İstifa niyetine görevden alma
Cüneyt Özdemir
Akmeşe'nin görevden alındığı haberleri geçtiğimiz Salı akşamı geç saatlerde sosyal medyada dolaşmaya başladı.
Ben de AK Parti'deki birkaç dostumu arayıp haberin doğru
olup olmadığını sordum.
'Doğru' dediler ama haberi hangi kaynağa göre yazmalıydık?
Üstelik kendisini telefonla arayan meslektaşlarımıza Akmeşe'nin
cevabı 'Görevimin başındayım' oluyordu.
Otuz küsur yıllık meslek yaşamımda aslında görevden alınmış
o kadar çok kişinin 'görevimin başındayım' deyişine tanıklık etmiştim ki, bunun
da onlardan biri olduğunu tahmin etmek zor olmadı.
Çünkü görevden alındığı halde 'görevimin başındayım' diyen
adam son bir umut, o görevden alınma kararını yırtıp atacak, 'sen devam et'
diyecek birilerini arıyordur.
Bu belirsizlikle ilgili önceki gün arkadaşlarımız 'Akmeşe
Muamması' başlıklı bir haber hazırladılar, dünkü gazetemizde yayınlandı.
Sosyal medyada yazmak kolay da yazılı basında yazarak
kendinizi bağlarsınız.
Ya öyle bir şey yoksa ya tersi çıkarsa?
İlyas Akmeşe o kadar 'görevinin başındaydı' ki, dün öğle
saatlerine yakın Antik Park'ta karşılaştığım, internet yayıncılığı yapan Hamza
Yasa, Akmeşe'yi beklediğini söyledi.
Jeton çabuk düştü; Yasa görevden alınmayla ilgili Akmeşe'yi aramış
ve konuyu sormuş, Akmeşe Hamza Yasa'ya 'görevimin başındayım, Perşembe günü
Antik Park'ta çay içip bu konuyu konuşabiliriz' demiş, Hamza Yasa ona istinaden
bekliyordu.
Kendisine 'daha çok beklersin, Akmeşe bugün (dün) saat
13.00'te istifasını açıklayacak' dedim.
'Olsun, ben yine bekleyeceğim' dedi.
Diyeceğim; partilerde görev değişiklikleri doğaldır, kimse o
makam koltuğuna yaşamı boyu oturacak diye bir kural yok.
Aslında ben yerel seçimlerden hemen sonra Akmeşe'nin
görevden alınacağını düşünüyordum.
Çünkü AK Parti tarihi boyunca Edirne'de ilk kez seçimi
alabileceği bir zemin yakalamıştı.
Belediye Başkan Adayı Av. Koray Uymaz çok çalıştı ama parti
teşkilatı ve il başkanı Akmeşe derseniz, onlar için aynı şey söylenemez.
Akmeşe'nin 'kayıkçı kavgası' diyebileceğimiz CHP ve CHP'li
belediyeye karşı bir-iki çıkışını saymazsak rakibiyle hiçbir rekabete girmemesi,
hatta CHP'li Belediye Başkanı Recep Gürkan ve diğer yöneticilerle 'kanka'
görünümü vermesi, gitmesi için yeterliydi.
Benim görüşüm ve tahminim de yerel seçimden hemen sonra görevden
alınacağı yönündeydi.
Beklentinin aksine bugüne kadar görevden alınmaması
karşısında şunu düşündüm;
AK Parti'de küskünlük olsun istenmiyor, yaklaşan il
kongresinde Akmeşe'ye 'sen aday olma' diyecekler, Akmeşe oyun dışı kalacak.
Burada yanılmışım, hiç beklemediğimiz bir zamanda Akmeşe'yi
oyun dışı bıraktılar.
Şunu hiç kimse unutmasın; AK Parti kitle partisi görünümündedir
ama kadro partisidir.
İktidar partisi il başkanı kolay kolay istifa etmez.
Ama o il başkanından bir memnuniyetsizlik varsa ona 'istifa
et' derler.
O da istifa eder, etmeyen görevden alınır.
Ama kadro partilerinde üst yönetim, üst kadrolar nasıl öngörüyorsa
öyle hareket etmek kuraldır.
Şurası net; Akmeşe'ye 'istifa et' demişlerdir, Akmeşe istifa
etmiştir.
Ötesi edebiyat olur.
***
CHP, Edirne'deki delegelik seçimlerini dün itibariyle
bitirdi.
Edirne merkezdeki seçimlerde tek liste seçime girdi.
O da Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve CHP Edirne İl
Başkanı Fevzi Pekcanlı'nın oluşturduğu, desteklediği 'mavi' liste.
Diğer gruplar seçimleri çeşitli şekillerde protesto ettiler.
Edirne Taban Hareketi protestosunu 'boykot' olarak
gerçekleştirdi.
Boş oy kullananlar var ama sayıları az.
Edirne Taban Hareketi özellikle büyük mahallelerde 'boykot'
eylemine karşılık bulacak olmuş ki, oralarda sandık başına gidenler yüzde 50 ve
altında bir oran teşkil ediyor.
Sonuçlar böyleyse o zaman CHP İl Yönetimi şapkayı önüne
koyacak ve düşünecek.
İnsanlar neden partiye gelmiyor, seçim hakkını neden
kullanmıyor?
Düşünün bakalım, biz kendi üyemizi partiye getiremiyorsak
olası bir seçimde seçmeni nasıl çekeceğiz.
Dedim ya şapkayı önüne koymak lazım'¦