İlkyazı gör(eme)mek
Cüneyt Özdemir
Bulgaristan'ın Kırcaali kenti sınır ili olmamasına rağmen Türklerin yoğun olarak yaşadığı bir yerdir.
Kökeni Kırcaali vilayeti olan binlerce insan var Trakya'da
ve Edirne'de.
Kırcaali'de gazetecilik yapıyorsa tanımadığımız
meslektaşımız yoktur.
Dün işte onlardan biri; gazeteci Nahit Doğu aradı.
Hoş beşten sonra Bulgar turistlerin yoğunluğunu sordu.
Bulgaristan kısa bir süre önce kendi vatandaşlarına PCR (Kovid-19) testi sonucu
göstermek kaydıyla dış ülkelere seyahat etmeye serbest bırakmıştı.
Nahit gazeteci refleksiyle merak etmiş, bir zamanlar
caddeleri, sokakları Bulgar turistle dolup taşan Edirne şimdi ne durumda diye.
Dilimiz döndüğünce anlattım:
Edirne'ye gelen Bulgar turist sayısı çok az.
Bulgaristan'da test 100 leva yani 400 TL.
Türkiye'de test daha ucuza yaptırılıyordu, ilk önceleri 110
liraydı, şimdi 250 liraya çıktı.
Sonuçta test ücreti Türkiye'de daha ucuz fakat test sonucu
24 saat geçtikten sonra belli oluyor.
Bu da test için numune veren turistin bir gece Edirne'de
kalmasını gerektiriyor.
Günü birlikçiler için uygun değil.
Daha çok iki - üç gün Edirne'ye Trakya'ya tatile gelmek
isteyenler Türkiye'de test yaptırıyor.
Sonuç olarak gelen Bulgar turist var ancak epey az sayıda.
Bulgaristan test - karantina uygulamasını kaldırmadığı
sürece Bulgar turist hareketliliği artmayacak. Esnaf önceleri umutlanmıştı ancak
şimdi çok az turist geldiğini görünce umudu kırıldı.
Çarşılar boş, sokaklar boş.
Daha önce Bulgar turiste mal ve hizmet satan esnaf zorda.
Birçok esnaf iflas tehlikesiyle karşı karşıya.
Yukarıda yazdıklarım Sevgili Nahit'e söylediklerim.
Şimdi yine Edirne'ye dönelim; Edirne esnafı zor durumda.
Daha önceki kriz ortamlarında Edirne esnafı krizi
hissetmemişti.
Gelen turistin bıraktığı para kent ekonomisine hep can suyu
oldu.
Ancak şimdi turist gelmiyor, gelemiyor, kapılar sonuna kadar
açılsa da her insan gibi Bulgar turistlerin bir kısmı salgın nedeniyle gelmek
istemeyecek, kabul.
Ama günü birlik alışverişe gelecek, kendi ihtiyacını,
yakınlarının, konu komşunun ihtiyacı olan ürünü, sebze, meyveyi alıp
Bulgaristan'a götürecek, bu yolla da birkaç Leva kar edecek çok kişi bekliyor.
Şimdi o tip turistin gelebilmesi için ne yapılabilir?
İki şeyi yapmak mümkün;
Bir - PCR testinin sonucunun açıklanacağı süresini
kısaltmak. (Normal süre 24 saat)
İki '“ Test ücretlerini mutlaka düşürmek. (Ücret 110 liraydı,
250 liraya çıkardık.)
Salgın nedeniyle işi gücü bozulan esnafımız var.
Onlara bir de geçmişte turizmden para kazanan ancak şimdi
turist gelmediği için zorda olan esnafımız eklenmesin.
Şakası yok, durum ciddi, çok sayıda esnafımız iflas etmemek
için direniyor.
Başta esnaf odaları, valilik, belediye ve diğer birçok
ilgili kurum / kuruluş bu konuda kafa yormalıdır.
Yoksa o meslek odalarına üye çok esnaf kışı görür, ilkyazı
göremez.
***
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu'nun
üniversitenin tüm birimlerine e-imzalı olarak geçtiği bir talimat yazısı geçti
elime.
Mealen diyor ki; araç taleplerini en erken bir hafta en geç
üç gün öncesinden rektörlüğümüze bildirin.
Bir de ona göre planlama yapalım, aynı istikamete gidecek
araçlar birkaç işi birden görsün.
Biz de tasarruf edelim demek istiyor, ne güzel!
İyi ama keşke bu uygulamayı geçen dönem görev yaptığınız 4
yıl boyunca yapsaydınız.
Epey bir tasarruf olmaz mıydı?
***
Yine bir soru; ben dışarı her çıkışımda maske takıyorum,
çevremde aklı başındaki herkes takıyor.
Ama takmayan veya aksesuar olarak takan bir sürü insan var.
Ben takarken aslında o takmayanı koruyorum da o takmamakla
benim için bir tehdit.
Sahi, bu memlekette maske takmak neden zorunlu hale gelmez,
getirilmez?