Cüneyt Özdemir

İtinayla adam süründürmek

Cüneyt Özdemir

Yahudi evleri, İtalyan evleri ve yine hali vakti yerinde olan Türklerin yaptırdığı konaklar adeta birer sanat eseri gibiydi.

Sonra bir inşaat furyası çıktı ortaya.

O güzelim konaklar yıkılıp yerine 4-5 katlı apartmanlar yapılmaya başlandı.

Kaleiçi'nin sakinlerinden bir kısmı bu apartmanlara yerleşerek yaşamaya devam ederken bir kısmı da yeni yerleşim bölgesine taşındı.

Bugün Kaleiçi'nin demografik yapısı tamamen değişti.

Eski sakinlerin çok azı orada.

Kalan kısımlara Romanlar ve Suriyeliler yerleşmiş durumda.

Demografik değişikliğe lazım yok.

Eski sakinler göçmüş, tabii ki boşalan yerler dolacak.

Ama Kaleiçi'nin evleri, konakları büyük ölçüde yok olup gitti.

İnsanın içi buna yanıyor.

Keşke o evleri, konakları koruyabilseydik.

Devlet artık bu evleri yıktırmıyor, yıkılsa bile yerine aynısını yapmak zorundasın.

Bu güzel bir şey.

Koruma Kurulu hassas davranıyor.

Ama bu hassasiyet bazen tarihi evi, konağı olan birisinin anasından emdiği sütün burnundan gelmesine neden olabiliyor.

Nasıl mı?

Anlatayım.

Kırkpınar eski ağalarından Alper Yazoğlu'nun teşvik ve öncülüğüyle bazı güreş ağaları Edirne'deki tarihi ev ve konakları satın alarak bunları restore ettirmeye niyetlendi.

Ama ne mümkün?

Prosedür uzun ve meşakkatli.

Bu işe girenler, deyim yerindeyse analarından doğduklarına pişman oldular.

Bu kötü örnekleri görenler vazgeçti.

Tarihi ev veya konaklardan 8-10 tanesi kurtulacakken öylece kaldı.

Şimdilik Yazoğlu ve Çardak Güreşleri Ağası Ramazan Güven bu işten vazgeçmedi.

Teşekkürü hak ediyorlar.

Ancak bu kentin yöneticilerine de bir iş düşüyor.

Buraya yatırım yapacak insanların analarından emdikleri süt burunlarından getirilmesin.

Bunu sağlamalıyız.

***

Şimdi gazete sütunlarında göremeyeceğiniz bir haber.

Uzun yıllar Edirne İl Genel Meclisinde CHP'yi temsil eden Erdal Akgün Cumartesiyi Pazara bağlayan gece yeni yerleşim bölgesindeki bir bara gider.

Ancak iddiasına göre burada sözlü ve fiziki saldırıya uğrar.

Yumruklar, küfürler havada uçuşmaktadır.

Üstelik umuma açık bir yerde.

Araya orada bulunan CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı girer.

Saldırgan zor yatıştırılır.

Erdal Akgün olayı kendisine ait sosyal medya hesabında şu şekilde duyurur:

'Böyle bir kentte belediye meclis üyesisin, bir kurumun başkanısın. Körkütük sarhoş olup öteye beriye saldırıp insanlara ana avrat küfür etmek hiç bir insana yakışmaz. Hele hele milletin oyu ile bir yerlere gelen insanlara asla. Olmadı, yazık ama çok yazık.'

Yani saldırgan belediye meclis üyesi.

Yani saldırgan bir de bir kurumun başkanı.

Tahmin etmek güç değil.

Muhtemelen de CHP'lidir.

Peki gerçekten böylesi yakışıyor mu?

Değil CHP'li, karşı partilerden birisi de olsa yakışmaz.

Ok yaydan çıktı, bu kişinin ortaya çıkıp hem Akgün'den hem de Edirnelilerden özür dilemesi lazım.

Millet oyu ona, kafayı çekip sağa sola küfür etmek için vermedi.

Onun için akıllı olmanız lazım.

Akıllı'¦

Yazarın Diğer Yazıları