcalarken bir telefon aldım.
Bulgaristan vatandaşı olup Trakya Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan bir arkadaşım da, yine kendisi gibi Bulgaristan'a sık sık gidip gelen bir meslektaşının başına gelen bir olayı anlattı.
Vakit almamak için onun hikayesini uzun boylu anlatmayacağım.
Ama hikaye İvan ve Dragan'la benzer nitelikte.
Şimdi soruyorum Edirne Valisine, Edirne Belediye Başkanına, Edirne Emniyet Müdürüne, Edirne İl Jandarma Alay Komutanına'¦
Çok mu zor bunun önlemini almak.
Kim bilir daha ne olaylar yaşanmıştır, bana anlatılan sadece üçü.
Beyler! Zedelenen Türkiye'nin imajıdır, onurudur.
Ülkemize dışarıdan gelen bu insanlar 'Türkiye'de kanun, kitap yok' zannederler.
Peki neden?
Neden olacak?
Bu tür görüntülerin oluşmasını önlemekle görevlilerin görevlerini yapmamasından.
Başka bir şey değil!
***
Mevlana Camii çevresinde hız kontrolü yapan memur arkadaşlar, lütfen hız kontrolü yapıldığına dair uyarı levhaları da koyun, olur mu?

Yazarın Diğer Yazıları